Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN – KUR’AN VE MÜSLÜMANLAR

Sevgili dostlar, bu başlıklar altında veya bu konuda çok yazıyoruz, belki merakınızı celp etmiş olabiliriz. O nedenle, bu merakınızı gidermek için kısa ve özlü bir açıklama yapalım. Biliyorsunuz Kur’an-ı Kerim  bizim kutsal kitabımız. Ama, onu çok kutsadığımızdan, olsa gerek her zaman elimize almıyoruz! Sonra, elimize aldığımızda da bu kitap bana ne diyor? Benim bu kitaptan öğrenmem gereken insani ve islâmi görevlerim nedir? Sorgusu ve merakıyla  bu kitabın içindekileri bizzat kendimiz öğrenmek zahmetine girmiyoruz. Lütfen bir düşünelim! Temsilde hata olmasın, dilini bilmediğimiz Amerikan başkanı bize bir mektup gönderse, öncelikle merak ettiğimiz ne olur? Acaba o mektupta benim için ne yazdı, ne dedi olmaz mı? Bizde o mektubu dilini bilen birini bulup okutmaz mıyız? İçinde bana ne  yazdığını  öğrenmek için? Elbette, büyük bir heyecanla ve telaşla en yakın bir zamanda mutlaka birini bulur okutur ve ne dediğini mutlaka öğreniriz.  O zaman, şimdi bir daha düşünelim! Kur’an-ı Kerim kâinatın yaratıcısı, yöneticisi ve sahibi olan Yüce Allah’tan bize gelen bir mektuptur. Bu nedenle onu okutup içindekileri öğrenmemiz  gerekmiyor mu? Evet, o mektup ayni zamanda bütün insanlığa gelmiştir. Bende o insanlığın bir üyesi-kişisi olduğuma göre,  o mektup bana da gelmiş demektir. Öyle ise, o mektubu mutlaka okumam gerekiyor veya dilini bilmiyorsam muhakkak dilini bilen birine okutmalıyım. Aziz dostlar, bilmem hiç merak ettiniz mi, evlerimizde anne-baba ve mahallemizdeki cami görevlileri imam ve müezzin efendilerden öğrendiğimiz dini bilgiler Kur’an-da nasıl ve nerelerinde anlatılıyor? Hz. Peygamberin hayatında  nasıl yer almış ve ne şekilde uygulanmış? Karşılaştırma ihtiyacı hissettiğiniz oldu mu? Mesela, dini emirler çerçevesinde olanlar namaz, oruç, haç, zekat ve imanın şartları, karşılıklı insani ilişkilerimiz ve sorumluluklarımız nasıl zikrediliyor? İçki, kumar, zina, yalan, dost-düşman meselesi nasıl anlatılıyor? Bunlar ve daha başka sorunlarımız ve problemlerimiz nasıl çözümleniyor, Kur’an-dan öğrenmek istediğimiz oldu mu ve oluyor mu? Yoksa, o ifade ettiğimiz gibi öğrendiklerimiz, o öğrendiğimiz şekilde öylece kalıyor mu? Evlerimizde olan Kur’an-ı kerimleri de sadece ölülerimize  mi okuyoruz? Ayni toplum içinde hep birlikte yaşadığımıza dayanarak  kanaatime göre % 90’ımız böyle yapıyoruz. Din adına öğrendiklerim , dinimizin temel kitabı Kur’an-la örtüşüyor mu  deyip ve Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam’ın hayatı ile benim din adına öğrenip yaşadıklarım bağdaşıyor mu mukayesesini yaptığımız oldu mu hiç? Çünkü, Allah bize bunları soracak. Kur’an-ı anlamak ve yaşamak için okuduk mu? Kur’an-ın ilk uygulayıcısı Peygamberin Hz. Muhammed’in hayatını araştırıp öğrendik mi? Değerli dostlar, Kur’an  ve Hz. Muhammed aleyhisselam bütün insanlığa geldiği gibi, tek-tek her insana da geliş demektir. O nedenle, her insan tek-tek  Kur’an-ı ve Hz. Muhammed’i öğrenmek zorundadır. Kabul edip etmemek ikinci meseledir. Hele özellikle ben Müslümanım diyen kişinin bu konuda ihmalini mazur gösterip ileri sürecek hiçbir özrü olamaz. Onun için, kulaktan dolma dindarlığımızı, akıldan araştırma ve yorumlama sorumluluğumuzu göz ardı etmemeliyiz. Din adına öğrendiklerimizi Kur’an-la ve Hz. Peygamberin hayatıyla karşılaştıralım.  Sadece o öğrendiklerimizle kalmayalım.  Zamanımızda bu konuda doğru bilgi verecek  Kur’an Mealleri, Kur’an Tefsirleri  ve Hz. Peygamberi anlatan hadis ve siyer kitaplar var. Her Müslüman araştırıp bulabilir. Bu konuda da iletişim araçları  var, dünyanın her yerinden haber alınabilir ve gerekli bilgilere ulaşılabilir.  Ancak, bu hususta da mutlaka araştırma yapmak gerekir. Her şeyde hatalı, yanlış  saptırmalı veya art niyetli çalışmalar olduğu gibi, bu konuda da olur. Bu nedenle, araştırmak, soruşturmak ve bakıp incelemede bulunmak şarttır. Aslında bunun böyle olması gayet normaldir. Çünkü, aldığımız herhangi bir şeye mutlaka bakıyoruz, bakmadan, sormadan almak zaten eşyanın tabiatına aykırı. Sonuç olarak, Müslüman kitabı Kur’an-ı  anlamak için okumak ve anladığını yaşamına koymak zorundadır. Bu konuda ilk önderi, örneği  ve yol gösterici rehberi Peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselam ve onun izinden giden, yaşadığı zamanı iyi tahlil eden ilim adamlarıdır. Ne mutlu bu çizgiyi takip edenlere diyor, hoşça ve dostça kalmanızı yüce Allah’tan temenni ediyorum.

                 LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.