Son Dakika

• No Posts Found

-HAFTANIN YORUMU – ÜLKEMİZ TÜRKİYE’NİN 2016 YILINA BİR BAKIŞ

mustafa uluçayDünya devletleri arenasında ülkemiz Türkiye’nin durumu, çevresindeki ateş çemberi dolayısıyla dikkat çekmekte ve önemli bir noktada seyretmektedir. Bu ortamda dürüstlük ve samimiyet açısından dost ve düşmanlarımızı tespit etmekte zorlanmaktayız. Çünkü,daha çok çıkar esasına göre kurulmuş olan dostluklar, çıkarlar tartışmaya girince, dostluklarda tartışılır oluyor. Onun için, ülkeler arası siyaset çok ciddi önem kazanmaktadır.Ülkemizin devlet ve millet yapısında tarihten gelen, insana değer verme yargısı dolayısıyla,Türkiye’nin dış politikasında bir acımasızlık zihniyeti olmadığından, rakipleri karşısında bazı kayıplara uğruyor. Çünkü, dış politikasını insafsız çıkarları üzerine kuranlar, mazlumların kan ve gözyaşlarından bile yararlanmaktan çekinmiyorlar. Arap Baharı hikayesiyle kan gölüne çevirdikleri Arap ülkelerini, çıkarları uğruna o ülkelerin insanlarını bile kendi içlerinde birbirlerine kırdırmaktadırlar. Daha önce Merhum Turgut Özal’ın döneminde Amerika’nın Irak’a, yanına aldığı bir takım devletlerle müdahalesi bu çığırı açmıştı. Buradan yürüyüşle şimdi gelinen nokta Afrika, Asya derken, Avrupa’yı da tedirgin eder hâle geldi. Bu konuda yükün en ağırını omuzlayan ülke yine Türkiye odu. O mâlum dostlarından gereken desteği göremedi. Bırakın desteği, verdikleri sözde bile durmadıkları devlet yetkililerimiz tarafından ifade edilmektedir. Özellikle bu hususta Mülteci krizi ülkemizin başını ağrıtmaya devam ediyor. Bu konuda olayların odak noktası olan Suriye, en uzun sınır komşumuz olması dolayısıyla, iç karışıklığının dışa vuran sıkıntısını da en çok Türkiye olarak biz çekiyoruz.ORTADOĞU  DRAMI ZALİM VE  MAZLUMLARIYukarıda ifade edilmeye çalışılan durumun her aklıselimin bildiği gibi bir zalimleri var ve birde mazlumları vardır. 1945 lerde başlayan Yeni dünya düzeni fikriyatı, farklı arayış ve teşebbüslerle bu günlere gelindi. Ülkelerinin ekonomik sıkıntılarını kendi içinde çözemeyen bazı devletler dışa açılmaya ve güç kullanarak başka ülkelerin sırtından bu sıkıntılarını aşmaya çalışmışlardır. Bunu yerine göre sıcak savaş ve yerine göre de soğuk savaşla yapmışlardır. Hedefledikleri ülkeleri kast ederek, bu teşebbüslerinin adına Haçlı Seferleri bile demekten çekinmeyenler olmuştur.Bu konuda en iştah kabartan bölge de Ortadoğu olmaktadır. Enerji deposu olarak gördükleri bu bölgedeki ülkeleri bölmek, birbirine düşürmek ve kendi içlerinde karışıklıklar çıkarmak suretiyle emellerine ulaşmaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla büyük ölçüde de başarılı olmaktadırlar. Tabi bütün bunları teknik üstünlükleriyle ve siyasi oyunlarıyla yapmaktadırlar. Şimdi ise odaklandıkları ülke Suriye. Kargaşanın otağı orada, uzantıları çevre ülkelerde. Evet, dünyanın bu bölgesinde çok önemli bir dram yaşanıyor, zalimleri ve mazlumları ortada. Evet,bu dram ne zaman biter dersiniz? Bu gidişle belli değil. Hesaplar, orada bulunanlarla, oraya dışarıdan gelenler arasında! Gerçekte öyle mi, yoksa sadece oraya dışarıdan gelenler arasında mı? Sadece matematik kurallarla bu hesabın sağlamasını yapmakla gerçeği ortaya çıkarmak zor. Bu nedenle, Ortadoğu da bu oyun, bu sorun ve bu problem ne zaman ve nasıl çözülür! Sanırım onu da zaman gösterecek. Ama, bu hengamede olan ne yazık ki daha önceleri de olduğu gibi yine mazlumlara olacaktır.

DÜNYA  NASIL  BİR YENİLİKLERE  GİDİYOR?Ekonomileri dar boğaza giren veya girmekte olanların çareyi nerelerde ve nasıl aradıklarını inancımıza ve düşüncemize göre yukarıda bir parça ifa etmeye çalıştık. Bu hengamede bilim ve teknoloji açısından da arayışlar var. Bunlarda farklı kulvarlarda oluyor. Ama daha çok savunma sanayinde, diğer alanlarda da çalışmalar ve çabalar olmaktadır. Mesela, teknoloji de bir akıllılık akımıdır gidiyor. Bu alanda bir takım alet ve makineler arasında yarış var. Bu durum daha çok robotlaşma çığırında yoğunlaşırken, insan üzerinde de çalışmalar oluyormuş. İnsan genleri üzerindeki çalışmalarla farklı bir insan türü oluşturma deneyi ile meşgul olanlarda var. Örneğin üç genetik ebeveynli çocuklardan bahsediliyor. Bu üç kişinin genlerinin karışımından oluşacakmış. Ancak bu duruma mani din ve hukuk engeli söz konusu olduğu gibi, başka sakıncaları da tartışılıyormuş. Neyse, Kıyamet herhangi bir yönden bando-mızıkayla gelmeyecek elbette. Düşünüyorum ki, insanlar kendi elleriyle yaptıkları ve doğanın dengesini bozup dağıttıkları ve en sonunda kendi üzerinde tahribatı yoğunlaştırdıkları zaman, sanırım kendilerinin sonlarını da hazırlamış olacaklar. Gerçi buda bir tahmin. Evet, yenilikler devam ediyor-edecek, bunlar çok farklı boyutlarda ve alanlarda olacak gibi görünüyor. Umarız iyi yönde, yararlı ve güzel şeyler olur. Yalnız şu içinde bulunduğumuz dönem ve ülkemizdeki gelişmelerin bazıları sıkıntı yaratıp üzüntü vermektedir.Özellikle doğu İllerimizde olanlar, geleceğe de etkili olacak düzeyde gelişmelerdir. PKK ile olan çatışmalarda şehitlerimizin bıraktığı acılar ve harabe haline gelen şehirler. Yüce Mevla devletimizin ve milletimizin yar ve yardımcısı olsun dua ve niyazıyla, bu acı ve sıkıntıların bir an önce bitmesi için Allah’ın Kolluk kuvvetlerimizi başarılar vermesini diler,esenlikler temenni ediyorum.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.