Son Dakika

• No Posts Found

ÖNEMLİ BİR ETKİNLİK VE BİR FIKRA

mustafa uluçayMUSTAFA ULUÇAY

İnsan, suretiyle ve sîreti ile farklı bir yaratık. Yani, maddi yapısı olan vücuduyla ve manevi yapısı olan ruhu ile diğer yaratıklardan bir ayrıcalığı var. Ayrıca bu durum her insanda da farklı boyutlarda fark eder. Yani, farkın içindeki farklılık gibi, farkı-fark ettirir. Bu, şu demektir hiçbir insan, diğer bir insan aynisini olamaz. Benzerlikler olur ama, tıpa-tıp aynilik mümkün değildir. Neyse, psikolojik tahlillere girip bu işin felsefesini yapacak değiliz. Ancak, böyle bir girişten sonra, önemli bir olayın üzerinde biraz durmak istiyorum. Detaylı değerlendirmesini nasip olursa Cuma günü yapacağım. Evet, geçen hafta “Kutlu Doğum Haftası” diye bir etkinlik yaşadık. Bu etkinlikle ilgili bir haftalık program çizelgesini camilerdeki askılardan gördüm. Haftanın önemini odaklayan konu Tevhid ve Vahdet, anlatım ve ifade ediliş tarzı Konferans, anlatılacak yerler genelde camiler. Daha önce değindiğim hususlara hiç yer verilmemiş, seçilen konuda muhteva açısından ağır, Peygamber Efendimizin pratik İslam yaşamını dillendirme ve örneklik verme yönüyle ortaya bir yalınlık koymak zor. Öyle her babayiğidin harcı değil. Hele dünya İslam âlemine ideolojik bir bakışla üstesinden gelinecek bir konu hiç değil. Ancak, konunun Uzman Akademisyenleri tarafından ifadesi mümkün olabilir. İkinci bir husus, camilerdeki konuşmalara da konferans denmiş. Enteresandır, ilk defa camide konferans verildiğine şahit oldum. Gerçi, camide konferans olmaz da, hadi oldu diyelim. O zaman, konferansı kimler verir veya o tür konuşmalara konferans denmesi için özellikleri nelerdir? Çünkü, her şeyin bir ölçüsü ve kendi içinde ve çerçevesinde bir yasası vardır.   İnsan, her yaptığı işin sonucunu düşünür veya düşünmelidir. Çünkü kâinat, insan için bu tür düşünceye odaklanacak yaratıklarla donatılmıştır. Mesela, herhangi bir bitkinin çekirdeğinin toprağa düşmesi, insana onun sonucunu düşündürür. Böcekler-sinekler, canlı-cansız bütün varlıklar için durum böyledir. Varlığının anlamı ve amacı, onun için bir yasal düzenlemedir. Bu düzenleme ile de insan ilgilenir. Nedenine gelince, bu konuda, en duyarlı yaratık insandır. Bir şey yapmaya görsün, mutlaka sonucunu düşünür. Amma velakin, bir işe teşebbüs etmeden önce de yapılması gereken bir şeyler vardır. Örneğin, ön hazırlıklar veya altyapı çalışmaları. Neden? Yapılacak olan şeyden en iyi ve kaliteli bir verim almak için. Bu çalışmalarda işin durumuna, önemine ve özelliğine göre farklılık arz eder. Mesela, bir çiftçi, tarlaya tohumu atmadan önce tarlayı sürer, tırmıklar, sürgüler ve ekime hazır hale getirir. Tarlaya atacak olduğu tohumu da seçer, en verimli ve kaliteli olanını ilaçlar ve eker. Şimdi gelelim bu Kutlu Doğum Haftası’ndaki konferans verenlere, nasıl ve ne kadar bir hazırlık yaptılar? Yoksa, en çok bir hafta önce mi bu görevleri aldılar? Yani, ne kadar bir ön hazırlıkları vardı ve nasıl bir donanımla bu işi üslendiler önemi bir husustur! Daha önemlisi, nasıl bir netice bekliyorlar? Aslında, böyle bir beklentileri var mı? Şimdi burada bir fıkra ile konuyu noktalamak istiyorum. Düşünmeyi, yorumlamayı ve değerlendirmeyi siz değerli okurlarıma bırakıyorum. Evet, dünyaya meşhur edilmiş bir fizikçi vardır Anştayn. Bu fizikçi konferanslarıyla da meşhurdur. Onu devamlı konferanslara götüren şoförüyle konferans sonu konuşurlarmış. Konferansa ilgi nasıl ve katılım ne oranda oldu anlamında. Anştayn Hoca, bu arada konferansın zorluğundan ve çok yorulduğundan da bahsedermiş. Bir konferans sonunda yine ayni konuşmada Şoför, Hocam o kadar abartmayın ayni konferansı ben de veririm demiş. Önce bir şaşkınlık ve ardından bir tartışma nasıl olur? Olur mu böyle bir şey? Şoför diretir ve bir dahaki konferansa Şoförün çıkmasına Hoca izin verir. Şoför mahallinde Hoca, Hocanın yerinde de Şoför konferans mahalline geliyorlar. Önceden yapılan bir kılık-kıyafet değişimiyle Şoför Kürsüye çıkıyor ve müthiş bir konferans veriyor. Konferans bittikten sonra üniversite talebeleri çevresini sarıyor ve soru yağmuruna tutuluyor. Hiç telaşlanmayan şoför, çocuklar bu basit meselelerle beni meşgul etmeyin, lütfen sorularınızı şoförüme sorun der ve Hocasını işaret edip oradan sıvışır. Evet, hal ve gidiş budur!.. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.