Son Dakika

• No Posts Found

PİŞMANLIK!! (tevbe)

abdurrezzak akın

Abdurrezzak Akın hafizakin25@gmail.com

Allah(c.c.) insanı insan yapan ruhu, bizzat kendi ruhundan üflemiş, sonra onu şekillendirmiş, her türlü kabiliyet ve duygular, iç ve dış organlarla donatmış,beyin gibi bir idare merkezi ve akıl gibi bir nimet bahşetmiştir, yaratıkların en mükemmeli olan insana.. Bütün bu özelliklere sahip olup, başka hiçbir canlıda var olmayan bu üstün özelliklerin yegane sebebi; gönderilmiş olduğumuz şu dünya hayatı üzerindeki ‘’İmtihan’’’dır.

Nitekim Allah(c.c.) insanı iyi ve kötü,hayır ve şer, sevap ve günah olan şeyleri yapabilecek yetenekte yaratmış ve insanoğlunu yapmış olacaklarından sorumlu tutmuştur. Dolayısıyla günahsız olarak doğan insan, ergenlik çağından sonra nefsine ve şeytana uyarak günah işleyebilir. Bu itibarla Allah(c.c.) koruması altında bulunan peygamberler hariç bütün insanların az çok günahı vardır.İnsan günah işleyebilen bir varlık olması nedeniyle, yüce Allah(c.c.) günahtan kurtuluş yolu olarak ‘’Tevbe kapısını’’ insanlara açmıştır.

Evet tevbe sözlükte:’’dönmek ve vazgeçmek’’, Dini ıslahatın’da ise ‘’insanın işlemiş olduğu günahın farkına varıp,işlemiş olduğu o günah; onun içini inim inim sızlatıp,tabiri caizse yerle yeksan edip Eyvah!! Ben ne yaptım nidası ile rabbine yalvarıp, büyük pişmanlıklar içerisinde,samimi duygular eşliğin de günahının affı için yakarması dır… Basiret erbabının en yücesi,baş zaviyenin en liyakatlisi olan Efendimiz(a.s.m.) beyanında ki inceliği ile devam edelim’’Bütün insanlar hata eder,hata edenlerin en hayırlısı ise,hatasını anlayıp çokça tevbe edenlerdir’’.’’Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki,eğer siz hiç günah işlemeseydiniz,Allah sizi helak eder,yerinize günah işlediğin de hemen istiğfar eden ve kendilerini affettiği bir topluluk getirirdi’’buyurmaktadır. Bu güzide hadisi şerifler de;insanın günah işleyip hata etmesinin kaçınılmaz, kusur içerisinde işlediği o günahının hatasını anlayıp,Rabbimiz’in merhamet ve rahmet enginliğine sığınarak ‘tevbe istiğfar da’ bulunmamızı öğütlemektedir. Utbet-ül Gulam adın da bir delikanlı şamatacılığı ve sarhoşluğu ile meşhur,günah ve kötülük de ileri gitmiş biri idi. Bir gün Tabii’nin İmamı olan Hasanı Basri(r.a.) toplantısına katıldı. Hasanı Basri şu ayeti kerimenin tefsirini okuyup açıklıyordu.Ayeti kerime’de ulu Allah (c.c.) şöyle buyuruyordu: ’’Allah’a iman edenlerin, ‘O’nu zikirden dolayı kalplerinin ürpereceği zaman gelmedi mi’’ yani kalplerin korkacağı vakit gelmedi mi’ dedi.Bu sırada kalabalığın arasından bir delikanlı ayağa kalktı.’’ey müminlerin müttakisi! Allah benim gibi günahkarlığa ve kötülüğe batmış birinin tevbesini kabul eder mi? diye sordu.Hasanı basri hazretleri ise; “tabi, tevbe edecek olsan Allah senin günahkarlık ve kötülüğe dalmışlığını affeder”diye cevap verdi.Adı Utbe-ül Gulam olan bu delikanlının bu cevap üzerine benzi sarardı, böğürleri titredi ve öylesine bir nara attı ki,baygın olarak yere düştü. Ayılınca yanına gelen Hasanı Basri(r.a.)’ye Ey tabiinin İmamı’’Esirgeyici olan Allah, benim gibi bir alçağın tevbesini kabul eder mi?’’ Hasan-ı Basri ise;’’Günahkar kulun duasını bağışlayıcı olan Allah’dan başka kim kabul edebilir ki’’ diye cevap verdi.Dolayısı ile ne kadar günahkar olursak olalım,her ne yaşta bulunursak bulunalım ‘Tevbe kapısı’’ ardına kadar açıktır inşallah, yeter ki ümitsizlik anı gelmeden(ölüm anı) iç muhasebe ile tevbe kapısına gidelim. Nitekim Nisa suresin’ de rabbim hem müjde, hem de ikaz etmektedir’’ Allah’ın kabulünü va’d buyurduğu tevbe o kimseler içindir ki bir cahillikle bir kabahat yaparlar’da ümitsizlik anı(ölüm anı) gelmeden tevbe ederler,işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur ve Allah alim,hakim bulunuyor..’’ buyurmaktadır.Evet değerli kardeşlerim;Günümüz dünyası çarşısıyla,pazarıyla adeta bir günah deryası haline gelmiş yada getirilmiştir.Bugün şeytan ve avanesi her yerde kol gezmekte,her köşe başında kendi ağına düşürecek kurbanlarını beklemektedir.Her mümin,böyle bir toplum içinde ‘’her günah içinde küfre giden bir yol vardır’’ anlayışıyla hareket etmek zorundadır.Duygu ve düşüncelerin de günaha asla yol vermemelidir.Yanlışlık ile gözüne,kulağına bir şey iliştiği zaman,hemen tevbe ve istiğfar ile rabbine yönelmeli ve ‘’Allah’ım,bunu nasıl yaptım bilemiyorum!! Böyle bir günah işlemekten dolayı,senden çok utanıyorum’’! deyip o günahtan duyduğu üzüntüyü dile getirmelidir.Öyle ki; bu pişmanlıktan kaynaklanan hüzün,onun bütün benliğini sarmalı ve kalbinin ritmini değiştirmelidir.Aksine böyle bir yakarış ve hüzünle pişmanlığın dile getirilmemesi,o günaha giden yolların açık bırakılması demektir ki,şeytanın o kapıdan tekrar girmesi mümkündür.Rabbim kusurlarımızı affedip,ettiğimiz veyahut edeceğimizi tövbeleri dergahı izzetinde kabul ve karin eylesin(amin) selam ve dua ile..

İlgili haberler

  1. Avatar
    Taha yavuz
    Şub 17, 2015 - 12:17 PM

    Bizi bu konu da aydınlattığınız için Allah razı olsun abdurrezzak hocam..

    Reply
  2. Avatar
    Harun TONTAŞ
    Şub 17, 2015 - 03:23 PM

    köşenizi de cuma günü paylaşmış olduğunuz bu gençlik nereye gidiyor konulu makaleniz gerçekten çok etikileydi.çok teşekkür ederim abdurrezzak bey

    Reply
  3. Avatar
    sultan
    Şub 18, 2015 - 06:37 PM

    Yüreğinize ellerinize sağlık rezak bey

    Reply

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.