Son Dakika

• No Posts Found

RAMAZAN SAYFASI

RAMAZAN-1  (06.06.2016)

Günün ayeti,

“Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.” Enam/160.

Günün hadisi

“Niyet ederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları affolunur” Riyadüs-salihin/20.

RAMAZAN AYINA GİRERKEN

İŞTE GELDİ RAMAZAN

Geldi rahmet ayı,geldi bereket ayı ve hoş geldin ey Şehr-i Ramazan, Hoş geldin ey Kur’an ayı. Hoş geldin mağfiret ayı. Hoş geldin bereket ayı. Hoş geldin fakirlerin umudu. Hoş geldin En güzele Peygamberliğin geldiği ay. Hoş geldin gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru. Hoş geldin bedenimize şifa olan oruç ayı. Hoş geldin ruhumuza esenlikler veren kutlu ay. Kardeşlerim! Mübarek ve faziletli bir ayın, Kur’an ve oruç ayının rahmet gölgesi üzerimize düşmüş bulunuyor.Bizleri bu aya kavuşturan Allah’a hamdolsun.

Bu ay, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran, en doğru yola ileten ilâhî kelâm Kur’an-ı Kerim’in indirildiği bir aydır. O Kur’an ki, insanlığa şifa, tarihe, şifa, medeniyetlere şifa, zaman ve mekana şifadır. O Kur’an ki, müslümanın hayat nurudur.

Evet,  Kainatın yaratıcısı ve sahibi, Kitapların en mübareğini zamanların en mübareğinde, insanların en mübareğine indirmeye başlamıştır. Bu ay, yardım, bağış, rahmet ve ihsan ayıdır. Bu ay, bir yıllık maddi ve manevi kirlerden temizleneceğimiz, insanî duyguların coştuğu, tevbe edip hakka yönelme şuurunun geliştiği maddî ve mânevî bir terbiye ayıdır.

Bu ay, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın pekiştiği, sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının daha da geliştiği, “onbir ayın sultanı” olan bir aydır.

Bu ay, orucu, sahuru, iftarı, teravihi, dolan camileri, dinlenen vaaz ve mukabeleleri ile bereket ayıdır. Bu ay, Kur’an ayıdır, Oruç ayıdır.Bu ayın adı Allah lisanı ile Ramazan’dır. Bizleri Ramazan’a ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun.

Ramazan Ayına Hazırlanmak

Büyük ecir ve sevaplarla dolu olan ramazan ayına girerken, bu ayı ihya etmek için manen hazırlıklı olmak lazımdır. Kendimizi bu ayın sevap ve mükafatına hazırlıklı ve lâyık bir hale getirmeye çalışmalıyız. Bunun için:

Ramazan ayına girerken maddî ve manevî kirlerden temizlenmeli, işlediğimiz günahları terk ederek Cenab-ı Hakk’a tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Mesela; beş vakit namazı düzenli olarak kılmıyorsak, bir daha terk etmemek üzere devamlı kılmalıyız.

Başkalarına haksızlık etmişsek, onlardan helâllik dilemeliyiz. Kul hakkıyla Allah’ın huzuruna çıkmak büyük bir tehlikedir. Haksızlık ve kötülük yapanların mutlaka tevbe ederek, helâllik alması gerekir. Yoksa Allah’a yaklaşamaz ve onun rızasına eremezler.

Ramazan ayına girerken; Dinimiz İslâm’ın haram kıldığı kin, hased, dedikodu, yalan, bühtan, iftira, gıybet, nefret gibi kötü huylardan vazgeçmeliyiz. Dünya ve ahiretimiz için faydası olmayan her türlü davranışlardan uzak olmalıyız.

Ramazan ayına girerken, kalbimizi Allah’a tam teslim etmeliyiz. Niyetlerimizi düzeltmeliyiz. Kıyamet Günü’nde, insanlar niyetleri üzerine hasrolunurlar, Allah’ın huzuruna niyetlerine göre çıkarılırlar. Çünkü ameller niyetlere göredir.

Ramazan ayı nasıl geçirilmelidir?

Ramazan ayının gündüzlerini oruçla, gecelerini de namaz, zikir, dua, tevbe ve istiğfarla geçirmeliyiz. Gecenin bir kısmında uyumalı, bir kısmında da ibadet etmeliyiz. Ayrıca, Kur’an-ı Kerim’i çok okumalıyız. Okuduklarımızı anlamaya çalışmalıyız. Anladıklarımızı da hayatımızda yaşamaya gayret göstermeliyiz.

Ramazan ayı daha çok ibadet ve taatın yapıldığı bir aydır, adeta ibadet mevsimidir. Bu ayda yapmamız gereken şeyleri şöyle sıralamak mümkündür:

a- Herşeyden önce Ramazan ayında üzerimize farz olan orucu eksiksiz ve adabına uygun olarak tutmalıyız.

b- Yine Ramazan’a mahsus bir ibadet olan Teravih Namazını kılmalıyız. Teravih namazı sünnet-i müekkededir.

c- Mümkünse her zaman, hiç değilse Ramazan ayında beş vakit namazı camide cemaatle kılmaya çalışmalıyız. Çünkü Peygamber Efendimiz (A.S.M.): “Cemaatle kılınan namazın sevabı tek başına kılınan namazın sevabından yirmi yedi derece daha faziletlidir.” buyurmuştur.

d- Kur’an-ı Kerim’i okumayı biliyorsak ay boyunca hatmetmeye çalışmalıyız. Vaktimiz varsa cami ve benzeri yerlerde okunan mukabeleleri dinlemeliyiz. Ramazan ayı bir bakıma Kur’an ayıdır. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi Kur’an-ı Kerim bu ay içerisinde inmeye başlamıştır.

e- Allah’ı çok zikretmeliyiz, dua etmeliyiz ve Peygamber Efendimize çokça salavât getirmeliyiz. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Ramazanda Allah’ı zikreden bağışlanır ve Allah’tan isteyenin isteği geri çevrilmez.” buyurmuştur.

f- Mümkünse çok hayır ve hasenât yapmalıyız, çok sadaka vermeliyiz. Peygamber Efendimiz insanların en cömertli olup bu cömertliği Ramazan’da daha da çoğalırdı.

g- Ramazan’da daha fazla ibadet etmeliyiz, daha fazla taatta bulunmalıyız. Peygamber Efendimiz öyle yapardı. Nitekim Hz. Aişe validemiz demiştir ki: “Resûlüllah (A.S.M.) Ramazan da diğer zamanlardan daha fazla ibadet etmeye çalışırdı.”

– Allah’ı daha fazla anmak/zikretmek/düşünmek

– Namazları daha bir huşu içinde kılmak

– Sabah namazlarını bundan böyle kaçırmamak

– Gece namazlarına başlamak

– Sabah namazlarından sonra uyumamak

– Kuran’ı mealinyle beraber hatmetmek

– Kuranı düzenli okumak

– Düzenli bir şekilde kitap okuma alışkanlığı kazanmak

– İnsanlara karşı daha güzel ahlaklı olmak

-Planlı yaşamak, boş zamanları dolu dolu geçirmek, zamanı planlama sorununu çözmek ya da bu konuda bir adım atmak

– Kendine ve aileye zaman ayırmak

– Ayet ezberlemek

– Nefsi zaaflarımız üzerinde düşünmek bunları yenmenin yollarını bulmak

– Anne babaya, akrabaya, komşuya daha güzel muamele etmek

– İnsanlara karşı daha sabırlı ve tahammüllü olmak, küçük şeylere öfkelenmemek ve ila ahir bu ve benzeri hedeflere ulaşılmaya çalışılabilir.

DÜŞÜNCE DÜNYASI

Sevgiliye mektup…

Herkesin hayatında birlikte yaşlanmayı hayal edeceği birisi olmalıydı, ben seninle yaşlanmak istedim…

Yalnız uyuduğu gecelerde yatağının sol yanındaki boşluğu dolduracak birisi olmalıydı, ben sol yanımda hep sana sığındım…

Birlikte uyanılan sabahlarda yüzünü güldürecek birisi olmalıydı, ben sabahları seninle uyanmayı seçtim…

“O varken bana bir şey olmaz!” diyeceği biri olmalıydı, ben gözümü kapatıp sana güvenmeyi seçtim…

Deliler gibi kıskanacağı ve deliler gibi kıskanacak birisi olmalıydı, ben seni kendimden bile kıskandım…

Dudakları uzandığında istemsiz gözleri kapanacak biri olmalıydı, ben sen bana sokulduğunda gözlerimi huzurla kapatmayı seçtim…

Kendini kollarına bıraktığında huzuru tattıracak birisi olmalıydı, ben o eşsiz huzuru sende buldum…

Çayına kaç şeker attığını, kahveyi nasıl sevdiğini bilecek biri olmalıydı, ben tüm kahveleri senin elinden içmeyi seçtim…

Elinden tutup nereye gittiğini umursamadan yürüyecek birisi olmalıydı, ben bu yolculuğa seninle çıkmayı sonuna kadar seninle gidip bu yolu sadece senin elinden tutarak yürümeyi seçtim…

Dilimde “İyi ki”lerle, geleceğe dair “Belki”li umutlarla sana geldim…

sana geldim ey resul!…

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.