– NÜKTEDAN – KUR’AN AYI MÜBAREK RAMAZAN

Sevgili dostlar, kim ne kadar farkında ve bilincinde ise o nisbette mübarek Ramazanın idrakine varır, feyzinden ve bereketinden nasibini alır ve bu bereketli ayın hasadını yapar. Her kim ki, mevsimine, coğrafyasına, iklimine, örfüne-âdetine ve insani açıdan sosyal aktivitesine ve kültürel etkinliğine göre İslamın evrenselliği yönü ile şehr-i Ramazanın ecir yüklü her gününe orucu ve namazıyla imzasını atarsa ne mutlu ona. Bir yoksulu doyurur, bir yetimi gözetir, bir hastayı ziyaret eder, bir borçlunun borcunu öder, kimi-kimsesi olmayan bir garibanla ilgilenir hem-hal olursa ve bunları kendine saklar kimseye duyurmazsa, işte o salih amel işlemiştir. Bu mübarek Ramazanda yanlışlarından dönmüş, bir daha onları işlememeye kesin karar vermiş, Allah’a kulluk bilincini yenilemiş ve kendini bütün benliği ile Allah’a itaate vakfetmiş ise, işte oda Ramazının en büyük ödülünü kapmıştır. Şimdi bunları birkenara koyup, bazılarının Ramazanı yime-içme konusunda adeta bir beslenme ayına çevirmiş olmasına ne dersiniz, düşündürücü değil mi?  Aziz dostlar, yukarıda değindiğim Medyada gibi orucun ulviyetini yemek çeşitleri içinde kaybetmiş bazı müslüman kardeşlerimizi görüyoruz. Önemli masraf ve emekle yapılan Ramazan hazırlığını, orucunu her gün bir başka yemek tarifinde farklı damak tatlarına kurban ediyor. Diğer tarafta dilini ve ne dediğini anlamadığımız bazı müslümanlarda, evsiz barksız karnını doyurmak için sokaklarda dileniyor. Bir kısmıda ateş ve barut kokusunun içinden canını kurtarmakla meşgul. Bu ortamda bile oruç tutmak için çaba sarfeden ve sabır gösteren cefakar müslümanlar var. Düşünüyorum da, bu ortama bakıp kendime bir huzur sağlayacak strateji belirleyemiyorum. Ne olur yanlış anlamayın ve beni de suçlamayın, bu benim vicdani muhasebemdir. Dünyanın gidişatını değiştirmiş sistem ve insan bu mübarek ayda gelmiş, bu evrensel olayın ilk gecesine Kadir ismi verilmiş ve o gece bin aydan yüksek bir hayırla taltif edilmiş. Bunun anlamı ve amacı insana lütfedilmiş, biz bu Kadir ve kıymeti nasıl karşılayıp ve nasıl sahipleniyoruz? Bu durum karşısında lütfen kimse kendisine bir rakip aramaya kalkmasın, kendisine baksın; kendimize bakalım, biz bu anlayış ve idrakın neresindeyiz? Yarın Yüce Rabbimiz bize yaşadığımız zaman ve ortamdan soracaktır. Unutmayalım ki, her an, her saat ve her dakika o hesap gününe doğru gidiyor ve ona yaklaşmaktayız. Bütün maddi tatları acılaştıran ölüm, uzun emellerimizden önce bizi yakalayabilir. Lütfen uyanık olalım.

Değerli dostlar, bu mübarek Ramazan da Kur’an’lar (Mushaflar) raflardan, dolaplardan ve duvarlardan masaların ve rahlelerin üstüne indi. Ama, geçmişlerimize, ölülerimize okumak için, onların ruhlarını şad etmek ve kabir âlemlerine hediyeler sunmak için. Oysa, o Kur’an ki, dirilere, aklı başında olanlara ve hayatta olup yaşayan insanlara okunsun diye indi. Okunsun, anlaşılsın, yaşansın, onunla pratik hayat devamlı kontrol edilsin, hatalar, yanlışlar düzeltilsin, eksikler tamamlansın ve mü’minler durmadan kendilerini yenilesin. Yoksa, hergün trafik kazalarında kaybettiğimiz insanlarımızın kabirlerinin başında onlara trafik kurallarını okumamızın bir anlamı olmadığı gibi Kur’an okumayalım. Kur’an-ı anlamaya çalışarak veya Türkçe anlamını veren meallerden kendimize ve birbirimize okuyalım. Dinimizi aklımızla yaşamaya gayret edelim. Çünkü, bu mübarek Ramazan bilincimizi, inancımızı, dini anlayış ve idrakimizi yenileme zamanıdır. Yani, bu Mübarek Ramazanda Kur’an’la kendimizi âdeta bir yıllık bakımdan geçirme ve yenilenme ayı olarak değerlendirmemiz gerekmektedir. En içten muhabbetlerimle, hoşça ve dostça kalınız.

 

pLEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.