Son Dakika

• No Posts Found

– HAFTANIN YORUMU – İĞNE İLE KUYU KAZMAK

mustafa uluçayMUSTAFA ULUÇAY

Hey gidi güzel, şirin, serin ve sevilen Söke, bu günleri de mi görecektin! 30 Küsur yıldır sana yapılan haksızlığın, bakımsızlığın ve itibarsızlığın sanırım bu denli noktalara dayanacağını kimse tasavvur edemedi. Bu duruma önemli katkıları olan o kendilerini ilerici zannedenler, ne tarafa doğru ileri gittiler, şimdi bunun farkındamıdırlar acaba? Ey Söke, o senin kaderine hükmedenler o günlerde neler düşündüler, bu günler akıllarına geldi mi? Bu malum hali görünce merak etmemek mümkün değil. Gerçi, ayni manzarayı onlarda görüyor, ama nasıl bir haleti ruhiye içindeler bilmiyoruz. Her gelen on yıl hüküm sürdü, şimdi Söke’yi emsalleriyle mukayese ediyorlar mı? Söke’nin makus talihini değiştirmeye, çağdaş bir kent görünümüne getirmeye, önünü ve ufkunu açıp modern yapmaya ne kadar çalıştıkları ortada!.. Her şey ve herkes kendini yenilemeye, en azından gelişen teknolojik şartlara uyum sağlamaya çalışırken onlar ne yaptı?  Daha ileri adımlar atmalarından geçtik, Söke’yi emsalleriyle ayni seviyeye getirseler yeterdi. Ne yazık ki, Söke’de bu atılımı olsun gerçekleştiremediler. Ama o ideolojik kafalarla, dar sokaklarda siyaset yapmaya devam ettiler. Neticede Söke gibi gelişmeye müsait her türlü potansiyeli olan kent kifayetsiz ve beceriksiz ellerde hergün biraz daha gerilemenin sıkıntısını yaşadı. Artık zor nefes alınan bir kent haline geldi. Zor alınan o nefeste pis kokularla zehirlenmektedir. Sokak ve caddelerin bakımsızlığı ile  trafiğin izdihamı stresi arttırıp bütün bunların üstüne limon sıktı ve sıkmaya da devam etmektedir.

ÇAĞDAŞLAŞMANIN

NERESİNDEYİZ?

Bir şeyi savunmadan önce, onun ne olduğunu anlayıp, bilmek lazım. Aslında buda yetmez, bildiğin doğru mu, iyi anladın mı onu da tescillemek gerekir. Çünkü, bu konuda o kadar çok enteresanlıklarla karşılaşıyoruz ki, akıllara ceza! Adam, çağdaşlaşmayı başkalarının inanç, örf-âdet ve geleneklerini taklit etmek anlıyor. Bilimle, teknolojiyle alakası yok, onlar gibi o moda akıma uyup yaşamak sanıyor. Onun için, çağdaşlaşmayı da iyi ve doğru anlamak lazım. Mesela, hergün gelişmekte olan teknolojiye uyum sağlayacak kentleşmeyi, yapılaşırken yerleşim dokusunu doğru ve düzgün yapmak çağdaşlaşmanın gereğidir. O nedenle, bu alanlardaki plan ve projeleri, ileriye yönelik, doğru gelişmeleri hesap ederek uzun vadeli ve ihtiyaçlara cevap verecek kapaside yapmak gerekir. Başka alanlarda da bu böyledir mutlak ileriyi gözetmek icabeder. Esas ileri görüşlülük budur. Ama dedik ya, böyle olmak bir kapasite meselesidir. Söke’ye ülkenin çeşitli yerlerinden gelenler, bu durumu çok iyi fark ediyorlar. Nedir bu Söke’nin hali böyle, siz bu durumunuzla çağın çok gerisinde kalmışsınız. Sizin bu ilçenizi yönetenler hiç mi ülkenin başka yerlerine gitmiyorlar. Şehir planlamasında çok kötü bir durumdasınız diyorlar. Herhangi bir vasıtasıyla Söke’ye ilk giren, şehir çıkışını bulmakta güçlük çekiyor. Söke gibi bir ilçenin bu durumda olması hiç hoş değil ve bu durum Söke’ye yakışmıyor diyorlar ve Sökeli olarak insanı utandırıyorlar.

GERÇEKLERİ  GÖRMEK  LAZIM

Söke’nin dışına çıkmayanlar, başka il ve ilçeleri görmeyenler birtakım şeyler hakkında mazur sayılabilirler mi? Zamanımızdaki gelişmiş teknolojinin imkanları açısından bence o kadar çok masun değiller. Çünkü, televizyolar var, İnternet denilen herşeyden haber veren bir alet var. Elinizdeki telefonla bu noktalarda hemen-hemen erişemeyeceğiniz hiç bir alan yok. Dünyanın çeşit-çeşit ülkelerini, o ülkelerin şehir, kasaba ve köylerine kadar   sayısız yerleşim alanlarını görebiliyorsunuz. Onlardan olsun esinlenerek  bir düşünce bir fikir sahibi olabilirsiniz. Ama bizim İlçemizi yönetenler oralara baktıklarında ne görüyor, ne düşünüyorlar bilmiyoruz. Geçen hafta Demirköprü’den yukarı doğru boşalan dükkanları Söke Belediyesi yıkmaya başlamıştı. Önce kazma, çekiç, sonra grayder geldi, bir-iki gün çalıştı durdu. Ne oldu, neden durdu diye merak ettik, Kaymakamlık durdurmuş dediler. Neden durdurmuş diye yıkılacak dükkan sahipleriyle konuşurken, otoparktan başlamaları gerekir denmiş. Halk böyle konuşuyor. Gerçekten durum böyle ise, Sayın Kaymakamımız haklı ve doğrusunu yapmış. Çünkü burada önemli olan, üstü kapalı olan Söke Çayı’nın üstünün açılmasıdır. Esas sorun odur. Elbette çayın üstündeki dükkanlarda yıkılacak, ama oraya varasıya kadar iki misli kapalı alan var. Sonra, eğer yıkım bu şekilde olacaksa  yandı yavrum keten helva! Bu iğne ile kuyu kazmak gibi bir şey. Burada esas mesele ve en önemli konu çayın üstündeki dükkanları yıkmak değil, çayın üstünü açmaktır. Buda bizim düşüncemize göre böyle olmaması gerekir. Gelip orta yerinden değil, ya kapalı alanın alt tarafından veya üst tarafından başlanması gerekmektedir. Öyle şehrin merkezinde, tarfiğin en yoğun olduğu mahalde olmaması gerekir kanaatindeyiz. Birde şimdi orası bu durumda mı kalacak? O çirkin görüntü bir an evvel kaldırılması gerekmiyor mu? Neyse, daha fazla uzatmadan bu hafta da bukadarla iktifa edelim. Allah’tan herkese esenlikler dileğiyle, mutluluklar diliyelim. Hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.