Son Dakika

• No Posts Found

ADAB-I MUAŞERET

MEHMET NEZİR AYGÜNM. NEZİR AYGÜN

devam

İnsan kendini başıboş zannedip dünya hayatına bağlanmamalıdır.İnsan şu kainat sarayına hikmet nazarıyla baksa,her şeyin yerli yerinde olduğunu,hiçbir şeyin kendi başına hareket etmediğini açık olarak anlar ve görür.

Yalan, küfrün kaynağıdır.Bir doğruluk,bin yalanı yakıp yok ettiği gibi,bir tane hakikat binlerce hayali yok eder.Doğruluk dünyanın en büyük zırhlı ordusu ve en değerli hazinesidir.

Bütün hayata güzel bakmak,güzel görmek ve güzel düşünmek en lezzetli uygulamadır. Unutmayalım ki,güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayatından lezzet alır.Güzel görmek ve güzel düşünmek hayat içinde hayat bulur.Hayatın kararmasına sebeb olan şeylerin başında,kötü düşünce ve kötü bakışlar gelir.

Hayat içindeki böylesi güzel davranışlar kulu, Allah’a yaklaştıran nafile ibadetler hükmündedir.

Konu hakkında Peygamber efendimiz (A.S.M.): “Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse, melekler onların etrafını kuşatır. Allah’ın rahmeti onları kaplar, üzerlerine sekinet (sakinlik ve huzur) iner ve Allah (C.C.), onları yanında bulunanlar arasında zikreder.” buyurmuştur.

İnsanın elde ettiği iki çeşit ilim vardır. Bunlar:

Birisi: Bir  ilim var ki, bir defa bilinse ve bir-iki defa düşünülse insanın kazanmasına ve bilgi sahibi olmasına yeterli gelir.

Bir diğeri: Bir kısmı, ekmek gibi, su gibi, her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte iman ölçüsü bu ikinci kısma tabidir ki,her şey insanın düşünmesine ve gelişmesine öncülük eder.

İlim ve iman dersleriyle elde edilen kazanımlar, bir insanın yalnızca kendi nefsine dinletmesi ona yeterli gelir ki buda iman yönünden yükselmesi anlamına gelir. Bir iman ehli samimiyeti sayesinde öğrendiklerini etrafında  dinleyecek insanlar bulur.Hem o iman ölçüsünü ve dersini dinleyenler yalnız insanlar değil,birçok yaratılmış o hakikat ölçülerinden imanın lezzetinden çok zevk alırlar.

En önemli görgü ve ahlak kurallarından biride,yollara ve insanların geçtiği yerlere oturmak caiz değildir.     Devam edecek

Bir toplulukta iki kişinin arasına, onların izni olmadan oturmanın doğru olmadığını bilmek gerekir.Aynı zamanda iki kişi konuşurken de onların konuşmalarını bölüp aralarına girilmez.

Ashab-ı kiramdan  Amr İbni Şuayb (R.A.); Peygamber Efendimiz (A.S.M.)’ın: “İki adamın arasına izinsiz oturmak caiz olmaz.” buyurduğunu nakletmektedir.

Bir sohbet meclisine alim olsun, cahil olsun bir kimse geldiğinde ayağa kalkmayı peygamber efendimiz (A.S.M.) yasaklamış, bunun yanında meclislerde yalnızca üç kişiye yer açılabileceğini beyan etmişlerdir.

Bir toplulukta bacak bacak üzerine atarak oturmak doğru bir davranış değildir. Bu gurur ve kibir alameti sayıldığı gibi en büyük saygısızlık işaretidir. Aynı şekilde cemaati rahatsız edecek başka oturuş şekillerinden de kaçınmak gerekir.

Bir cemaat içinde iki kişinin fısıldayarak konuşması veya karşılıklı olarak işaret ve el hareketleriyle konuşmaları, sünnete uygun düşmeyen bir davranıştır.

Bir kimse sohbet meclisinden ihtiyacı için çıkar, sonra geri dönerse, önceki yerine oturmaya herkesten ziyade hak sahibidir.Devam edecek

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.