Son Dakika

• No Posts Found

ADAB-I MUAŞERET

MEHMET NEZİR AYGÜNnezir aygün

Devam

8-Tesbih Namazı:

Tesbih namazının belli bir zamanı yoktur. Kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir. Bu namazı iki veya dört rekat olarak kılmak mümkün olduğu gibi, başka bir görüşe göre de on iki rekaat olarak kılmakda mümkündür.Dört veya on iki rekaat olarak kılınan namazların her iki rekaatın  sonunda selam vermek suretiyle, ayrı ayrı ikişer rekaat olarak kılınması gerekir. Her rekaatta Fatiha ve bir sure okunur. Bu namazda üç yüz kere “Sübhanallahi vel-hamdü Lillahi ve la ilahe illallahü vellahü ekber ve la havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil-azim”  tesbih duası okunur:

Hz. Peygamber (A.S.M.)’ın amcası Hz.Abbas (R.A.) kendisini Allah’a yaklaştıracak bir ameli sorduğunda,Hz.Peygamber (A.S.M.),tesbih namazına devam etmesini emir buyururmuş ve eğer bu namaza devam etmeyi kendine ölçü kılarsa, günahları kum yığınları kadar çok olsa bile Allah’ın bunları afv edeceğini kendisine  bildirmiştir.

Tesbih namazının kılınması Hz.Peygamber (A.S.M.) tarfından ya her gün, eğer bu olmazsa cuma günü, bu olmazsa ayda veya yılda bir kere, bu da olmazsa ömründe bir defa kılınması tavsiye edilmiştir.

9-Yolculuk (seferilik) namazı:

Yola çıkarken veya yoldan dönüldüğü zaman iki rekat namaz kılmak ve istiğfar etmek, salavat çekmek, Fatiha ve yedi ayetel kürsi okumak önemli ve güzel bir davranıştır.

“Bedenî ibadet ve taatlerden namazın tahsisi, namazın bütün hasenata fihrist ve örnek olduğuna işarettir.

Namaz, Allah tarafından her yirmi dört saat içerisinde belirlenen vakitlerde manevî huzuruna yapılan bir çağrıdır. Bu davetin şerefinden dolayı, her kalb atışı Allah’a sığınarak kendini terbiye eder.

Namaz, kalblerde Allah’ın büyüklüğünü ortaya koymak ve hayatı devam ettirme ve akılları ona yöneltmek için adalet-i İlahiyenin kanununa boyun eğme ve ilahi ölçüleri kabul ettirmek için önemli bir mesaj ve önemli bir ilahi yoldur. Zaten insan, akıllı bir varlık olduğundan, kendini ve sosyal hayatını kabul ettirmek için, o  İlahi adalete ve islam kanunlarına sonsuz derece muhtaçtır.

Namazda bol elbise ve setr-i avrettir. Setr-i avretin tam olarak sağlanabilmesi için elbisenin şeffaf olmaması ve vücud hatlarını belli edecek derecede dar olmaması gerekli ve lazımdır.Bedene giyilmiş elbisenin önü açık olmamalı varsa düğmelerini iliklemek,mahrem yerleri göstermemek gerekir.Günlük hayatta insanlar arasına çıkılamayacak derecede çirkin olan elbiselerle, namaza durulmamalıdır.

Namaz kılarken huşu içinde kişinin en üst derecede lezzet alabilmesi için; kıyamda secde yerine, rükuu`da ayakların üzerine, secdede burnun ucuna, oturuşlarda ellerine ve selam verirken de sağ ve sol omuz başlarına tam dönülerek bakılmalıdır.

Namazda iken öksürük ve geğirme gibi davranışları mümkün mertebe getirmemeye ve engellemeye çalışmalıdır.Namazda esnerken ağzını tutmak namazın ve sünnetin adabındandır. Öksürük ve geğirmeyi engellemek,ağzını tutmak, dişleri dudakları arasında sıkmakla olur. Bu şekilde esnemeyi engellemek mümkün değilse kıyamda sağ elin tersini, hemen hemen bütün rükünlerde de sol elini ağzına koyarak. esneme gizlemeye çalışılmalıdır.

Devam edecek

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.