DOĞAL DENGENİN KORUNMASI

mustafa uluçayMUSTAFA ULUÇAY

Dünyanın yaratılışı ve üzerinde çeşitli ve sayısız nimetlerle donatılışı, elbette boşuna oyun ve eğlence olsun diye yapılmamıştır. Asırlardır, varlığını sürdürmesi ve her yıl belirli bir nizam ve intizam içinde devam etmesi gösteriyor ki, bunların bir anlamı ve amacı var. Sağlıklı, düzenli, disiplinli ve sürekliliği bir takım yasalarla kayıtlanmış. Bu çerçeve içerisinde her yaratık görevini yapmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Batıl ve abes, işe yaramaz hiçbir şey yoktur. Her şeyin bir illeti ve birçok hikmeti vardır. Bütün bu yaratıkların içinde, dünyanın Halifesi, efendisi insandır. Bu farklılığı da ona Ruhu, aklı, iradesi, bilinci ve vicdanı vermektedir. Bu haliyle de dünyada doğal dengeyi koruyacak ve yönetecektir. Öyle ise, bakalım insan oğlu bu görevini hakkıyla yapıyor mu? Doğayı, koruyup-kolluyor ve gerektiği gibi yönetiyor mu?  Geçen hafta değindik, maalesef gerektiği gibi bu görevini yapmıyor ve halk olduğu günden beri de yapmamıştır. Onun bu ihmal, cehalet ve kasıtlı tasarruflarından kaynaklanan tahribatı, Yüce yaratıcı ve yönetici doğa yasaları denen Sünnetullah’la onu zaman-zaman uyarmıştır ve uyarmaktadır. Zamanımızda bazen geçici olarak büyük olaylarla, bu tahribatları yapanların doğal afetlere maruz kaldıklarını medyadan görüyoruz. Dolayısıyla, bazı Kur’an-ı Kerim yorumcuları doğayı tahrip edenlerin, doğa olaylarıyla karşılığını gördüklerini ifade ediyorlar. Mesela en büyükleri depremler, tayfunlar, volkanik patlamalar, tsunamiler, yangınlar ve sel felaketleri bunlara sebep olarak gösteriliyor. Ayrıca, mevsimlerde meydana gelen farklılıklar, küresel ısınma, kuraklık, atmosferde tabakalarda incelme-ozon tabakası gibi- gelişmeler. Bir takım ülkelerin yaptığı nükleer denemeler doğaya önemli zarar veren tahribat olayları. Bunlar, maddi alanda meydana gelenler. Ancak, bunları tetikleyen manevi alanda olumsuz gelişmeleri de hesaba katmak lazım. Aslında, öncelik bunlarda desek, sanırım olayların temel nedeninden hareket etmiş oluruz. Bunlar, insanın dünya Halifeliği görevinde doğayı koruma-kollama inancındaki hassasiyeti ve duyarlılığı zaafiyete uğradığında oluyor. Bu nedenle, manadan-maddeye intikal eden fikri teşebbüsler, bu olayların faillerini ortaya koyar. Çünkü, insan bir takım yaratıklar gibi otomatiğe bağlanmış değildir. Aklı var, iradesi var, bilinci var ve bunlarla eşyaya müdahalesi var. Bütün bunları hesaba katarak insan kendisini muhasebeden geçirmeli ve doğa ile arasındaki ilişkiyi iyi ve doğru yönetmelidir. Ona bu görevi, doğanın yaratıcısı, yöneticisi ve sahibi vermiştir. Elbette verdiği emanetin hesabını soracaktır. Her şeye madde gözüyle ve kısa devre çıkar anlayışıyla bakmayalım. Bu bizim fıtratımıza, yani yaratanımızın bize attığı formata ve bu yazılımlarla verdiği dünya Halifeliği görevimize terstir. Buna inanıp-inanmamak gerçeği değiştirmez. Mesela, ormanı yakarsan, keyfi keser tahrip edersen erozyon kaçınılmazdır. Ürününü kaliteli ve çok almak için gübreyi biliçsiz atar, haşaratı ilaçlamada ve diğer uygulama ve işlemlerde de ayni usulü uygularsan, hem ürününe ve hemde çevresinde doğaya zarar vereceksin. Nitekim, yıllardır bunun neticeleri yaşanmakta ve görülmektedir. Birçok hastalıklar ve doğada olumsuz gelişmelerle bazı canlılar yok olup gittiler. Doğanın normal dengesi, sağlıklı ve istikrarlı süreci günden-güne bozulmaya doğru gidiyor ve bunun sonucunun uzmanlar tarafından felaket olacağı uyarısı yapılmaktadır. İsterseniz yaşı ilerlemekte olanlarımız, şöyle geriye doğru yaşamımızı bir gözden geçirelim. Hani şehir  dışına çıktığımızda, karşılaştığımız Saksağanlar, ötüşleriyle dikkatimizi çeken Kerkenezler, bir uğultu gibi farklı duygular uyandıran Arıkuşları nerede? Hani, dağlarda sarp kayalıklarda yuva yapan Kartallar ve Akbabalar, doğanlar, şahinler, kuzgunlar, atmacalar ne oldu? Bunlar önemli ve ciddi kayıplarımız değil mi?  Evet, düşünelim, aklımızı, fikrimizi çalıştıralım, bu güzelliklerden mahrumiyetimizin muhasebesini yapalım. Doğayı-tabiatı koruyalım, kollayalım, yaradanın kurmuş olduğu dengeyi, Yaradanın emir ve tavsiyelerine uyarak yapalım. Bu işlerle görevli Uzmanları dinleyelim ve onların dediklerini uygulayalım. Üzerinde yaşadığımız ve her an iç-içe olduğumuz doğayı, yasalar çerçevesinde sağlıklı, yararlı ve ileriye yönelik uzun ömürlü olmaları için çalışalım. Herkese esenlikler dileğiyle, hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.