NÜKTEDAN – KUR’ANİ KAVRAMLARIN ÖNEMİ

Sevgili dostlar, hayat kitabımız Kur’an, hareket alanımızı tümüyle kapsayan bir muhtevaya sahiptir. Onun müdahil olmadığı hiçbir nokta yoktur. En azından bir müslüman olarak ben böyle inanıyorum. Çünkü, daha baştan ifade ettiğimiz gibi, o bir hayat kitabıdır. Hareket halinde olan, yaşayan, aklı başında bir insana veya insanlara hitap etmektedir. Kur’an-ın ölülere, delilere herhangi bir emri ve tavsiyesi yoktur. Çünkü, dirileri ve aklı başında insanları muhatap almakta ve onlara hitap etmektedir. O zaman, Kur’an-ı okumak, öğrenmek ve öğrendikleriyle yaşamak her müslümanın görevidir. Evet, yaşamak bir hareket ve harekette süreklilik olduğu için okuma, öğrenme devam ediyor demektir. Kâinatta durmak, dinlenmek ve tatil yapmak yok, devamlı hareketlilik ve olaylar var. Onun için insanda bu hareketliliğin içinde, hatta yaratılışındaki farklı özelliği açısından, kendi gibi topraktan yaratılanların merkezinde bulunmaktadır. Çünkü o dünyanın halifesi, yaratıkların şahaseri, kendisine ruh üflenmiş, akıl, irade, bilinç ve vicdanla bezenmiş, imtihana tabi tutulmuş mükerrem bir varlıktır. Yüce Allah, insana bu ikramıyla onu Kendisine muhatap edinmiş ve ona Vahiy indirmiş onunla konuşmuştur. Bu, insanın çok önemli bir özelliğidir, bu ona kendisini heder etmemesi, rezil ve sefil olmaması, kendisine verilen değerin kadrini ve kıymetini bilmesi yaratılış amacına yönelik bir hayat sürmesi içindir. Aziz dostlar, insan hayatının yaşam kılavuzu vahyi ilahiler manzumesi olan hayat kitabımız Kur’an-ı Kerimdir. Onu okuyup, öğrenip doğru ve iyi anlamamız için, onun diline, dilinin özellik ve inceliklerine vakıf olmak lazım. Belki buda yetmez, Kur’an, Peygamberimiz Aleyhisselama indiğinden bu yana, başta Peygamberimiz olmak şartıyla insan hayatında nasıl bir yaşam süreci geçirdi, bilgi ve eylem açısından araştırılması ve incelenmesi gerekmektedir. Tabi bu öncelikle ilim adamlarının görevidir. Ancak, ben müslümanım diyenlerde sosyal yaşamın içinde yer aldıkları durumlarına göre sorumluluklarını hakkıyla idrak etmek ve yaşamak için gerektiği gibi bilinçlenmek zorundadırlar. Onun için dini yükümlülüklerini iyi ve doğru öğrenmeleri gerekir. Bu nedenle Kur’an ve İslam Dini adına ilim adamlarının ortaya koyduğu çalışmalar gözden geçirilecektir. En azından her müslümanın evinde bir Kur’an tercümesi yani Kur’an meali-anlamı bulunması lazım. İlmi dirayetine, samimiyet ve dürüstlüğünün ciddiyetine güvenilir bir ilim adamının eserini bulması ve alması lazım. Bu nasıl olur diyen olursa, bir mobilya almak için 99 mağaza ve dükkan geziliyorken, böyle bir mazeret ortaya atmakta abes olmaz mı diyorum. Evet, üç-beş yıl kullanacak olduğu koltuk takımını bir sürü mağazaları dolaştıktan sonra alanlar, güvenilir bir Kur’an tercümesi-meali almak için neden sorup-soruşturup almasınlar? Çünkü bu yaşam haritasının hareket kılavuzudur, her zaman insana lazımdır. Değerli dostlar, buraya kadar ifade etmeye çalıştıklarımızı düşünüp bir sonuca varmak ve kendimizi sorgulamak gerekir inancındayım. Biz bu sonucun neresindeyiz ve ne kadar yer alıyoruz? Aldığımız hiçbir nefes ve aklımızdan geçen hiçbir düşünce, hal ve hareketimiz din dışı değildir. Çünkü, din bir hayattır, hayatın hiçbir hareketi dinden bağımsız düşünülemez. İnsanda hayat dinle başlamış, dinle devam ediyor ve dinle bitecektir. İsteyen-istediği dialektiği, demogojiyi ve polemiği yapsın, ateizme tapsın, yani ne yaparsa-yapsın fark etmez, din dışına çıkamaz. Herşeyin yaratıcısı, yöneticisi, hakimi, sahibi Yüce Allah’a yaşamından hesap vermekten kurtulamaz. İnsan kendisini avutabilir, aldatabilir, unutabilir, bir Frenk düşünür şöyle demiş: İnsan kendi-kendisini sessizce kaybeder. Kaybettiği başka her şeyi fark ederde kendini kaybettiğini anlayamaz. Ne kadar kötü, ne kadar hazin ve ne kadar vahim bir durum değil mi? Bir müslüman için bu durumun akameti, vahameti ve felaketi tasavvur dahi edilemez. Ne yazık ki, zamanımız müslümanlarının bir çoğu bu hal ile malüldür. Bunun faturasını da çok pahalı olarak ödemektedir. Kur’an-ın hükmetmediği hayatına birçok ideoloji ve dıştan transfer edilmiş görüş ve düşünceler yön vermektedir. Neyse, bu hafta da bu kadar, nasip olursa haftaya yine Kur’ani kavramlardan bahsedeceğiz. Zaten Kur’an-ın genelinden çıkıp detaylarına, yani kavramlarına giremedik. İnşallah haftaya, hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.