TEFEKKÜR – SÖKE’DEN PARİS’TE BİR KÜLTÜR ELÇİMİZ

MUSTAFA ULUÇAY

MUSTAFA ULUÇAY

Yakın tarihte Osmanlı’nın son dönem okumuş-yazmış bazı devletlülerine önemli bir özenti ve sığıntı yeri olmuş Fransa’nın Paris şehri tarihi kayıtlarımızda bu özelliği ile meşhurdur. Hâlâ o zevatın şürekasından bu geleneği  devam ettirenler tek-tük olsa da, bu yolu izlemeyen ülkesini ve milletini seven gerçek vatanperver evlatlarımızda vardır. İşte onlardan bir tanesi geçen hafta 28 Temmuz Cuma günü gazeteniz Yeni Söke’yi ziyaret etti. 1987’den beri Fransa’da yaşadığını ve 3 yıldır da Yunus Emre Enstitüsü Fransa Merkez Müdürlüğü görevini süsdürdüğünü söyleyen hemşehrimiz Sayın Ahmed Bakcan Sökelidir. Söke Merkez Cami (Koca Cami) eski İmam Hatibi Merhum Hüseyin Bakcan’ın oğludur. Sakin ve olgun haliyle, bilgisi ve hatipliği ile halk nezdinde sevilen ve sayılan merhum Hüseyin Hocanın oğlu Mehmed Bakcan da, mütevazi kişiliğinin yanında görev bilincinin kültürel dağarcığı ile yüklü tam bir hizmet ehli. Gerçek bir aydın ve gerçek bir akademisyen.  Türkiye’yi, Türk dilini, tarihini, kültürünü ve sanatını tanıtmak amacıyla kurulan Yunus Emre Vakfı ve bu vakfın Fransa Enstitüsü Müdürü Sayın Bakcan, bu konuyla ilgili bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak; Türk dili, kültürü ve sanatı alanlarında eğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek; Türkiye’nin diğer ülkeler ile kültürel alış-verişini arttırıp dostluğunu geliştirmek amacıyla 05-05-2007 tarihli ve 5653 sayılı kanunla kurulmuş bir kamu vakfı görevlisidir. Yunus Emre Enstitüsü de bu vakfa bağlı bir kuruluş. Mezkür kanun çerçevesinde amacına uygun hizmet vermek için çaba sarf etmektedir. Dolayısıyla yurt dışında 40’dan fazla kültür merkezi bulunmaktadır diyen Bakcan, bu alanda çalışmalarının devam ettiğini de ifade etmektedir.   İki saate yakın gazetemizde kalan Sayın Ahmed Bakcan’la bir çok alanda sohbet ettik. 30 yıldır Fransa’da olan Sayın Bakcan, Fransa ve Avrupa devletleri ile ilgili intibalarını bizimle paylaştı, Ülkemizin bu devletlerde gerektiği gibi tanıtılmasında geç kalındığını ifade ederken, Avrupa devletlerinde 8 milyona yakın vatandaşımızın olduğunu, ama gerektiği gibi organize edilemedini, dolayısıyla dilini, dinini ve kültürünü korumakta zorlandıklarını söyledi. Ama, yasalar çerçevesinde örgütlenmek ve kendileriyle görüşmenin mümkün olduğunu söyleyen Bakcan, Adriyatikten Çin Seddine türkçe konulu konferanslar düzenliyoruz dedi. Ayrıca, Kültür merkezlerinde kültürümüz ve sanatımızı tanıtmak amacıyla birçok etkinlik düzenlemekte ve ülkemizi temsil etmekteyiz dedi. Evet, baş tarafta ifade ettiğimiz gibi, Avrupa devletleri tarihten kalma alışkanlıklarını aynen sürdürmekte ülkemize ve milletimize zarar veren terör örgütlerine sahip çıkmaktadır. Bunu ne maksatla yaptıklarını da her Türk vatandaşı bilmektedir. İçimizden çıkan bu hainler, ülkemiz adına yaptıkları kötü propagandayla, ülkemizi ve devlet adamlarımızı, gittikleri ülkeye şikayet etmeleri ne kadar iğrenç ve çirkin. İşte bu ihanet şebekelerinin hain tuzaklarına düşmemek için mutlaka bilinçlenmek gerekmektedir. Bunu da Sayın Bakcan’ın dediği gibi Türk dili, edebiyatı ve kültürünü iyi ve doğru öğrenmek ve öğrendiklerini de paylaşmakla olur. Bunu da o yasal kurumlarla yapmak en doğrusudur. Evet, Sayın Bakcan’la da paylaştığımız gibi, hiçbir Avrupa ülkesinde biri gelip bizim gazetecilerimize ülkesini kötülemiyor. Yani, ülkesi aleyhinde kötü bir propaganda yapmıyor. Ama, bizim ülkemizden kendini aydın ve hatta entellektüel sanan bazı gazeteciler bu çirkinliği orada rahatça sergiliyor. Aklıma geldi, Osmanlı’nın son dönemine doğru Sultan 2. Abdülhamid’in Avrupa’ya tahsile gönderdiği yüzlerce kişinin içinde birçok kişi tahsil değil siyaset yapıp ülke aleyhinde örgütler kurarken, bir İngiliz gazeteci dağda eşkiyalık yapan Çakıcı Mehmet Efe’yle röportaj yapmak ister. Çakıcı devlete isyan etmiş dağa çıkmış, ama İngiliz gazeteciye ne der? Bu benim devletimle aramızda bir anlaşmazlık, sana ne, çek git işine diyor. Düşünebiliyor musunuz! Devlete isyan edenin ayağına gazeteci geliyor röportaj istiyor, eşkiya onu kovuyor. Ama, bizim okumuş devletlüler ne yapıyorlar? Ülkelerinden kaçıyor, gittikleri ülkelerde devletlerini kötüleyen röportajlar yapıyorlar.  Demek ki milli şuur, milli kültür benliklerini oluşturmamış. Bu nedenle diyorum ki, Sayın Ahmed Bakcan  çok önemli ve değerli bir iş yapıyorsun, bu alanda da dopdolu ve donanımlısın, Allah yar ve yadımcın olsun, şevkini ve gayretini arttırsın. Senin gibi ülkemizi tanıtıcı kültür elçilerimizin çoğalması dileğiyle, esenlikler temenni ediyorum. Hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.