HAFTANIN YORUMU – İBRET ALAN DERS ÇIKARAN VAR MI?

MUSTAFA ULUÇAY

MUSTAFA ULUÇAY

Yollarda bir bayram trafiği savaşı daha verdik, 122 ölü çok daha fazlasıyla yaralı ve milyonlarca maddi hasar, acı, üzüntü, ateş düşen kalpler, sönen ocaklar ve yıkılıp yok olan aileler ve hanümanlar. Her bayram tatillerinde olduğu gibi trafik canavarı, bu bayram tatilinde de trafik terörünü yaşattı. Ama gerektiği kadar ibret aldık ve dersler çıkardık mı? Hiç sanmıyorum. Çünkü  bu bir eğitim meselesi, maddi-manevi boyutlarıyla verilmesi gerekmektedir. Trafik canavarının uğradığı Yollar kan gölü, evlerde feryadı-figan hatta bazı kişilerde feveran isyan noktalarında seyrettiğine tanık olduk. Trafiğe çıkanlara  Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın çok güzel bir sözü oldu. Yolların Kralı yok, kuralı var dedi. Çok doğru bir söz, yolların kralı olmaz, her şeyde olduğu gibi sadece kuralı olur ve o kurallara da harfiyyen uyulması gerekir. Hatırlıyorum, eskiden bazı kamyonların ön tarafında ve şoför mahallinin üstüne yazardı “Yolların kralı geliyor” Bu söz bir cehalet eseri değil mi? Demek ki, esas olan yolların krallı değil, kurallı olmasıdır ve kurallara uyulması gerekli ve önemlidir. Gerçi, kurallı olmak ve kurallı yaşamak her zaman ve her yer için gereklidir. Çünkü bu insan olmanın da gereğidir. En azından şöyle bir kendimize dikkatli baksak ve düşünsek bu bile bize yeter. Çünkü, vücudumuzda kuralsız ve düzensiz bir şey göremeyiz. Öyle ki, her şey kendine özgü bir kural çerçevesinde yapılıp düzenlenmiş ve varlığını sürdürüyor. Lütfen, aynanın karşısına geçip kendimize bir bakalım, yüzümüz, gözlerimiz, ağzımız, burnumuz, kulaklarımız ve diğer organlarımız nasıl bir düzen ve tertip içinde. Hiçbirinin yerini değiştirmek ister misiniz? O zaman, kuralsız yaşamamaya azami dikkat gösterelim ve asla kuralsız olmayalım.

BAYRAMLARDAN

ÇIKARILACAK  DERSLER

Ağustosun son haftası ile Eylülün ilk haftasını bayramlarla geçirdik. Hem dini ve hem de milli açıdan bu bayramların kendilerine özgü birer önemlilik dereceleri vardır. Bu yapı ve muhtevalarına göre onları bir iman bilinciyle kutladık. Millet olmanın, tarihin derinliklerinden gelme bir devlet kurma geleneğinin zengin kültür mirasına sahip bulunmanın onurunu, şerefini böyle bir süreç içerisinde yaşadık. Allah’ın izniyle yaşamaya da devam edeceğiz. Ancak, bayramlardan da çıkarmamız gereken dersler vardır, bunlarında bilincinde olmamız lazım. Dinin bir ibadetler manzumesi, milletinde bir sülaleler silsilesinden ibaret olmadığını bilerek yaşayacağız. Bu meyanda birinci ilke, bayramların birleştirici olduğunu unutmayacağız. Bu birliği ve beraberliği en coşkulu bir şekilde bayramlarda göstereceğiz. Çünkü, hayata baktığımız zaman bu iki bayram türünün amacının bu olduğunu görürüz. İnsanlar daha çok bir araya geliyor, birbiriye kaynaşıyor, bayram bilincini daha bir coşku ile yaşıyor. Bayram dini bir bayram ise, manevi anlamı, sorumluluğu ve amacı sohbet konusu olur, ileriye yönelik yaşanmasında toplum bilinci güç kazanır. Milli bir bayram ise, örfi ve ananevi yönü, vatan müdafaası adına kazanılmış bir zafer ise, tarihi açıdan ülke ve millet birliği ve bütünlüğü şuuru dile getirilir, vatan ve millet sevgisi tazelenir. Yani, her bayramın özelliği kendi içinde değerlendirilir. Bu nedenlerle milletler bayramsız olmaz, Bayramlarda milletsiz yaşanmaz. O zaman bayramları bilinçle, sevgiyle ve coşkuyla yaşatmaya devam edelim. Çünkü bu bilinç ve coşkular, milletimize bir yenilenme, ileriye yönelik bir yaşam aşkı ve dinamizm kazandırır. İşte okullarımız açıldı, eğitim ve öğretim haftaya bütün okullarda başlayacak, her değerimizi içine alan Milli Kültürün yaşatılması ve istikbale hükmedecek ideal gençliğin yetiştirilmesi hedefimiz ve amacımız olduğu buralarda işlenecektir. Şimdiden hayırlar ve başarılar diliyoruz.

HER  YERDE

HAREKETLİLİK  VAR

Dünya milletleri ve devletleri arasında farklı boyutlarda ciddi hareketlilikler var. Özellikle son zaman, savaş çığırtkanlığı zirvede dolaşıyor. Dolayısıyla dünya gündeminde 3. Dünya savaşından söz edilmeye başlandı. Ortadoğuda mı çıkar, uzakdoğuda mı çıkar, medyada açık oturumlar düzenleniyor. Kuzey Kore bunun kabadayılığını yapıyor. Arkasındaki ağababasının fedailiğine soyunmuş, akıl fukarısı bir sapık, bir takım teknolojik salvolarla kendince dünyaya meydan okuyor. Evet, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik rahatsızlıklarından deprasyonlar ülkeleri haline gelmiş bazı milletler, sağa-sola toslamaya başladılar, bunlar hayra alamet değil. Ama, bütün bunların bir anda sesini-soluğunu kesecek bir mutlak güç var, bu gücü anlamakta idraki körelmiş ve kendi güçlerini bunun üstünde görmeye kalkanlar, Neronları, Leninleri, Stalinleri, Hitleri ve daha bilmem ne zalimleri hatırlasalar iyi olur. Ortadoğuda ve daha başka yerlerde işledikleri cinayetlerle, kahramanlık filmleri çevirenler, sanmasınlar ki bu devran böyle devam edip gidecektir. Menfatlerinin temininde hudut tanımayan, fakir ve teknik gücü olmayan insanları birbirine kırdıranlar, birgün sıranın onlarada geleceğini geçmişteki tarihlerine bakıp anlayabilirler. Evet, hayatın olduğu yerde, elbette hareket olacaktır. Ama, bu hareket olumlu, insanlığa ve doğaya yarayışlı olmalı. Zulme, baskıya, işkenceye, hak ve hukuka tecavüzde olmamalıdır. Yoksa, insanlar kendi aralarında bu olumsuzlukları halledemezse, Kainatın yaratıcısı, yöneticisi ve hakimi-mutlak’ı iradesini kullanır ve cezayı keser. İnsanlık tarihinde bu çok görülmüştür. Neyse, daha fazla uzatmaya gerek yok, Yüce Allah hak ve hakikatten, adalet-hukuk ve hakkaniyetten ayırmasın diyor, bu haftanın yorumunu da burada noktalıyorum. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.