NÜKTEDAN – ÜÇ MESCİDİN ÜÇ ÖZELLİĞİ

Sevgili dostlar, geçen hafta Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla bir camide cuma vaazı dinledik, cami imamı konuşuyor ve camileri anlatıyordu. Hâliyle cami yerine Kur’an-ın ifadesiyle Mescid ismini kullanıyordu. Biz camiye girdiğimizde, üç büyük mescidden söz ediyor, kutsiyet derecelerini ve oralarda kılınacak namazların sevaplarının büyüklüğünden bahsediyordu. Bu üç büyük mescid de bildiğiniz gibi, 1- Mekke’de Mescid-i Haram. 2- Kudüs’te Mescid-i Aksa. 3- Medine’de Mescid-i Nebevi. İmam efendi bu mescidlerin mübarekliğini uzun-uzun anlattı. Özellikle buralarda kılınan namazların sevabı üzerinde durdu. Öyle ki bu mescidleri sevap odaklı birer kutsiyet mahalleri yaptı. Kutsiyetliklerini de mescitleri yapanların kimlikleri ile tescilledi. Mescid yapmanın, tamir etmenin ne kadar çok faziletli olduğunu da ayrıca ifade ederek bu konuda yardımlarımızı da eksik etmememizi adeta bir tembih niteliğinde tavsiye etti. Gerçi, biraz sert ve takaza eder gibi oldu, ama olsun. Ne yapalım saygı ile dinledik. Yoksa, Hoca efendiye bu şartlanmışlıktan çıkın, kabuğunuzu kırın dünyaya açılın mı diyeceksiniz? Sakın ha! Böyle bir yanlışa düşmeyin, Hoca efendiyi kızdırır ve günaha sokarsınız. Neyse, işin esprisi bir yana, biz gelelim bu üç mescidin dünya çapında üç önemli özelliğinin sadece sevap odaklı geçiştirilemeyeceğine. Çünkü, bu üç mescid ana temalarıyla farklı boyutları içermektedirler. Aziz dostlar, bu üç mescid İslâm Dini açısından farklı özellikleri ihtiva ettiği için önemlidirler. Mesela, Mescid-i Haram, dinin merkezi. Mescid-i Aksa siyasetin merkezi. Mescid-i Nebevi, insani değerlerin rol modeli merkezidir. Mescidi Haram dünyada ilk mabettir, Hz. Âdem Peygamberle başlamıştır. Hz. İbrahim Peygamberle tarihe geçmiştir ve son Peygamber Hz. Muhammed Aleyhisselam ve son İlâhi mesajla da dinin son noktası olmuştur. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamı  müşrikler Mekke’den çıkmaya mecbur etmişlerdir. Oda oradan hicret etmek zorunda kalmıştır. Hicret esnasında yolda bir ara yüzünü Mekke’ye dönen Peygamberimiz, “Ey Mekke! Seni çok seviyorum. Kavmim beni, seni terk etmeye zorlamamış olsaydı,  senden asla ayrılmazdım” demiştir. Ama ilginçtir, o kadar çok sevdiği  ve asla ayrılmak istemediği Mekke’yi fethettiğin de orada kalmadı ve oraya taşınmadı. Neden? Zorda kalmasaydım seni terk etmezdim dedi, ama fetihten sonra Medine’ye döndü. Neden? Hiç değilse vefatından sonra Mekke’de defnedilmesini vasiyet edebilirdi etmedi. Neden? Çünkü Mekke ve Mescid-i Haram dünyada dinin merkezidir. Bu, bütün peygamberler ve ilahi mesajlar olan semavi kitaplar adına böyledir. Tarih boyunca Mekke’ye ve çevresine hükmeden hiçbir hükümdar Mekke’yi hükümet merkezi yapmamıştır. Demek ki din hükmedilmek için değil, hükmetmek için vaz edilmiş ilahi bir nizamdır. Değerli dostlar, Mescid-i Aksa da siyasetin merkezi dedik. Evet, tarih boyunca dünyada en kapsamlı insani hareketliliğin cereyan ettiği yer orası değil mi? En büyük savaşlar orasının işgaliyle anılmadı mı? Haçlı seferleri nerede ve neden yapıldı, niçin yapıldı? Genellikle Mescid-i Aksa’ya hükmedenler, dünyada en geçerli söz sahibi olanlar, onlar değilmiydi? İnsanlık ve dinler tarihine bakın, Hz. Süleyman peygamber, Romalılar ve Hz. İsa Mescid-i Aksa ile anılmıyorlar mı? Hz. Ömer Mescid- Aksa’nın fethinde Kudüs’e gelmedi mi? Selahaddin Eyyubi Kudüs’ün fethiyle meşhur olmadı mı? Buraya hükmeden Selçuklu ve Osmanlı imparatorlukları dünya siyasetinde söz sahibi değillermiydi? Dünya siyasetine yön veren, etki edenler hep Mescid-i  Aksayı hakimiyetleri altında bulunduranlar olmuştur. Şimdi de öyle değil mi? Bir avuç Yahudi Arapların patronu, ortadoğunun külhanı ve dünyanın söz sahibi devletlerini parmağında oynatanı değilmidir? Uzun lafın kısası dünya siyasetinin en hareketli arenası o bölgede kurulmuyor mu? Dünya insanlığının menfaat politikalarının tartışıldığı, bir takım çıkarların paylaşıldığı siyaset şekillenmelerinin yapıldığı yer orası değil mi? Çünkü, dünyanın süper devletleri, sömürgeci güçleri ve emperyalizmin ağababaları o bölgenin ayrılmaz müdavimleridir. Mescid-i Aksa üç dinin kutsal mekanıdır diyorlar. Kutsal mekanımıdır bilmiyorum, ama üç dini siyasetin entrikalarının dünyayı meşgul etme mekanı olduğuna inanıyorum. Haftaya kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah. Şimdilik hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.