Son Dakika

• No Posts Found

TEFEKKÜR – ELDEKİ İMKANLARI DEĞERLENDİRMEK

MUSTAFA ULUÇAY

MUSTAFA ULUÇAY

İnsan yeryüzünü imar etmek için dünyaya halife yapılmıştır.  Ama, genelde insanoğlu bu bilinçle hareket etmiyor. Tabi bu durum karşısında gerektiği gibi görevini de yapmıyor. Hiç mi yapanlar yok derseniz, var elbette, ama bizde değil. Nedenine gelince bizde birazı teknoloji eksikliği ve birazı da yasal disiplinsizlik var. Mesela, uzağa gitmeye gerek yok, ovamızın orta yerinden bir nehir geçiyor, yatak temizliği başlayalı yıllar oldu bitmedi; arkadan gelen su yine kirli yine pis, caydırıcı bir takip ve denetim de yok. Ayrıca, suyundan teknolojik usullerle gerektiği gibi yararlanılmıyor. Ovanın ürün çeşitliliği açısından da bir planlama yok. İşte hiç hoş olmayan bu durumlar böyle devam-edip giderken, şehrin yapılan imar planlaması da ovaya doğru kayıp gidiyor, haliyle tarıma elverişli yerler, fabrikalar ve bazı tesislerle esas amacının dışında kullanılıyor. Nedense bu durumu önleyici yasalar devreye girmiyor. İnsan düşünüyor da, bizim gibi böyle münbit topraklara sahip olmayan ülkeler ellerindeki arazileri koruyor ve geliştirilmiş teknolojilerle en iyi şekilde değerlendiriyorlar. Bunu internetten görüyor ve kendi hesabımıza üzülüyoruz. Yıllar önce bir yakınım anlatmıştı, İsviçre’ye gittiğinde görmüş, teleferikle dağa toprak taşıyor ve kayaların üstüne yayıp bağ ekiyorlar demişti. Biz ise, tarıma elverişli yerlere apartmanlar dikiyoruz. Ne garip değil mı?   Şimdi bizim şu güzel ovamıza bir bakalım, coğrafi durumu, iklimi, toprağının münbitliği ve su imkanın müsaitliği, ne eksen olur hemde yılda istediğin gibi iki ürün alabilirsin. Hatta güzel bir planlama yaparsan ürünü üçe bile rahatça çıkarabilirsin. Ama ne yazık ki biz bu imkanlardan gerektiği gibi istifade edemiyoruz. Sonra da yokluktan kıtlıktan ve pahalılıktan yakınıyoruz. Şimdilerde duyuyoruz et ihtiyacı sıkıntımızı Sırbistan’dan giderecekmişiz. Tarım ülkesiyiz diyoruz, İlimiz Aydın’ın da tarım kenti olduğunu söylüyoruz, lakin hayvancılıkta halimiz ortada, kırmızı etin kilogramı ortalama 40 TL. Ülkemizin hangi bölgesinde, hangi hayvan türü yetiştirilmesi gerekiyor bir planlama var mı? Zaman zaman yazıyoruz, bizim tarımla uğraşmamız bilimsellikten uzak seyretmektedir. Basit bir örnek, bu yörenin insanı olarak çocukluğum ve gençliğimin ilk dönemi tarımda çalışarak geçti. İşlediğimiz toprağa hangi ürün gerekiyorsa onu ekiyorduk. Evimizin mutfak ihtiyacı olan ürünlere para vermez, giyim-kuşam ve diğer ihtiyaçlar içinde pamuk eker ekonomimizi böyle dengelerdik. Şimdi, her yere pamuk ekiyor öyle geçiniyoruz!.. Bu hengamede bakıyorum toplulaştırılmadan pek söz eden yok. Hani o bir zamanların hayal edilen elma bahçelerine ne oldu? Göllerimize el atan yok! Hicaz narı bahçeleri yine pamuk tarlalarına dönüyor. Bu arada doğudan batıya doğru gelen bir akım var, beyaz kalvenizli borular içinde, bazı yerlerinden beyaz buhar dumanları tüttürerek ilerliyor. Bu arada bizim burada da bir şayiadır dolaşıyor, çevre yolunun alttarafına bilmem hangi şirket üç-beş sondaj yapacakmış. Evet, Jeo termal Aydın ili dahilinde hızla ilerliyor. Yerin altından su ile çıkan bu enerji, yerin üstünde bir ayrışmaya tabi tutuluyor, enerjisini alıyoruz da suyunu ne yapıyoruz? Evet bu geç kalınmış gelişmeler elbette ülkenin yararlanması gerekli zenginlikleridir. Ama, mutlaka bir yasal disiplin çerçevesi içinde yapılmalı. Konuştuğumuz bazı incir üreticisi vatandaşlarımız, bu jeo-termalden incir ağaçlarının zarar gördüğünü ve kaliteli incir üretimini etkilediğini söylüyorlar. Yani, ülkemizin imkanlarını mutlaka değerlendirmeliyiz, ancak bu bilimsel ve yasal bir disiplin içinde olmalı, plan ve projesi ona göre yapılmalı ve kontrolünü de eksik etmemeliyiz. Dağlarımızın en yüksek yerlerine bile rüzgar gülleri koyduk enerji üretiyoruz, yerin birkaç km altından da yaptığımız sondajlarla yerin üstüne çıkardığımızdan da enerji üretiyoruz. Bunlar bizim zenginliklerimiz, bir zenginliğimiz daha var ki, bu en büyüğü olan güneş enejisidir. Ama, sanırım en az ondan yararlanıyoruz. Bütün bunlardan en iyi ve en yararlı bir şekilde istifade etmemiz lazım. Bu imkanlarımızın bilinciyle ferasetin bayrağını açan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı son zamanlardaki çıkışlarından dolayı bütün kalbimle destekliyorum. Biz Türk milletine kendin olma inancının hikmetini samimi ve ciddi bir duyarlılıkla harekete giçirdi. Çünkü buna ciddi ihtiyacımız vardı, büyük bir millet olmanın iman bilinci, benliğin idrakiyle tezahür eder inşallah. Sayın Cumhurbaşkanımız  bunu yaptı ve öz benliğimizi uyardı. Allah ondan razı olsun diyor, herkese esenlikler diliyorum.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.