HAFTANIN YORUMU – KIYMETİ BİLİNMEYEN ŞÜKRÜ EDA EDİLMEYEN NİMETLER

MUSTAFA ULUÇAY

MUSTAFA ULUÇAY

Yanlışlarla, hatalarla ve eksik anlayışlarla inşa edilen hayat, insanı ne kadar başarılı kılar? Ne ölçüde mutlu eder ve istikbale yararlı birikimler taşır? Sanırım bu tarzı hayatın devam etmesi pek faydalı olmaz. Ama yanlışları azalttığımız, hatalardan döndüğümüz ve eksikleri ikmal ettiğimiz zaman, olumlu yönde bir farklılık mutlaka hissederiz. Evet, bir ikinci husus hepimizin bildiği ve inandığı gibi, kâinatta zerresinden, küresine kadar her şeyin bir kanunu vardır. Herhangi bir şeyi o kanunlar çerçevesinde keşfedip, yine kanunlar çerçevesinde çalışıp  geliştirirsek o şeyden ona göre yararlanırız. Yüce Allah bu sistemi böyle kurmuş, şu fani dünyada da bunu anlayan, yorumlayan ve çözümleyip yararına geliştirip kullanan da  insandır. Rabbimiz bu kabiliyeti ve akli yeteneği de sadece insana vermiştir. Ayrıca, bunlara yardımcı, ufuk açıcı, düşünceyi geliştirici birde kılavuz Kur’an göndermiştir. İnsan, bu muhtevada yaşamını düzenli ve ahenkli sürdürsün diye. Yaratılan her şeyin bir anlamı, amacı ve birde kıymeti vardır. İnsan bunları bildiği ve yararına kullandığı ölçüde refah seviyesini yükseltir. Dini kültürümüzde bunların bu şeylerin adı nimettir. Ama biz nimeti yukarıda ifade ettiğimiz gibi eksik biliyor ve inanıyoruz. Nimet bize göre yediğimiz, içtiğimiz şeylerdir. Diğer varlık ve nesneler maddi-manevi ne olursa-olsun bizde nimet muamelesi görmez, bu yanlıştır. Kıymet mefhumu konusunda da hatamız var, Nimetlerin kıymetini bildiğimizi söylemekle görevimizi yaptığımızı sanıyoruz, buda başka bir hatamızdır. Çünkü, nimetin kıymetini, o nimeti yerli-yerinde amacına uygun kullanırsak, ancak o zaman o nimetin kıymeti bilinmiş olur. Yoksa, kuru-kuruya bizde biliriz onun o nimetin ne kadar çok kıymetli olduğunu söylemek bir şey ifade etmez. Önemli olan onu doğru ve güzel bir şekilde yararımıza kullanmaktır.

Bi rde nimetin şükrü vardır, ne yazık ki bunu da yanlış değerlendiriyoruz. Örneğin her hangi bir şeyden istifade edip yararlandığımızda memnuniyetimizin ifadesi olarak, çok şükür, şükür ya Rabbi veya biraz daha detaylı, Allah’ım verdiğin nimetlere binlerce veya sonsuz şükürler olsun diyoruz. Böylece, nimetlere karşı olan şükrümüzü ödemiş sanıyoruz, buda yanlıştır. Bu kavramın dinimizde anlamı “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” şeklindedir. Bu nedenle, dil ile yapılan şükür, ancak dilin şükrü olur. Yediğin-içtiğin ve kullandığın şeylerin şükrü, onlardan başka insanları da yaralandırırsan, o zaman onların şükrünü eda etmiş olursun. Tabi, şükrünün derecesi de yararlandırdığın kadar olacaktır. Tam hakkını verip-vermediğini düşünüp değerlendirmen de gerekmektedir, buda unutulmamalıdır. Gelelim şimdi Yüce Allah’ın gönderdiği yaşam kılavuzu olan Kur’an-ı Kerime, o kılavuzun anlamı yukarıda ifade ettiklerimizi doğru anlayıp- doğru kullanmayı amaçlamaktadır. Ama biz onu sevap kazanmak ve ölülerimiz için okuyoruz. Oysa düşünmek lazım, hiçbir reçete sadece okunsun diye yazılmaz. Okunsun da hayata uygulansın diye yazılır. Lakin, biz sadece okumakla şifa bulacağımıza inanıyoruz, buda yanlıştır. Evet, bu yanlışlardan dönmek, hataları yapmaktan vazgeçmek ve eksiklerimizi ikmal etmek zorundayız. Eğer mutlu olmak, ilerlemek istiyorsak bu sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getireceğiz. Bu hafta bunları yazmama sebep, geçen hafta Söke’mizi ziyaret eden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın İlimiz Aydın ve İlçemiz Söke hakkında ziyareti esnasında görüş ve düşüncelerini beyan etmesidir. Dolayısıyla,yöremizi değerlendirmesindeki en son cümle de, şöyle diyor “ Yöremiz için, iklimi çok güzel, burada her şey yetişir.” İşte bu görüşten esinlenerek bir daha diyorum, ( daha önce çok yazdım) Yüce Allah’ın bize lûtfettiği muhteşem bir nimeti olan şu güzel ovamıza ekim yaparken ürün çeşitlemesi uygulayalım ve bunun için bir planlama yapalım. Sadece pamukla yetinmeyelim, toprak analizleri durumuna göre buğday, arpa, nohut, fasulye ve susam gibi duruma göre başka mahsuller de ekelim. Ancak, bunlar da bir plan ve programa göre olmalı ki, her ürün değerini bulsun. Ona göre bir ölçüde ekilmelidir. Birini çok ekip değerini düşürürken, diğerini de az ekip değerini çok yükseltecek bir şekilde  haddi aşırmayalım. Yani, üretici de zarar görmesin, tüketici de, denge ve istikrar sağlanıp muhafaza edilsin. Tabi, hepsi bir planlamaya göre olsun. Evet, bu hafta da bu kadar, sanırım İl ve İlçemizde gündem de bu minval üzereydi. Herkese esenlikler dileğiyle, hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.