TEFEKKÜR – İKTİDAR VE MUHALEFET KAVGASI

MUSTAFA ULUÇAY

İnsanlık tarihi boyunca fikirler, güçler ve inançlar hep çatışmışlardır. Bazen fikirler, bazen güçler ve bazen de inançlar galip gelmiş. Ancak, bunlar tek başına hiçbir zaman başarılı olamamışlardır. Mutlaka bir ikinci ve üçüncü destekleri de olmuştur. Mesela, cesaret, sabır ve birliktelik, bunların yedek kuvvetleridir. Dolayısıyla iktidarı elde edenin de karşısında bir muhalefet edeni eksik olmamıştır. Bunlar insanlığın fıtratında vardır. Şu fani dünyada Hakk, batıl çatışması, bu iki blokta insanların buluşması, bir insanın mü’min olması kadar, münkir olması da bir haktır seçiminden ileri geldiğini unutmamak lazım. Karşılıklı savaşlar, farklı bölgelerde, farklı inançlarla kurulmuş devletler arasında zuhur etmiş bu gerçeklerin önemli göstergeleridir. Toplumlarına ne kadar huzur verdikleri ve ne kadar mutlu ettikleri tartışılabilir. Lakin, burası imtihan dünyası, burada ne iktidar kavgası biter ve ne de muhalefetsiz iktidar olur. Tarih buna hiç şahit olmamıştır. Herkesin bildiği Habil ve Kabil olayı belki bu çatışmaların ilkiydi ve bu çığırı onlar açmışlardır. Arkasından kabileler, milletler ve devletler bu çığırı yol yapmışlardır. Bazen bu Haçlı seferleriyle otobana bile çevrilebilmiştir!.. Evet, buraya kadar ifade etmeye çalıştığımız insanlık camiasının arasındaki anlaşmazlıklar hiç bitmemiş ve bitmiyor. İnsanlık devam ettiği müddetçe de bitmeyecektir. Öyle ki, fikirlerde anlaşamayıp savaşmışlar. İnançlarda anlaşamayıp savaşmışlar ve aralarında birbirini alt etmek için güç savaşları yapmışlar ve halen de yapmaktadırlar. İnsanlığın ilk çağını ve dönemlerini iyi ve doğru bilmiyoruz, o zamanlar mertçe savaşıyorlarmış. İki ordu karşı karşıya gelir, kılıçlar çekilir birbirine girerlermiş, öyle entrika ve kalleşlik yokmuş. Vuran-vurana, kıran-kırana, kim galip gelirse bileğinin kuvvetiyle galip gelirmiş. Hatta, önce her iki ordudan birer cengaver çıkar, birbirlerine meydan okur çatışırlar, güç denemesi yaparlar  ve savaşacaklarsa ondan sonra ona göre meydan savaşı yaparlarmış. Sonra hani derler ya “delikli demir çıktı mertlik bozuldu” bir adım daha ileri atıp “savaş hiledir” diyenler çıktı. Artık bazıları için öyle oldu ki, kim daha çok namert ve hilebazsa savaşı onlar kazanır oldu. İşte Ortadoğu da durum! Bunu desteklemiyor mu? Yaşanan olaylar bu ihanetlerin belgesi değil mi? Adam, ben güçlüyüm diyor, ama gücünü mertçe ortaya koyamıyor. Demek ki entrika ve kalleşlik ahlakı bu adamların karakteri olmuş. Dünyada uygarlık diyorlar, demokrasi, barış ve insan hakları diyorlar. Ama, akla, hayale gelmeyen oyunlarla, ihanet ve sahtekarlıklarla bu dediklerini önce kendileri çiğniyorlar. Sonra da insanlığın karşısına geçip pis-pis sırıtarak demagoji yapıyorlar. Geçen hafta bir Amerikan dış-işler yetkilisi bir bayanın yaptığı gibi. Sevgili okurlarım, işin en kötü ve en çirkin tarafı nedir biliyor musunuz? Batılın güçlü olması ve güçlü oldukları zaman da haklı kabul edilmesidir. Çünkü, bu karakterde olan insan toplumları, güçlü oldukları  veya güçlü kabul edildikleri zaman, kendilerini haklı da görüyorlar. İşte esas insanı kahreden budur. Dünya nüfusunun önemli bir bölümünü ve teknolojinin de belirli bir seviyesini tutturanlar, kendilerini dünyaya hakim zannediyorlar. Aslında bunun ne kadar yeri ve zamanı geldiğinde bir işe yaramadığını tarihte yaşanan olaylarla çok iyi biliyorlar. Biliyorlar ya! Ama, unutkanlık denilen ve kaba bir tabirle bitinin kanlandığını sanan, idraki kararmış vicdan fukaralığına uğramış bu modern insafsızlar, asıllarının, öz yapılarının gereğini böyle şımarıkça ortaya koyacaklar. Çünkü, fıtratlarının gereği bu, inkarını açık etmeleri icap eder. Dedik ya, iman etmeyi seçmek nasıl bir özgürlükse, inkar etmeyi seçmekte bir özgürlüktür. Hakta, hakikatte, doğruluk ve dürüstlükte, her işte ve davranışta adalet üzere olmak, Türk Milleti olarak bizim karakterimiz ve şiarımızdır. Yüce Allah bizi bu yoldan ayırmasın ve bu yolda olan iktidarımızı daim ve kaim eylesin, duamız ve niyazımız budur.  Bu inanç, duygu ve düşüncelerle herkese esenlikler diliyorum, hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.