Son Dakika

• No Posts Found

HAFTANIN YORUMU – KUDÜS YİNE GÜNDEMDE

MUSTAFA ULUÇAY

Dünya dinler tarihinde, siyasi açıdan önemli bir yeri olan Ortadoğu ve Kudüs eksenli politikalar hep insanlığın hareket manivelası olmuştur. Bu hareketin senaryo yazarı ve baş rol oyuncusu da Yahudi olmuştur. Dünyada dinin siyasi kalbini rahatsız ederken, nabzının politik atışlarını da süper devlet tabir edilen emperyalist gücün kulağı ile dinliyor. Sonra, ona göre de harekete geçiyor. Arz-ı mevcut hikayesiyle hedeflediği noktaları ele geçiriyor. Korku fobisiyle de Arap dünyasını kontrolü altında tutup ve hiç durmadan da güç denemelerini devam ettiriyor. Bu hengamedeki sinsi politikalarının yanında, bazı kıpırtıları tahrik ederken, su yüzüne çıkmış fesat hareketlerine de açıktan destek veriyor. Irak’ta kurulmak istenen Kürt devleti Referandumuna bayrağını çekerek desteklemesi gibi. Bütün bunlara kaynak ve güç olan çok önemli bir çalışması var ki, esas şımarıklık çıkışını buna dayandırıyor. Buda bilimde, teknoloji de ve dünya finans sektöründe önemli noktalarda olmasıdır. İşte şimdi bütün bunlara dayanan bir politikayla Kudüs’ü İsrail’in Başkenti yapmak istiyor. Bunun içinde dünyada en çok güvendiği ve dayandığı Ağabisi Amerika Devlet Başkanını öne sürüyor. Aslında bu Ortadoğu çerçeveli, Kudüs odaklı Yahudi hakimiyetini içeren büyük bir teşebbüs. Bu içinde bulunulan pusarıklı havada onlar için kaçınılmaz bir avantajdır. Bunu da kaçırmamak ve bir vurguna çevirmek istemektedirler. FİLİSTİN

SAPAN  TAŞINA  DEVAM  İsrail bu noktaya gelesiye kadar davasına sadakatten hiç ayrılmadı. İslam âlemi ve özellikle İsrail’in çevresindeki Arap kardeşlerimiz, sahip oldukları dinin hedeflerini kendilerine ne kadar dava edindiklerini yıllardır atmaya devam ettikleri sapan taşlarıyla göstermektedirler. Ortadoğu araştırmalarıyla bilinen bir Uzmanın dediği gibi, Arap âlemi “Petro-dolarların” zevki- sefasıyla gününü-gün ediyor. Yani, Arap kardeşlerimizin idari makamlarda olanları modern insan tipi gibi şimdi peresttir ve ânı yaşamaktadır. Bu nedenle de, Ortadoğu devletlerinin dış tehlikeye yönelik ordusu yok, İsrail’le ilgili bir sıkıntısı da yok, bundan dolayı da İsrail Ortadoğu’nun patronluğunu sürdürüyor. Gerçi son olaylar Ortadoğu’yu bir hayli salladı. Ama İsrail’e bu yetmedi, çünkü yahudi’nin son rüyası Kudüs’ü Başkent yapmaktı, Ağabisi Amerika 2017-6 Aralık çarşamba akşamı saat dokuzda bunu tanıdığını resmen dünyaya ilan ederek gösterdi. Gariptir! Bu hengamede sesi çıkmayan biri var, Hıristiyan âleminin lideri Papa. Hani politik ağız kullanılırken Üç  Dinin Kutsal Mekanı Kudüs  deniyor ya! Demek ki öyle değil. Neyse, artık Ortadoğu da bundan sonra farklı bir dönem başlayacağının sinyali verildi. Amerika bu yaptığı İsrail hamiliğini neyin hıncını almak ve kimleri cezalandırmak için yaptı ise bunun kokusu da yakında çıkacaktır. Çünkü, ne zaman barış, insan hakları diyerek bir şey yaptı ise, bunun arkasından neler geldiğini yıllardır görmekteyiz. O zaman, olayın içinde ve yakınında olan Arap âlemi ve dolayısıyla bütün İslam âlemi artık mutlaka uyanmalı, birleşmeli ve bu fitnecilere haddini bildirmelidir. Hatta gönül ister ki Ayasofya’nın ibadete açıldığı minarelerinden çifte ezanlarla ilan edilip bütün dünyaya duyurulsun. Evet, elbette devletimizi idare edenler bütün bu gelişmelerle ilgili ne icap ederse yapacaklardır. Bu ülkenin vatandaşları olarak en kalbi inancımızla buna güveniyor ve inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle ülkemizi yönetenlerin arkasındayız. Bütün mukaddesatımız, milli ve dini değerlerimiz adına Yüce Allahtan bu yolda devlet adamlarımıza başarılar diliyoruz.

BİRAZ DA  YÖREMİZDEKİ GELİŞMELERE BAKALIM

Müftülere nikah kıyma yetkisi artık resmen, resmi gazetede yayınlanmış. İnşallah, resmi nikahın dışında dini nikah aldatmacası artık sona erer. Yani, isteyen nikahını müftüde, istemeyende belediye başkanında kıydırır. Umarım bundan sonra milletimiz bu ikilemden kurtulur. Enteresan bir haber, 2018 yılı buğday ve arpa ekenler şimdiden buğday ve arpa samanlarını satışa başlamışlar. Hayvan üreticileri için önemli bir ihtiyaç olan saman, birkaç yıldır temininde önemli sıkıntılar çekiliyordu. Tarıma çok elverişli bir ülke olduğumuz halde, bazı tarım ürünleri ekilmediğinden, iş ithalata kadar vardı. Öyle ki, geçmiş yıllarda saman da ithal ettik mi bilmiyorum. Bakliyat ithal ediyoruz da, saman ithal etmemiz neden olmasın! Geçen hafta 6 Aralık Çarşamba günü gazeteniz Yeni Söke de manşetten bir haber vardı “Üreticiye tebliğ şoku” diye. Söke Ziraat Odası Başkanı Sayın M. Kemal Kocabaş haberin içeriğinde özetle diyor ki, “ 2017 Yılı bitkisel üretime destekleme ödemesi yapılmasına dair tebliğde yapılan değişiklikle 3 yıl ayni ürünün ekilmesi durumunda 3. Yıl üreticiye destekleme ödemesi yapılmayacağına dair açıklama üreticileri şok etti.” Tebliğin hazırlanmasındaki genelleme de, Sayın Kocabaş’ın değerlendirmesindeki genelleme de yanlış.  Çünkü, bu ovada pamuktan başka ürün ekilemeyecek yerlerde var, pamuk ekilmemesi gereken yerlerde var. Mesela, dağ eteğine yakın Gümelez, Güllübahçe ve Tuzburgazı altı gibi olan arazilerde pamuk yerine Fasulye, nohut, arpa ve buğday ürünleri ekmek pamuktan daha verimli olabilir. Ama, önce bir planlamanın yapılması lazım. Yanlışlardan dönülme temennisiyle bu hafta da bu kadar, Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.