NÜKTEDAN – ASR SURESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Sevgili dostlar, hayat kitabımız Kur’an Hz. Peygamber Efendimize gece inmeye başlamıştır. Bu insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaracağının işaretidir. 23 Yılda inişinin tamamlanması da bir insanın hayatını tamamiyle kuşatmasının ifadesidir. İnsanın hayatının her dönemine ışık tutan, yol gösteren ve çare bulan ayetleriyle, aslında hep insanla beraberdir. Nerde sıkıldı, bunaldı, sıkıştı ve zor durumda kaldı, Kur’an-a sarıldı mı, hemen Yüce Allah’ın yanında olduğunun güvenciyle insan ruhunda bir genişleme hisseder. Çünkü, kâinatın sahibi ve hakimiyle beraber olduğunu eğer unuttu ise hemen hatırlar. İçinde bulunduğu haleti ruhiyeyi sorgular, sıkıntısının nedenlerine yönelir ve hayat kitabı kılavuzuna bakar kurtuluşuna götürecek ayetlere sarılır. Çünkü Kur’anda Rabbimiz, ben insan için lazım olan hiçbir şeyi eksik bırakmadım diyor. Ama, insanda tabi onu, o kendisine lazım olanı bulacak. Eğer hayatını Kur’an ile inşa etmişse lazım olanı bulmakta zahmet çekmez. Onun için, Hz. Peygamberden gerektiği gibi Kur’an terbiyesi almış olan sahabeleri, Asr Suresi inzal olup öğrendiklerinde birbirleriyle karşılaştıklarında veya sohbetten ayrılacakları zaman, bu sureyi okuyorlarmış. Bunun ne zamana kadar devam ettiğini bilmiyoruz. Ancak, şurası bir gerçektir ki, Kur’an-dan kopuşla zamanla oda unutulmuştur. Biz o kadar çok gerilere gitmeyelim, o zamandan sorulmayacağımıza göre, edindiğimiz bilgi ile sorumlu olduğumuz bu zamana bakalım. Bu sureyi, anlamını ve amacını kaç Müslüman biliyor? Üzülmemek için bir oranlama yapmak istemiyorum. Kur’an-ı bilmek ve hakkında bilgi sahibi olmak, sanki sadece din görevlilerinin görevi, Kur’an onlara inmiş ve Kur’an-ı öğrenmek onları ilgilendirir bir teamül toplumumuza hakim. Oysa, her Müslüman’a Kur’an inmiştir, sorumluluk çerçevesi dahilinde her Müslüman Kur’an-ı bilmek zorundadır.  Bilmezse dinini yaşayamaz, bilmezse ahrette sorulduğunda cevap da veremez. Aziz dostlar, Çok önemli dört kavrama dikkat çeken Asr Suresi Mekke’de inmiş Kur’an-ı Kerimin 103. Suresi ve 3 Ayettir. Mekke’de inen birçok Sureler gibi bu Sure’ye de Yüce Allah yeminle başlıyor. Yeminin manası ve amacı müfessirler arasında farklı yorumlanmış. Rabbimiz yemin ettiği şeye dikkat çekerken üzerinde düşünülmesini ve hayattan dersler çıkarılmasını istemektedir. Prof. Dr. Mehmet Okuyan, Allahü tealâ yemin ettiği şeyleri hakkımızda şahit tutmaktadır diyor. Mesela, Surenin ilk Ayeti “Vel asri” Asra yemin olsun demek. Asri kelimesi, asır anlamında yorumlanıyor, yani bir zaman kavramı söz konusu, ama Arap dili ve edebiyatına göre, kelimeye farklı anlamlar verilebiliyor. Söz konusu zaman olunca, ikinci Ayet bu zamanın yaşanılan zaman, kişinin yaşadığı zaman, bir asırlık bir zaman, ikindi namazının vakti gibi zamanlar olduğu düşünülebilir. Çünkü, hepsi insanı ilgilendirir zamanlardır. İşte bu asra yeminden sonra ikinci Ayet “İnnel insane lefi husrin” Anlamı şöyle: ( İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir.) Evet, insanı ilgilendiren zamanın, insan için bir hursan içinde geçmesi hiç şüphesiz mümkündür. Yani, zamanı kazanmak ve yararlı bir şekilde değerlendirmek insanın elindedir. İnsan, bu zaman içinde en büyük zarara uğrar. O nedenle insan, zarara uğramamanın yolunu tutacak ve o yolda yapması gerekenleri yasalarına ve kurallarına uygun yapmaya çalışıp gayret gösterecektir. Onlarda işte o, insanı zararlardan kurtaracak  olanlar da üçüncü ayette geçmektedir. Ayetin orijinal metni “ İllellezine âmenu va amilussalihati ve teva savbil hakkı ve teva sabbissabri” Anlamı: ( Ancak iman edip Salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.) Yani, zarara uğramayanlar bunlardır. Yarın ahrette aleyhlerine veya lehlerine şahit tutulacak olan zaman böyle kıymetli  bir kavramdır. Bunu, Müslüman yaşamı boyunca hiçbir an unutmamalıdır. Değerli dostlar, insan için dünyasını aydınlatıp, eşyaya bakışını ve olayları değerlendirişini farklılaştıran iman bilinci, ayni zamanda Cennetin kapılarını açacak anahtardır. İmanda kemale ulaşan ne dünyada ve ne de ahrette ümit ettiklerinden zevale uğramaz. İman nuruyla akleden kalp, strese mağlup olmaz. Salih ameller işler, işini, ibadetini Allah’ın rızasını kazanmak için yapar.  Keza, Allah’ın yasak ettiklerinden de ayni inançla uzak durur. Günahlarından da tövbe eder, hayat kitabı Kur’an-ı Kerimin çizgisinden dışarı çıkmaz, Hz. Peygamberin örnekliğinde dinini yaşar. Müslüman için Salih amelin değeri, ayni kıratta olmayan hiçbir iş ve davranışla, maddi kıymet arz eden hiçbir değerle mukayese edilemez. Salih amelin kıymet ölçüsüyle hiçbir amel ölçüşemez. Çünkü, Salih amelin değerini Yüce Allah taktir ediyor. Onun için, Salih amel mukayese götürmez bir değer ifade etmektedir. İnsanı hüsrana, zarara uğramaktan kurtarıyor, bu, şu demektir; İmanla işlenen Salih amel insanı hem dünyevi ve hem de uhrevi kazançlı çıkarıyor. Dünyevi kazancı, kimseden bir minnet beklememek kalbi rahatlığı ile Allah-ın rızasına odaklanmak. Uhrevi kazancı da ebedi Cennet mutluluğu elde etmektir. Evet, İman ve Salih amelden sonra üçüncü kavram “ Ve teva savbil hakkı” geliyor. ( Hakkı tavsiye etmek ) Hakkı tavsiyeye Kur’an-ı anlatmakla başlamak lazım. Çünkü, Hak, çok geniş kapsamlı bir kavram, hak, hakikat, adalet, doğruluk, dürüstlük bu muhtevanın içine girer. İnsanlara bunları tavsiye etmek-önermek, tabi bu tavsiyenin arkasında İman ve Salih amel var. Çünkü, hakkı önermek için, hak odaklı bir hayat olmalı, tavsiyeyi desteklesin. Dördüncü kavram da “Ve teva savbissabri”  (  Sabrı tavsiye etmek ) le Asr Suresi son buluyor. Sabır demek, önce değerlerine sıkı-sıkıya sarılmak demektir. Çünkü, sabır, değerlerini savunmaya denir. Yoksa, sabır, zillet ve meskenete sabretmek demek değildir, sabrın manası bu değildir. Bu nedenle Hz. Peygamber buyuruyor:  “Cennet zorluklarla çevrilmiş, Cehennem de arzularla çevrilmiştir. Zorluklara tahammül, arzulara gem vuracağız ki Cennete girebilelim.” Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.