Son Dakika

• No Posts Found

OSMANLI’DA KURA KANUNU

Harika DurnaOsmanlı İmparatorluğunda askerlik alanındaki yenilikler yapılmaya başladığında 1844 yılına kadar geçen sürede asker almada uygulanan yöntem oldukça sert ve kaba idi. Hükümet gereksinim duydukça padişahın emriyle valilerden, bölgelerinden askerliğe elverişli olanlardan istenilen miktarda toplayıp göndermelerini isterdi. Bu görevliler istenilen askerleri halk arasından zorla seçerlerdi. Eşit haklara dayanmayan, kayırmalara elverişli olan bu yöntem hoşnutsuzlukların gün geçtikçe artmasına neden oldu.1843 yılında ordu yeniden düzenlenirken kura ile asker alınacağı belirtilmiş ancak bunun nasıl olacağı ayrıntılarıyla saptanmamıştı. Avrupa Devletlerinde askerliğin herkes için zorunlu bir hizmet olarak görülmesi ve kura ile asker alma yöntemi 1814 yılında ilk defa Prusya da uygulama alanına konulmuştur.

1846 yılı başlarında Darı Şurayı Askeri de yeniden ele alındı. Bir yasa tasarısı hazırlanarak Meclisi Valayı Ahkâmı Adliye ye sunuldu. Mecliste yapılan görüşmeler sonunda kesin şeklini alan kanun padişah onayından sonra 1847 yılında yayınlanarak yürürlüğe konuldu. 1869 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. Bu tarihte bazı değişiklikler yapılmış, yerine geçecek yeni kura kanunu ise ancak 1886 Ahzı Asker Kanunnamei Hümayunu adı altında çıkarılarak yürürlüğe konulmuştur. Kanunun birinci faslı 13 maddeden oluşmaktadır. Kanunnamenin ikinci faslı askerlik hizmetinden istisna ve muaf olanları belirlemektedir. On dördüncü bentten yirmi üçüncü bende kadar olan maddeler bu konuya ayrılmıştır. Kanunnamenin üçüncü faslı, 24¬¬, 27 bentlerini kapsamaktadır. Kuradan bir yıl için muaf tutulanların, her yıl kuraya katılacakları, yirmi altı yaşına kadar bu işlemin sürdürüleceği ve benzeri konuları içermektedir. Dördüncü fasılda ise isimlerine kura isabet edenlerin isterlerse bedel vererek hizmetten kurtulacakları ve bunun şartları saptanmıştır. Beşinci fasılda ise kura işleminin ayrıntıları saptanmıştır. Askerliğin Müslüman halk için vatan borcu olduğu, dinimizin de bunu buyurduğu önemle vurgulanmıştır. 1844 yılı mart ayından itibaren bütün imparatorlukta oluşturulan beş ayrı ordu için ayrılan bölgelerin her birinde asker alımının kura ile yapılacağı, ismine kura isabet etmeyenlerle ilgili yapılacak işlemler, askerlikten muaf tutulacakların uyacakları kurallar, bedelli askerliğin şartları ve nasıl uygulanacağı ve gönüllü askerliğin ne anlama geldiği, nasıl uygulanacağı ayrıntılarıyla hükme bağlanmıştır. Kura kanunu   şöyle uygulanmıştır.

Muaflar ayrıldıktan sonra kuraya katılacakların sayısı 150, o kazadan askere alınacakların ise 25 kişi olduğunu kabul ederek kura çekime işleminin nasıl yürütüleceği örnekle açıklanmaktadır. Buna göre; kuraya katılmaları gerektiği halde firar edenlerin 5 kişi olduğu düşünülerek, bu sayı 25’ten çıkarılacak, geriye kalan yirmi kişi 150 aday arasından kura ile ayrılacaktır. Bunun için dört köşe 150 kâğıda kuraya katılacakların isim ve künyeleri defterdeki kayda uygun olarak yazılacak, bu kâğıtlar katlanarak birer zarfın içine ayrı ayrı konulacak, zarfın ağzı kapatılarak boş bir torbanın içine atılacaktır. Bu torba kaza müftüsüne verilecektir. Aynı şekilde dört köşe yirmi kâğıda da ‘asker oldum’ yazılacak geri kalan 130 kâğıt boş olarak katlanıp ayrı ayrı zarflara konularak ayrı bir torbaya atılacaktır. Bu torba meclis üyelerinden birisine verilecektir. Müftü uygun bir dua okuduktan sonra, elindeki torbanın içindekileri iyice karıştırıp içinden bir zarf çıkaracak, açıp isim okuyacaktır. İsmi okunan aday ileri çıkıp kura torbasından bir zarf çekecek, açılıp bakılacak, ‘asker oldum’ yazısı ise bir tarafa ayrılacak, değilse gitmesine izin verilerek ismi üzerine ‘boş çekti’ yazılacak. Bu işlem yüz elli kişi bitinceye kadar sürdürülerek tamamlanacaktır. Bulunmayanların yerlerine vekilleri ya da köy muhtarları kura çekecektir.  Bir adamın iki oğlu birden kuraya dâhil olup ikisine de kura isabet etmesi adilane olmayacağından hangisine önce çıkmışsa onun askere alınıp öbürünün bırakılması, kuradan çıkarılması gerekir. Bu işlem yapıldığında nefer sayısının azalmaması için yeniden bir kâğıda daha ‘asker oldum’ ibaresinin yazılıp kura torbasına atılması lazımdır.

Kura işlemi tamamlandıktan sonra alınacak yeni askerler toptan meclis huzuruna çağrılacaklar, kendilerine kanunun on birinci bendi okunarak anlamı açıklanacaktır(kuraya katılamayıp firar edenler vali ve kaza yöneticilerince nerede yakalanırlarsa derhal askere gönderilecek, bunlara ayrıca bir ceza verilmeyecektir. Ancak, kuradan sonra firar eden olur da ele geçirilirse derhal birliğine sevk edileceği gibi, altmış değnek vurularak cezalandırılacaktır.). Beş yıl hizmet edecekleri, işleri çıktığında bu süre içinde kendilerine izin verileceği, 25 yaşına gelinceye kadar isimlerine kura isabet etmeyenlerin de mutlaka askere alınacakları, bunun bir din ve devlet hizmeti olduğu iyice vurgulanacaktır. Ana-babalarını görmek ve bazı işlerini yoluna koymak için kendilerine yirmi gün izin verildiğini, yirminci gün kendi kendilerine kaza merkezine gelip toplanırlarsa gidecekleri alayda daima hürmet görecekleri, şeytana uyup da süre bitiminde gelmezlerse, ele geçirildiklerinde hakların da ‘asker firarı’ işleminin yapılacağı, gittikleri alaylarda itibarlarının olmayacağı,  başlarına bir yere gönderilmeyecekleri kendilerine anlatılacaktı. Ayrıca görevlerinde başarılı olurlarsa yüce rütbelere ve çeşitli mükâfatlara nail olacakları, anlayabilecekleri bir dilde açıklanacaktı. Daha sonra her birine teker teker yemin ettirilecektir. Din ve devlet hizmetinde beş yıl asker oldukları, şimdilik yirmi gün izinli sayıldıkları kendilerine söylenecek ve evlerine gitmelerine imkân verilecekti. İsimlerine kura çıkanlar, yerlerine ‘bedel’ vermek isterlerse kendilerine tanınan yirmi günlük izin süresi içinde, istenilen nitelikte birini bulup yirminci gün kaza merkezine getirip teslim edeceklerdir. Bu süre içinde bedel bulamayanlar askere alınacaklar; ancak üç ay içinde yerlerine hizmeti görecek birini bulurlarsa kendileri salıverilecekti. Kaza merkezinde sevk için toplanan erlere gidecekleri yerin uzaklığı hesaplanarak yolluk verilecektir.

Her ordu ayrılan bir kaç eyaletten oluşan ‘daireler’ saptanmış, her yıl orduların ihtiyaç duydukları yeni erlerin sayısı üç ay kadar önceden belirlenerek 15-25 yaşları arasındaki o bölgeler halkının nüfus defterlerinden sayıları saptanmakta, istenilen asker sayısı nüfuslarına göre kazalara teslim edilerek belirlenmekte, padişahin bilgisine sunulup onayı alındıktan sonra kura gününe bir ay kala her kazaya, sancak ve vilayete bildirilmekteydi. Her ordu dairesi bir kaç kur’a dairesine ayrılıyor, kura çekilmesi için her bir dairede üst rütbeli bir subay görevlendiriliyordu. Yanına bir mümeyyiz, birer katip, bir hekim ve zabit memuru veriliyor, vardıkları kazada hâkim, müftü ve yöre ileri gelenlerinden bir kura meclisi oluşturuluyor, askerlik çağına gelmiş olanlar çağrılarak içlerinden muaf ve istisna olanlar varsa onlar ayrılıyor kalanlar için kura çekiliyordu.

İstanbul halkından ya da ilmiye sınıfı ile kalemiye ve mülkiyeden kapucubaşı ve müderris, hacegan rütbesinde olanlar, memleket müftüleri, bazı şeyh ve dervişlerle memuriyetleri vekil ile idare ettirilemeyen imam ve hatiple müezzin ve kayyumlar, vücutça askerlik hizmetini yerine getiremeyecek sakatlıkları olanlar, uzun süre iyileşemeyecek hastalar, ulema ve meşayihzadeler ile medreselerde bulunan talebe-i ulumdan kura meclisinde imtihan olunarak başarılı görülenler, yetmiş yaşına varmış ve ya Onbeş yaşına girmemiş olanlar, hasta birine, dul bir kadına bakan fakat ondan başka bunu yapacak kimsesi olmayanlar, evinde yalnız olanların kuraya katılmamaları uygun görülmüştür.  Kuraya dahil olmayan ve ismine kura isabet etmeyenlerden gönüllü yazılmak isteyenler bedence sakat olmamak, 18-32 yaşları arasında olmak, tersane ve kale topçusu için ayrılan yerler hakkından ve kötü işlerde çalıştırılmış olmamak koşuluyla asker olabilirlerdi Beş yıllık zorunlu askerlik süresini bitirip terhis olmaya hak kazananlar içerisinde gönüllü olarak tezkere bırakıp askerlik yapmak isteyenlerden erlere onbaşı, onbaşılara çavuş, çavuşlara ‘mülazim-i sani’ rütbeleri verilecekti. Ancak, bir üst rütbeye yükseltilmelerine yetenekleri elverişli olmayanların maaşlarına zam yapılacaktır.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.