Son Dakika

• No Posts Found

TEFEKKÜR – IRAK-SURİYE VE SINIR MESELEMİZ

MUSTAFA ULUÇAY

Dünyanın en yoğun siyasi ve ekonomik hareketleri çağlar boyu hep Anadolu ve Ortadoğu tabir edilen bu bölgelerde yaşanmıştır. Mesela, bundan bir asır önce 1. Dünya harbi yaşandı hareketlilik bittimi? Bitmedi, 1.Dünya harbinin yoğun hareketliliği durdu, ama Müslümanların olduğu coğrafyada hareketlilik durmadı. Bu arada 5 yıl süren bir 2. Dünya savaşı yaşandı, lakin o savaşın yaşandığı ülkelerde savaş sonu hareketlilik durdu, o ülkelerin içinde bölünmeler olmadı. Ancak, 1. Dünya harbini çıkaranlar durmadılar, nerde Müslüman var orada hareketlilik ve huzursuzluk var ettiler. Yani, Hıristiyan âleminin haçlı saferleri farklı boyutlarda, entrika ve düzenbazlıklarla hiç durmadan buralarda devam etti. Bazen bu tutumlarını pervasızca, egoist bir şımarıklık içinde itiraf da ettiler. Evet, durmayan bu sömürgeci güçler, İslam âleminde fitne-fesat hareketleri çıkarmayı sürdürdüler ve sürdürmeye de devam ediyorlar. Sonra da o ülkelere demokrasi ve barış götüreceklerini söylediler ve o ülkelere girip yönetimlerine müdahale ettiler. İşin garibi bu alandaki oyunlarında da o ülkenin insanlarını kullandılar. Öyle ki, şimdi ayni ülkenin insanları birbirlerini katlediyorlar.  Bu yetmiyor, ayrıca özel olarak yetiştirdikleri bazı ajan ve terör militanları ile örgütler kuruyor ve kurdurmayı sürdürüyorlar, Adeta bu terör örgütleriyle devlet içinde çete devletler kurmaya ve onları desteklemeye başladılar. Bu duruma müdahale eden devletimize de onları saldırtıyorlar. Böylece böl, parçala yut veya daha rahat yönet ve sömür politikalarını uyguluyorlar. Bunlar bir asır önce aralarında anlaşarak Osmanlı İmparatorluğunu yıkıp Ortadoğu da bu emellerine ulaşanlardır. Bunlar bununla da yetinmiyor ve durmuyorlar, maddi çıkarları için arada bir o harita üzerinde kurdurdukları ülkeler palazlanmasın diye tepelerine biniyorlar. İşte uzun bir zamandır Ortadoğu coğrafyasındaki Arap âlemi bu perişanlığı yaşıyor.

Gerçi, bu sadece Arap âlemi ile sınırlı değil, Pakistan, Afganistan gibi başka ülkeler de var, onlarda ayni o sömürgeci güçlerin pençesinde mücadele vermekteler. Dolayısıyla doğu ve güneydoğu Anadolu’da bizde  bu emperyalist devletlerin art niyetlerinden kaynaklanan hesaplarından zarar görüyoruz. Örneğin, uzun bir süredir Irak ve Suriye sınırlarımızda  yaşanan olaylar, yukarıda ifade ettiğimiz çıkar odaklarının fitne-fücur hareketleridir. Sınır komşularımız olmaları dolayısıyla bize de zararları dokunuyor. Devletimizde haklı olarak elbette bu yaşananlara seyirci kalamaz ve kalmıyor. Devlet adamlarımız ülkesini ve milletini koruyup kollamak için bu şer odaklarına müdahale etmektedir. Dışarıdan dost görünüp, içten sinsi düşmanlıklarını sürdüren o emperyalist güçler ise, bu şer odaklarını her türlü destekleriyle öne sürüyor ve menfur emellerine onlarla ulaşmaya çalışıyorlar. Bunları gayet iyi tanıyan devlet yöneticilerimiz, onlara gereken cevabı da gerektiği gibi veriyor. Bu ihanet yuvalarını içerde ve dışarıda yok etmeye çalışıyor. Başta PKK olmak kaydı ile ne kadar bize karşı odaklanmış çete ve örgüt varsa bunların kökünü kazımaya da kararlı. Bizde Türk milleti olarak destekliyoruz. Afrine yürüyen ve adına “Zeytin dalı harekatı” denen bu mücadele haklı ve gereklidir hedefine ulaşması için duacıyız.  Yüce Allah Muaffak eylesin, yar ve yardımcıları olsun. Yüce Milletimiz maddi ve manevi gücüyle onların her daim arkasındadır.

Tavşana kaç tazıya tut diyen zihniyet süper güçmüş, süser güçmüş! Onların sıkıştı mı ne köser! Güç olduğunu bu millet çok iyi biliyor. Kore Savaşının Kunuri cephesi harekatında kimlerin bozguna uğrayıp, kimlerin direnişi ile zaferin kazanıldığını o süper güç babaları da çok iyi biliyorlar. O nedenle, Türk milleti olarak bizim korkumuz yok ve endişemiz de yok. Devlet adamlarımızın dediği gibi biz davamızda haklıyız, haklılığımızı o ihanet şebekelerine Allah’ın izniyle tescilleteceğiz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve bütün devlet erkanı, bu harekata her türlü imkanlarıyla destek veren milletimiz, şahsi teveccühlerini de yaşlısı ve genciyle askerimizin geçtiği yollara çıkıp göstermektedirler. Bunu idrakten yoksun olan pörsümüş kalpler, kim olurlarsa olsunlar, hakkın tokadını yemeye mahkumdurlar. Çünkü, bunu anlamanın onlar için başka yolu yok. İnşallah, o keser döner sap döner ve bir gün gelip hesap döner gerçeği tahakkuk eder ve o menfur emeller artık hepsi suya düşer. Irak ve Suriye’yi yönetenler ve bütün İslam Âlemi devletleri bir an önce uyanır ve kendilerine gelirler ve küfre karşı birlikte hareket etmenin önemini kavrarlar. Çünkü başka kurtuluş yolu yok. İslam Âleminde fikirde birlik, eylemde birlik, fende ve bilimde birlik bir an önce harekete geçmeli ve bu dağınıklığa son verilmelidir . Herkes devletinin başında dursun, ama küfrün karşısında birlik ve beraberlik içinde olsun. Bu duygu ve düşüncelerle bütün Müslüman kardeşlerime esenlikler diliyorum.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.