Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN – İSLAM DİNİNDE İMAN VE AMEL

Sevgili dostlar, dinimiz İslamiyet açısından gerektiği kadar bir bilinçlenme içinde olmadığımızın idrakindeyiz. Bunu çeşitli vesilelerle toplum hayatımızda zaman-zaman itiraf ettiğimiz oluyor. Bu da eğitim sistemimizin gerektiği gibi dinimizi öğrenmemizde sorumluluğunu yerine getiremeyişindendir.  Gerçi, dinimizce kişisel sorumluluğumuz da vardır. Ancak, sosyal bir varlık olmamızdan dolayı, sorumlularımız olduğu için böyle bir kişisel hakkımızda vardır. Bu nedenle, temel eğitimden itibaren Kur’an merkezli bir planlama, kademe-kademe bir programlama olsa sanırım mesele hallolur ve belirli bir çizgide gereken bilinçlenme sağlanır. Yaş ve gelişim durumuna göre imanda bilinçlenme, amelde (eylemde) hareketlenme paralel, at başı gider, çelişki ve uyumsuzluğa fırsat verilmez. Dinimizde her yaşta, her zaman ve her ortamda dini sorumluluğunun bilincinde olmak her müslümanın görevidir. Ancak, bu sorumluluğu ve görev bilincini insana, yine kendisi gibi insanlar verecek, ama onlarda bu konuda gerektiği gibi donanımlı ve liyakat sahibi kişiler olacaklardır. Eğitim ve öğretimdeki görev sınırını ve çizgisini de aşmayacaklardır. Bu çalışmayı temelden, tepeye zirveye, dinin iki temel ilkesi iman ve amel çerçevesinde, yaşanılan hayatın içinden örnekler verilerek yapılması gerekir. Hayatın madde ve manasını ihtiva eden iman ve amel bilinci, kişinin ömrünü kuşatmaktadır. Yaratıklar içinde, kendisini, çevresini ve yaratıcısını düşünen, soruşturan ve bilinçlenme çabası veren insandır. Buda, iman ve amel bilinci çerçevesinde cereyan eder. Bu bilinci programlamak hayat kitabı Kur’an-ı Kerimle olacaktır. Çünkü, insanın yaratılışı Kur’an-a göre programlanmıştır. Bu nedenle Kur’an hükümleri insana yabancı değil ve yaşamına da ters düşmez.  Bu program ayni zamanda insanın yaratılış fıtratıdır. Bu fıtratı amacına yönelik yönetmek, insanın iradesine ve aklına verilmiştir. İnsan hayat kitabı Kur’an-ın kılavuzluğunda bu yönetimi sağlayacaktır. İman ve ameli, insan, yaşam gerçeğinin ömür süreci içinde bilimsel bir çerçevede, yaşam evrelerinin ve dönemlerinin seviyelerine uygun bir şekilde yönetecektir. Çünkü, din insan içindir, insan din için değildir.

Aziz dostlar, iman ve amel dinimizde iki temel kuraldır. Hayat bunların çerçevesinde yaşanır. Ancak, Müslüman bunların her ikisiyle bilinçlenmek zorundadır. Çünkü, İslam dini, ilim dinidir, akıl, mantık ve bilimsel gerçeklere dayanır. Eğer, bunu tarikatçı ve tasavvufçular hurafelerle efsaneleştirmeye kalktılarsa, burada dinin kabahati ne? Kabahat dini bu noktalara çekenlere aittir. Bir de, her bilim adamı bunu böyle kabul etmiyor ve dini bilimsel gerçeklerin dışında tutuyor, pozitif ilim başka, fizik ve meta-fizik başka diyor derseniz! Bence de o da başka! İmtihan dünyası burası, bir şeye herkes ayni noktadan bakmıyor. Kimisi, Şeytanın bak dediği yerden bakıyor. Elbette hepsi ayni görmeyecektir. Çünkü, baktığı yer önemli. Nerden baktığına bakmak lazım. Evet, dünyada inançsız insan var mıdır? Asla! İnançsızlık insanın tabiatına aykırıdır. İnançsız insan yaşayamaz, ya delidir veya deliye yakındır, yahut da delirmesi yakındır. Ne var ki, yanlış şeylere inanır, yanlış inanır, imanında şirk ve şüphe vardır. Ama hiç imansız değildir. İmanıyla problem yaşasa bile, onu kesin olarak terk edemez ve dışlayamaz.  Ayni zamanda iman veya inanç bir güven meselesidir. Çeşitli şekillerde insan hayatında yer alır, yerine göre insana güç ve cesaret verir. İnsanın dayandığı, güvendiği bir merci, bir güç ve kendisinden kat kat fazla bir kudrete ve kuvvete sahip birine inandığı her zaman olmuştur ve olacaktır. Bir noktada inanmak, inançlı olmak insanı rahatlatır, içten dışa yansıyan bir güç verir. Çevresine ve dünyaya farklı bakar, korku denen mefhumu arkaya atar, ileriye ümitle bakar ve yaşama cesaretle atılır.  Amelde, imanın güç kaynağıdır. Amele tutunmayan iman var mıdır? İnandıkları ve amel olarak yaptıkları İslam dini ölçülerine uyarsa, bu mü’mindir, müslümandır. Eğer uymuyorsa İslam dininin dışında  herhangi bir dindendir. O olmuş bu olmuş fark etmez, çünkü hakikat tektir, eşi yoktur. Batıl çoktur, eşi ve benzerleri de boldur ve doludur.

Değerli dostlar, iman ayni zamanda bir bilinç meselesidir, keza amelde öyle, oda bilinçsiz olmaz. İlim dini olan İslamiyeti doğru bir şekilde yaşamanın yolu budur. İmanın iki boyutu var, biri soyut, diğeri de somut; soyut olan beş maddeden oluşur. 1- Allah’a iman. 2- Meleklere iman. 3- Kitaplara iman. 4- Peygamberlere iman. 5- Ahiret gününe iman.  Ayrıca, bu maddeler üzerinde doğru bir iman sahibi olmak için bilinçlenmek gerekir. Somut iman ise, amel etmek, eylemde bulunmaktır. Ancak, bu amel veya eylemlerin gereklilik, ihtiyaç, ibadet ve sosyal ilişkiler açısından farklı boyutlarda olmasıdır. O nedenle yerine, zamanına, önemine ve ortamına göre yapılmaları gerekir. Dolayısıyla amelin imanla direk ilişkilendirilenleri iki kısma ayrılır. 1- İbadetler. 2- Salih ameller: Salih ameller, herhangi bir iş ve davranış olmak kaydı ile yapılan eylemlerdir. Bunlar, sadece ve sadece Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak için yapılanlardır. Bu ne demektir? Bu, insana veya herhangi bir canlıya yapılan iyilik, yardım ve dayanışma, o iyilik yaptıklarından, yardım ettiklerinden ve dayanışma içinde olduklarından hiç bir karşılık veya ücret  beklememek ve almamaktır. Karşılığını veya ödülünü sadece Allah’tan istemek ve O’nun vereceğine inanmaktır. İşte bunun adı da Salih ameldir. Cennete girmenin belgesi iman ise, cennette sunulacak nimetlerin  karşılığı da Salih amellerdir. Onun için Yüce Allah mü’minlere, hayırda, güzel ve yararlı işlerde yarışın diyor. Buna, eşyanın hakikatini arayan fizikçi, kimyacı, matematikçi, fenci, felsefeci, astro-fizikçi ve diğerleri hepsi, insanlık yararına çalışıp çaba gösteren herkes dahildir. Öyle birinin dediği gibi, Müslüman boş zamanlarında bol-bol nafile namaz kılacak, tesbih çekecek demekle mü’minleri uyutmak değildir. Birde bu saçmalığını Sahabeyle perçinlemeye kalkmak daha bir gaflettir ve hamakattir. Mü’min imanda güçlü, amelde öğünçlü, iki günü birbirine denk olmayan, yararlı işler yapan hayırlı bir insandır. Ne mutlu! İlmi ile âmil olan Müslümanlara diyor, herkese esenlikler diliyorum.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.