Son Dakika

• No Posts Found

TEFEKKÜR – İNSANIN AŞIRILIKLARA MEYLETMESİ

MUSTAFA ULUÇAY

Akşamları televizyon ekranlarının haber saatlerinde  dolandırıcılık haberleri hiç eksik olmuyor. Hele bir-iki tanesi var ki, çok büyük meblağlarla, binlerce insanın aldatıldığından bahsediliyor. Dolandırılanlar bağırıp-çığırırken, dolandıranlar yüklü paralarla yurt dışına kaçıyorlar. Gavur dostlarımıza sığınıyorlar, onlarda bunları bize vermiyor. Mesela, Fetö olayı, toplanan himmet paralarıyla, Pensilvanya da yaşıyor. Çok götürdüğü için vermiyor diyorlar. İyide ondan az götürenleri de vermiyorlar. Örneğin Hakan Şükür, hadi onu da geçelim Söke de bir Ilgın Kuyumculuk ve Coşkun Ticaret diye iki dükkan sahibi vardı, yıllar önce birçok vatandaşın parasını dolandırıp kaçtılar. Gidiş o gidiş yakalandıklarını duymadık. Bu işin arka yüzü, bunun birde ön yüzü var. Diyorlar ki, dolandırıcılar dolandırdıkları insanlara fazla kar payı vereceklerini vaat ederek bu işi yapıyorlarmış. İnandırıcı olmak için, ilk etapta iyi para veriyorlarmış, tabi daha fazla toplamak için. Külliyetli miktarda topladıklarında da kaçıyorlarmış. İşte bu günlerde bu tür  dolandırıcılık revaçta özellikle de Çiftlik Bank! Süt Bank! Gerçi daha başka dolandırıcı şebekeleri de var, internetle dolandıranlardan tutun çeşit çeşit entrikalarla insanlar dolandırılıyor. Örneğin, zaman-zaman cep telefonlarımıza polisten mesajlar geliyor, kendilerini polis, savcı gibi tanıtanlar bir takım düzenbazlıklarla insanları aldatıyorlar, Emniyet bunlara kanmayın ve bize haber verin diyorlar. Ama, yine de aldanan ve dolandırılan insanlar oluyor. Demek ki, dolandırıcılar taktik değiştiriyor ve başka-başka senaryolar üretip insanları kandırmaya devam ediyorlar. Bu gidişe köklü bir çözüm yok mu? Önce, insanlar bu çirkin yola neden giriyorlar? Bu sahtekarlıklara ve kanunsuzluklara neden tevessül ediyorlar? Ahlakları bozuk, Allah korkusu yok diyorlar. Doğrudur: İyi de, bunların ahlakları neden bozuluyor, Allah’tan neden korkmuyorlar? Kanunlar yetersiz, eğitim sistemi yetersiz ve yaşam standartları da dengesiz, sosyal adalet de gerektiği gibi işlemiyor diyorlar. Bunların hepsinde gerçeklik payının olmadığını söyleyemeyiz. O zaman, yetkililer bu duruma ciddi el atmalılar, çare bulmalı ve konularının uzmanlarıyla bu ahlaksızlığı ve yolsuzluğu önlemelidirler.  Bu dolandırıcılık olaylarının oluşumunda başka yönlerde var.  Mesela, kâr payı ve iştahı arttırıcı fazla kâr payı meselesi! Gerçi, bu iddiaların doğruluk derecesini bilmiyoruz.  Ama, hiçte asılsız olmasa gerek. Öyle ki, bazılarını normal kâr tatmin etmiyor, serbest piyasada yapılan alış-verişteki kâr oranını da az bulanlar var. O yüksek kâr oranı vaadine kanıyorlar. Bunların dışında bir iddia daha var, deniyor ki, adamın parası var veya ufak-tefek tasarrufları oluyor onları değerlendirmek istiyor, bankaya veremiyor faiz var, evde tutamıyor hırsız var, ne yapsın? Bilmeyerek böyle sahtekarlara, dolandırıcılara paralarını kaptırıyorlar. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan arada bir faiz lobisine de çatıyor. Ama, bu konuda atılan bir adım ve göze görünür bir icraat yok. İstanbul Süleymaniye Vakfı Başkanı  Sayın Prof. Dr. ekibiyle faizsiz ekonomik bir sistem kurmaya talip. Yıllardır ben bunun çalışmasını yapıyorum, bir çok devletin davetine katılıp bu konuda konferanslar verdim ve birlikte çalışmalarda bulunduk ve bu faaliyetlerimiz devam ediyor diyor. Ama, ülkemizin yetkili ve etkili kurumlarından bu konuda şimdiye kadar ciddi bir davet almadım diyor. Hani derler ya, mum dibine ışık vermezmiş. Acaba o ata sözünün anlamının gadrine mi uğruyoruz? İnşallah bu alanda da gerekenin yapılması için Sayın Cumhurbaşkanımızın delaletiyle çalışmalar başlar. Bu düşünce ve ümitlerle  herkese esenlikler diliyorum. Hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.