Son Dakika

• No Posts Found

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞ FELSEFESİ

Latif Yalçın
Emekli uzm. Tarih Öğretmeni

İnsanlığın tarihinde bir çok idare şekli yer almıştır. İlkel komünal toplumlarda ihtiyaçlar ortaklaşa karşılanırdı. İnsanların nesli çoğalınca ve çeşitlenince idare edilmesi de zorlaştı, karmaşıklandı. Teokrasi, Aristokrasi, Monarşi, Oligarşi bu siyasal rejimlerden bir kaçıdır. Daha sonraları Cumhuriyet ortaya çıkmıştır. 1876 Fransız İhtilalinden sonra Cumhuriyet ilan edildiyse de doğal olarak fazla sürmedi. Karmaşık savaşlar birbirini izledi ve 20. yüzyıl başlarında sistem dünyaca kabul gördü. İngilizce Republic, Arapça Cumhur sözcükleri sistemin adını belirler, kısaca ‘Halk Yönetimi’ demektir.

Cumhuriyet tüm dünyada ‘Milliyetçilik’ fikri ile beraber ortaya çıkmıştır. Çok uluslu imparatorluklardan benzer yaşam ve düşünce, ideal birlikteliklerine sahip ulusal devletlere doğru bir devinim başlamıştır. Milliyetçilik, ırkçılık ve faşizmi aynı kefeye koymamak gerekir. Birisinde soy, ırk ve onun üstünlüğü esası diğerinde ortak yaşam isteği ve düşüncesi ön plandadır. İmparatorlukları bir arada tutan genellikle din faktörü ve askeri güçtür. Ekonomi ise gizli belirleyici faktördür.

Osmanlı İmparatorluğu son zamanlarda gelişen milliyetçilik ve muasırlaşmak fikirlerine uyum sağlayamadı. Bir çok ulus ayaklanarak kendi devletini kurmaya karar verirken, Türk Ulusu, özellikle Anadolu halkları yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Sırp, Yunan, Bulgar, Arap, Ermeni kendi devletleri için savaşırken Türk unsurlar, özellikle batıdan desteksiz kaldıkları için Anadolu’dan da atılma tehlikesi altına girdiler.

Osmanlı’nın Batılaşma çabaları gecikince ve yetersiz kalınca çağdışı kurumların da direnmeleri mümkün olamadı ve devlet emperyalistlerce işgale başlandı. Osmanlı’nın güzide subayları kalan toprakları kurtarmak için mücadele başlattılar. Henüz mücadele sürerken Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal’le röportaj yapan Mashar Müfit Bey’in gelecekte nasıl bir resim kurulacak sorusuna Mustafa Kemal “Cumhuriyet” sözüyle yanıt vermişti. Henüz ne ordu vardı, ne başkent vardı, ne İstiklal Marşı vardı ama “Cumhuriyet” düşüncesi o zaman bile netlikle kafasındaydı Paşa’nın. Manastırda okurken Fransızcasını geliştirdi ve devrimi en ince ayrıntısına kadar analiz etti Mustafa Kemal. Millet kavramı ve Ulus kavramını dile getirirken asla ırkçılığa dayandırmadı onları. Birlikte yaşama isteği ve ideal birliğini esas aldı hep…

Türk Milleti’nin yapısını iyi biliyordu Cumhuriyeti tercih ederken bu  yüzden adaptasyonunun kolay olacağını biliyordu Atatürk. Diğer imparatorluklarda olmayan kurultay gibi kavramlar Türk İmparatorluklarında hep  vardı. Çünkü demokrasiyi temsil ediyordu o kavramlar aynı zamanda.

Atatürk, Cumhuriyeti hep demokrasi kavramıyla beraber ele almıştır, aslında bir çok partinin kurulmasına bizzat aracılık yapmıştır ama bir türlü başarılı olamamıştır şartlar gereği.

Cumhuriyetin olmazsa olmazları; milliyetçilik, sosyal devlet anlayışı ve laikliktir bana göre. Milliyetçilik ırkçılık değildir. Fikir ve ideal birlikteliğidir. Laiklik tüm din ve cemaatleri bir arada tutan ve birbirine egemenlik kurmasına izin vermeyen bir unsurdur. Dine karşı değildir, tam aksine tüm din ve cemaatlara eşit uzaklıkta duran bir üst kurumdur devletimizde.

Sosyal Devlet ise devletin halkı, milleti için var olduğunun en temel direğidir aslında. Milletin en temel gereksinimlerini sosyal devlet yerine  getirmek zorundadır. Bireylerce yerine getirilemeyen gereksinimler sosyal devletçe sağlanır. Bu bakımdan uranyumundan şekerine kadar millete ait gereksinimleri satmaz, milleti başkalarına muhtaç etmez Cumhuriyet idaresi. Özellikle eğitim ve sağlıkta, madencilikte ulusal politikalar izler Cumhuriyet idaresi. Ne vahşi kapitalizmi ne de kominizmi temel alır Cumhuriyetimiz. Kurulum ayarları bu temel kodlamaları içerir ve ileriye dönük çağdaş bilimsel ve felsefeye dayanır Türkiye Cumhuriyeti.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.