NÜKTEDAN – MİRAÇ KANDİLİ GELENEĞİ KUTLAMASI

Sevgili dostlar, dini kültür hayatımızda uyguladığımız birçok teamül gereği etkinliklerimiz var. İşte onlardan bir tanesi de Miraç Kandili’dir. Bu, Kur’an da geçen İsra olayı sonrası vukuuna inanılan Miraç olayıdır. İsra Suresine adını veren ilk ayet İsra olayını anlatır Miraç’tan söz etmez.  Ayetin mealen Türkçe anlamı şöyle:  “Bir gece, kendisine ayetlerimizden/kâinatın işleyiş kanunlarından bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Allah, noksan sıfatlardan uzaktır. O, işitendir, görendir.” Şimdi, adı Kur’an-la sabit olan İsra gecesi-kandili olması gerekirken, adı Kur’an da kaydı olmayan Miraç Kandili olarak meşhur oluyor. Olayın bir enteresan tarafı bu, neden acaba İsra olayı dillendirilmiyor? Ama, Miraç’la ilgili o kadar çok bilgiler veriliyor ki, akıllara zarar. Yüce Allah “Gece yürüyüşü”  olarak bildirdiği bu ayetteki olayı, yorumlayanlar Peygamberimize Cennetten bir Burak getirip üzerine bindiriyor ve yolculuğu o Burak üzerinde yaptırıyorlar. Bunda bir garabet yok mu? Yüce Rabbimiz yürüttük diyor, birileri çıkıyor Burak adında bir binekle götürüyor. Neden? Yol çok uzak, yürümekle bir gecede gidip-gelmek mümkün değil diye mi düşündüler dersiniz! Tabi birde oradan Miraca çıkma olayı var, demek ki onuda hesaba katmışlar! Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı Hocanın Yeni bir anlayışın ışığında Kur’an-ı Kerim Meali kitabından aldım İsra Suresinin ilk ayeti olan ve İsra Olayını anlatan ayetin mealini. Başka Kur’an meallerine de baktım, bazı tefsirlere de baktım. Bu İsra olayına “Gece yürüyüşü” anlamı veriliyor, ama (Esra) yürüttük kelimesi birçok meallerde geçmiyor. Birde bu yürüyüşün önemli bir amacı var, Yüce Allah bu yürüyüşte Peygamberimize “Bir takım ayetlerimizi gösterelim istedik” diyor. Burada , Bayraktar Hoca/Kâinatın işleyiş kanunlarından bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya yürüttüğünü söylüyor. Bu yürüyüş nasıl bir yürüyüştür diye üzerinde duran ve düşünen yok. Bayraktar Hoca (Kâinat işleyiş kanunlarının bir kısmından bahsediyor.) Bu yeryüzünde yaşanan bir seyri temaşa!

Aziz dostlar, Miraç olayı ile ilgili rivayet, tevatür ve teaccüpler bir kenara, o abartı ve İsrailiyattan alıntı bir takım anlatıların Peygamber efendimiz Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselama mal edilebilir mi? Aslında, İsra olayı ayrı bir zamanda, Miraç olayı ayrı bir zamanda meydana geldiğini işin uzmanları ifade etmektedirler. Birleştirip, kutlanmasına iki ikibuçuk asır sonra başlanıyor. Hz. Peygamber zamanında ve sahabe zamanında böyle şey yapılmıyor ve ifade ettiğimiz gibi asırlar sonra bu tür kutlamalara başlanıyor. Birileri çıkıp ne var bunda insanlar, namaz kılıyor, Kur’an okuyor, dua ediyor, tövbe-istiğfarlar yapılıyor, insanlar bir araya geliyor kaynaşma, sohbet ve muhabbetler oluyor, fena mı yani diyorlar. İyi de bunların bir çoğu bir araya gelip toplanmaları hariç, müslümanların her zaman yaptığı şeyler. Sonra, insanlarımız doğruların etrafında toplanmalı ve ayni şeyleri tekrarlamak için değil, yeni bir şeyler yapmak için olmalı. Bu konuda da farklı gündemler oluşturmalıdırlar. Mesela o gece yürüyüşünü bilimsel manada meydana gelen gelişmişliğin verileriyle fizik kurallarını, meta-fizik kurallarla çözümlemenin bir yolu var mı, onu soruşturmalıdır. Bu yerde yürüyüşün, yeryüzünde işleyiş kanunlarının bir kısmını göstermek için Mescid- Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya Peygamberimizi  Yüce Allah’ın götürdüğünü söylüyor. Dolayısıyla, Mescid-i Aksa’nın da çevresinin mübarek olduğunu bildiriyor. Lakin, geri dönüş hakkında, nasıl dönüldüğü bildirilmiyor.

Değerli dostlar, İsra olayı böyle geçtiği ifade ediliyor. Ancak, Miraç olayı ile irtibatlandırılınca, bazı malumatlar ekleniyor ve müthiş bir mizansen ortaya çıkıyor. Peygamberimiz, Mescid-i Aksa’ya gelince olağanüstü şeyler başlıyor, hemde öyle ki hepsi olağanüstü, hiç bir olay yok ki, olağan ve normal olsun. Orada bazı peygamberlere namaz kıldırıyor, Hz. İsa’nın göğe çıktığı taşın üstünden göğe çıkacak, taş arkasından geliyor, dönüp taşı durduruyor, taş havada kalıyor, sonra altını dolduruyorlar, ama adı Muallakat’ı seb’a olarak kalıyor. Peygamberimiz göğe çıkışa birinci katta Hz. Âdem’den izin alarak yukarı doğru bazı peygamberlerle karşılaşacak– uzatmak istemiyorum bu olayı çok dinlediğinizi bildiğim için– yanında Hz. Cebrail adlı melekle Peygamberimiz bu yoculuğu  yapıyor. Sema da öyle bir yere Sidretil Münteha’ya geldiklerinde Hz. Cebrail ben buradan ileri geçemem diyor ve orada kalıyor. Hani Mevlitte de geçiyor ya, “Yürü kim meydan senindir bu gece, sohbeti sultan senindir bu gece!” Şairin hayal hanesinin coştuğu ve edebiyat musluğunun sonuna dek açıldığı övgüler ifadesiyle artık Peygamberimiz Yüce Allah’la haşa! Sohbete dalıyor ve alacağını alıyor, göreceğini görüyor, müthiş bir bilgi ve görgü zenginliği ile geri dönüyor. Ama, yolda Hz. Musa önünü kesiyor, beş vakit namazla ilgili serüven. Geçen hafta bahsetmiştim onun için geçiyorum. Ve geri yatağına döndüğünde Peygamberimiz bakıyor ki, yattığı yer daha soğumamış. Burada, tek bir şey söleyeceğim, ateis ve deisler çoğalıyormuş, ya ne olmasını bekliyordunuz? Haftaya buluşmak üzere hoşça kalınız.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.