Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN – DÖRT SORUYA DÖRT CEVAP

Sevgili dostlar, islam âlemi vahyin diriltici, aklettirici, sorgulayıcı, düşündürücü, ilimde ve fende üretici olmaktan uzaklaşmanın cezasını çekmektedir. Asırlardır hiçbir buluşa, icada ve keşfe imza atmamanın ezilmişliğini yaşamaktadır. Bu konuda istisnaları  ayrı tutuyor, genellemeye bakıyor ve hali serencamımızı seyrediyoruz. Görüyorsunuz! O kadar çok ermişimiz ve evliyamız var ki, türbelerden, kutup, gavs ve mürşitlerden geçilmiyor. Ama, hiç birinin bilimde ve teknikte bir icadını, keşfini ve buluşunu görmedik. Bakıyoruz ki bunlar, insanları kendisine, kerameti kendinden menkul davranışlarıyla bağlıyor, mücedditlik iddiasına giriyor, saf zihinleri idlal ediyor, icatsız muçitlik kahramanlığı sürdürüyorlar. Kimisi, dinde hesap kesme, mürted ve zındık ilan etme ukalalığı ile, kendinde bir güç veya bir sulta evham etmekte. Sağa-sola lanet ve beddualar yollamaktadır. Kimisi de kendisini ermişlik, evliyalık  dokunulmazlığına sokup kutsayarak, inançlarını istismar ettiği bir takım cahil ve cühela ile, hain ve gayri-müslimleri arkasına alarak, vatanına ve milletine düşmanlık yapmaktadır. Bazıları da bunaklık alâmetinin hafiflik ve dengesizlik halleriyle, kendi kumandasını kaybetmiş, evinin yolunu bulmakta sıkıntı çeken, yaşının acuzeliğiyle, başkalarına akıl vermeye ve yol göstermeye kalkanlar var, onlara da dikkat etmek ve elinden tutup evinin bir köşesinde oturmasını zikir ve tesbihle meşgul olmasını sağlamalıyız. Artık din adına hikaye, menkıbe, keramet ve bir mürşide kayıtsız, şartsız teslimiyet tavsiyeleri dinleme zamanı geçmiştir. Kur’an-ın sözünü dinleme  ve onun akleden kalp uyarısına kulak verip uyma zamanıdır. Dini kaynağından öğrenme ve yaşama zamanıdır.

Aziz dostlar, hayatını, aklını, fikrini, zihnini ve bir ömür yaşam mesaisini Kur’an-a vermiş,  her ayetinin metnini ve anlamını hıfzına almış ve zihnine kaydetmiş, sorduğun suale anında ayetle cevap veren din alimlerimiz var artık. Mehmet Okuyan, Mustafa İslamoğlu, Abdülaziz Bayındır, Bayraktar Bayraklı ve Caner Taslaman gibi. Kur’an-ı–Kur’an-la tefsir eden, ayeti-ayetle cevaplayıp yorumlayan, Aklın, mantığın, fen ve felsefenin ve Kur’an-daki din dilinin inceliklerinin özünü, kendi içinde ve muhtevasında hikmetlerine vakıf, ilim, bilim ve fikir adamlarımız var ve canla başla çalışmaktadırlar. Kendi asli ve sıradan kıyafetleriyle, toplumun içinde, toplumdan biri olarak bu çabalarını sürdürüyorlar. Kendilerine farklı bir kıyafet biçip, üstün bir vasıf ve değer atfeden, bilmem kimlerin himmetine dayanıp, kendinde üstün bir güç vehmeden akıl, idrak ve iz’an fukaralarının, toplumdan ayrıcalıklı inanç ve düşüncelerine zerre itibar etmeyen, hatta onlarında hakka-hakikate ulaşıp, gerçekten hidayete ermelerini Yüce Allah’tan dileyen bu cefakar, fedakar ve vefakar insanlar takdire, desteğe ve saygıya layıktırlar. Bunların yazdıkları okunmalı, söyledikleri dinlenmeli ve kendileriyle istişareler edilmelidir. Dinde aklı dışlayan, müstakil düşünmeyi, yasaklayan ve mutlaka birine yaslanmayı şart koşan ve toplumu dinin yönetmesini değil, kendilerinin dini ve toplumu yönetmesini isteyen ve bu yöne insanların beynini yıkayanlara ve kendi düşüncelerine şartlandıranlara fırsat verilmemelidir.

Değerli dostlar, Muhterem Mehmet Okuyan Hocanın bir dersinde dinlemiştim. Gençlerin din dışı bir takım deis, teis ve ateis gibi akımlara kapılmalarının nedenini açıklıyor ve anlatıyordu. Bu konuda dört soruya cevap bulamadıktan sonra, bu akımların önüne geçemezsiniz diyordu. O dört soruyu da şöyle sıralamıştı 1- Âdem Aleyhisselamın yaratılışı ve insanlığın çoğalışı. 2- Kadercilik. 3- Hidayet vermek. 4- Kadın hakkında sıkıntı yaratan bir takım bilgilerin tashih edilmesi. Bu soruların cevaplarıyla ilgili, yukarıda bazılarının adlarını zikrettiğim, o ilim adamlarımızın ve daha adlarından söz etmediğimiz birçok ilim adamlarımızın çalışmalarında kaydettikleri bu dört soruyla ilgili cevaplarımız ve değerlendirmelerimiz olacaktır. Tabi, daha fazlasını öğrenmek isteyenler onların yazdıkları eserlerini okur ve İnternet de videolarından konferans ve sohbet konuşmalarını dinleyebilirler. Şimdi bir giriş yapıp ileri doğru devam etmeyi düşündüğümüz bu sorularla ilgili  yazımıza başlayalım. İlk soru Hz. Âdem’in yaratılışı ve insanlığın çoğalışı. Öncelikle ifade edelim bu konuda referansımız Kur’an-ı kerimdir. Çünkü, Yüce Rabbimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselama vahyettiği ve Peygamberimizinde bize  tebliğ ettiği din Kur’an da bildirilen İSLAM DİNİ’DİR. Diğer peygamberlere vahyedilen kitaplara da iman ediyoruz. Ancak, o kitaplar Kur’an gibi yazılıp korunmamıştır. Şimdi din kitabı Tevrat ve İncil olarak ellerde dolaşanların asliyeti çoğunlukla değişmiş, ekler, ilaveler, değişim ve yorumlar yapılmıştır. Onun için Kur’an-ı Kerim tek, aslı değişmemiş gerçek vahye dayanan Allah kelamıdır. Böyle olduğu ilk anda yazılıp korunmasındandır. İnşallah haftaya devam etme ümidiyle hoşça ve dostça kalınız.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.