Son Dakika

• No Posts Found

NÜKEDAN – 4 SUALE 4 CEVAP VERMEYE DEVAM -2-

Sevgili dostlar, geçen hafta 4 suale 4 cevap konu başlığımıza giriş niteliğinde bir değerlendirmeyle makalemize başlamıştık. Bu hafta ilk soruyla konumuza giriyoruz.  Âdem’in yaratılışı ve insanlığın çoğalışı nasıl oldu?  Bu konuyla ilgili bizim dayanağımız müracaat kaynağımız ve referansımız Hayat kitabımız Kur’an-ı Kerimdir. Diğer fikirlerinden istifade ettiklerimiz son dönem din âlimlerimiz Kur’an ve Evrim Kitabıyla Mustafa İslamoğlu ve Kısa surelerin Tefsiri ile Prof. Dr. Mehmet Okuyan v.d. Tabi birde kendi adımıza anlayıp idrak ettiklerimiz. Uzun bir zaman okuduğum dini kitaplar, Kur’an meali, Tefsir ve Hadis kitapları dahil, Âdem’in yaratılışı, eşinin yaratılışı ve insanlığın ikisinin sulbünden çoğalışı ile ilgili verilen bilgiler hep kafamı kurcalamıştır. Şimdiki neslin bu durumu reddedip dine soğuk durması, bazılarının ise karşı tavır alması ve yanlış yollara sapması, açıkça ifade edeyim ki bende de bir ukde olarak uzun bir süre mevcuttu. Sonra, yukarı da ifade ettiğim din âlimlerimizin  delaletiyle gerçeklere vakıf olup o sıkıntılardan Allah’ın izniyle kurtuldum. Bu nedenle neslimize, bütün zamanların kitabı olan Kur’an-ı Kerimi zamanımıza okuyan ve tefsir eden âlimlerimizin yazdıklarını okumaları ve söylediklerini de dinleyip düşünmelerini tavsiye ediyorum. Allah’ın herkese verdiği aklı herkesin kullanmasını ve özellikle müslümanlar artık kendi akıllarını çalıştırması ve düşünme yoluna girmesi gerekir inancındayım. Çünkü, Yüce Allah Kur’anın da insana aklını kullanmasını ısrarla tavsiye ediyor ve aklını kullanmayanların üzerine pislik atacağını Yunus suresi yüzüncü ayetinde çok açık ve net olarak bildiriyor. Düşünün! Yüce Allah kendi ayetleri üzerinde düşünmemizi söylerken, başkalarının yazıp söyledikleri üzerinde hayda-hayda düşünmemiz gerekmiyor mu?

Aziz dostlar, Yüce Allah Kur’an-ın da bir çok yerde insanın yaratılışından bahseder. Ancak, hiçbir yerde “İlk insan” tabirini kullanmaz. İnsanın maddi-fiziki yapısının oluşumunu merhale-merhale anlattığı yerler var. Buralar da bazen Beşer ifadesini de kullanıyor. Ama, her ikisi için topraktan yaratıldığını ve toprağın çeşitli özelliklerine dikkat çekiyor. Toprağın, balçık-çamur halini, yapışkan, konsantre oluşunu ve bir çömlek veya seramik gibi çın-çın öter halde olabileceğine kadar farklı hallerinden bahseder. Ancak, biz ona ruhumuzdan üfledik ifadesinden sonra, akıl, irade, vicdan, bilinç ve tefekkürden söz ederken hep insan lafzını kullanıyor. İlim, iman, imtihan, hesap günü, cennet ve cehennem konularında hep insan muhatap alınıyor. Bütün bunları dikkate almak gerekmektedir. Şimdi bu noktada, Kur’an-ın 2. suresi Bakara’nın 30’ncu ayatine bakalım. “Rabbin meleklere (Ben yüryüzüne halife tayin edeceğim) demişti; melekler, ‘orada buzgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz’ dediler; Allah “Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi. Şimdi, bu ayet üzerinde biraz aklımızı çalıştıralım. Rabbimiz, yeryüzüne halife nasbedeceğini Meleklere söylüyor  ve bu olayı bize vahyettiği Kur’an da bildiriyor. Bu önemli bir bilgi, yeryüzüne bir halife, “Ca’ilune” tek kişi ve erkek olduğu üzerinde çok müfessir ittifak ediyor. Mustafa İslamoğlu aslında bu kelimenin böyle anlaşılması yanlış diyor ve devam ediyor. İnsanlar atalarıyla anılıyor  Türk, Ari, Sami, Mudar kavim ve kabileleri gibi Âdem de tüm insan soyunu sembolize ettiği için insan neslinin tümüne delalet eder diyor. İslamoğlu 2 Cilt olarak yazdığı Hayat Kitabı KUR’AN gerekçeli meal-tefsir kitabının 1. cilt Bakara suresi 30. ayet meali ve dip notunda. Sayfa 14-15 de bu duruma açıklık getirip dikkat çekiyor.

Değerli dostlar, ben Mustafa Hocanın mealinin bu konuda doğru olduğuna inanıyorum, benim aklıma yattı. Yeryüzüne halife tayin edilmesi, bunun Âdem nesli olması mantığa da uygun. Sonra, yeryüzünün boş olmadığı da meleklerin ifadelerinden anlaşılıyor. Yeryüzünde fesat çıkaran ve kan döken bir toplum var, öyle anlaşılıyor ki, bu toplumun yeryüzüne halife yapılması hoş karşılanmıyor. Ama, Yüce Rabbimiz onlardan bir Âdem nesli oluşturup ve müteakip 31. Ayette meleklere gösterip “ Ve Âdem’e tüm isimleri öğretti, bunun ardından onları meleklere takdim etti  ve dedi ki, ( Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini Bana bir bir haber verin! ) 32. Ayet de “ Melekler cevapladılar: (Sen tek otoritesin, bizim Senin bize öğrettiğinden başka bir ilmimiz olamaz; yalnızca Sensin her şeyi tam bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden” dediler. Demek ki, Yüce Allah o kan dökücü ve fesat çıkarıcı toplumdan bir Âdem nesli oluşturuyor ve onları yeryüzüne halife yapıyor. Bunun bir süreç içerisinde gerçekleştiğini İnsan suresinin birinci ayetinden anlıyoruz. Rabbimiz insan suresinde bu süreci şöyle ifade ediyor. İnsan suresi 1. Ayet mealen: “ İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz uzun bir zaman geçmemiş midir?” Evet, geçmiştir, meleklerin ifadesiyle “kan dökücü ve fesat çıkarıcı” tabir edilen o toplumdan bir insan nesli “Âdem” sembolik ismiyle oluşturulmuş, meleklere tanıtılmış ve bu nesle tazim gösterilmeleri istenmiştir. Parantez içinde ifade edelim, bu kan dökücü ve fesat çıkarıcı nesil sonra ortadan kaybolmuş ve onlardan Kur’an da hiç bahsedilmemiştir. Evet, Şeytan hariç bu nesle gereken tazim de gösterilmiştir. Şeytanı da Allah bu saygısızlığından dolayı lanet edip rahmetinden kovmuştur. İnşallah haftaya devam etmek dileğiyle hoşça ve dostça kalınız.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.