Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN – 4 SUALE 4 CEVAP VERMEYE DEVAM -4-

Sevgili dostlar, Hz. Âdem Cennet güzeli bahçeden, imtihan sırrının ilk adımıyla dünya âlemine geçti. Ama hatasının üzüntüsü ve mahcubiyetiyle Allah’a tövbe edip bağışlanması için yalvardı-yakardı. Yeryüzünde ömrünün geri kalan kısmını, geçici bir yaşam alanı olan ve bu süreçte tadımlık bir haz alacak olduğu dünya da insan neslinin içine girdi. Yüce Allah onun tövbesini kabul etti. Bununla ilgili ayet şöyle: 37. Ayet mealen “Âdem, Rabbinden emirler aldı; onları yerine getirdi, Rabbi de bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.” Dünya cenneti o güzel bahçeden Yüce Allah Âdem’le birlikte eşini ve şeytanı çıkardı. Bu olayla da ilgili ayet şöyle. Mealen: 38. Ayet “İnin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzelmeyeceklerdir dedik.” Yeryüzünde Yüce Allah Âdem’e Peygamberlik görevi verip ona vahyetmiştir. 10 Suhuf olarak ifade edilen bir kitap verilmiş ve buna uyanlar ve Hz. Âdem’in peygamberliğini kabul edenler için korku olmadığı ve yarın ahirette de üzülmeyecekleri bildirilmiştir. Yani, Âdem insanlığın ilk ümmeti olan toplumunun başına geçmiş, onlara Allah’ın ayetlerini tebliğ etmiş. Netice: 39. Ayette şöyle noktalanıyor. Mealen “Küfre saplanıp kalanlara ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar ateşin yoldaşıdırlar: onlar orada temelli kalıcıdırlar.” Aziz dostlar, Kur’an-ı Kerimin Ayetleri’nin ışığı altında buraya kadar insanı ve Âdem’i anlatmaya çalıştık. Kur’an dışından bu konuya adapte edilen çok hikaye ve menkıbeler var. Özellikle İsrailiyat ve Hıristiyanlık’tan alıntılar, semavi kitaplara dayandırılarak, Tevrat’tan ve İncil’den-dir diyerek Kur’an tefsirlerine geçen, Hahamların, Rahiplerin ve birde Tasavvuf Ulusu kişilerin hayal mahsulü tevatürleri çoktur. Örnek olarak benim hatırladığım ve gördüğüm kitaplar, Tarihi taberi, Karadavut, Envarül Aşıkın ve Fütühatı Mekkiye gibi ve hatta onları bile gölgede bıkaracak bir takım tabakat kitapları vardır. Prof. Dr. Bekir Karlıga’nın bir televizyon konuşmasında dinlemiştim. Manastırlarda bir takım Rahipler özellikle savaş ve barış zamanları için menkıbeler üretirlermiş. Bazı hocalardan dinledim, çok eskilerden binlerce yıl öncesinde dünyada normal insanın yanında, anormal yaratıkta iri cüsseli ve acaip bir fiziki yapıda insana benzeyen varlıklar varmış. Bunlardan biri Hz. Nuh zamanına kadar yaşamış, Nuh’un gemisinin ağaç aksamını ormandan o getirmiş, adı Avcupni Unik imiş, Öldüğünde bir kaburga kemiğinden Fırat Nehri’nin üzerine köprü yapmışlar. Çünkü, o kadar iriymiş ki, denizde tuttuğu balıkları güneşte pişirirmiş, denizlerin derinliği dizine bile çıkmıyormuş!.. İshak peygamberin bile böyle olmasa da, anormal iri yapılı Hıyız adında bir oğlu varmış. Mış, mış! Evet, Kur’an, akla, mantığa, düşünmeye ve araştırıp, soruşturmaya çok büyük önem verirken bu saçmalıklara itibar edecek değiliz.

Değerli dostlar, Kur’an da yaratılışla ilgili ayetleri iyi ve doğru okumaya ve üzerlerinde düşünüp, araştırmaya özen gösterelim. Konumuz insan nesli olduğuna göre, buraya kadar yazdıklarımızı özetliyorum. Yüce Allah yeryüzünde beşer tabir ettiği bir tür yaratmış, bu, fesat çıkarıcı ve kan dökücü türü, insana tekamül ettirip, ruh, akıl, irade, vicdan ve bilinç vermiş ve yeryüzüne Halife nasbetmiş. Âdem nesli olarak bunları vasfetmiştir. Bu, Beşerden, insana dönüştürdüğü Âdem neslini daha önce Ayeti kerimelerle tanıtmaya çalıştık. Bakara ve insan suresinden örnekler verdik. Burada, insan suresi ile ilgili biraz daha ayetlerle bilgi vermek istiyorum. İnsan suresinin 1. Ayeti’ nde mealen: “ İnsanoğlu var edilip bahse değer bir şey olana kadar uzun bir zaman geçmemiş midir?” Demek ki, Yüce Allah o kan dökücü ve fesat çıkarıcı beşerden insana dönüşümü uzun bir zamana yaymış. Bu konuda aklı çalıştırmak ve düşünüp araştırmak için olayı soruyla sorgulamaya yöneltmiştir. Bu ayetin ardından gelen ayette de Âdem’in bir anadan-babadan geldiği bildirilmektedir. 2. Ayet şöyle mealen “Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır. Yani, yeni tabirle Âdem döllenmiş bir yumurtadan yaratılmıştır. Evet, 3. Ayet de mealen şöyle: “Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.” Nesline Peygamber olan Âdem Aleyhisselam insan neslinin ilk peygamberi ve bizimde ilk atamızdır. Haftaya 2. Sorunun cevabında buluşmak niyeti ile hoşça ve dostça kalınız. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.