Son Dakika

• No Posts Found

TEFEKKÜR – MESCİD’İ AKSA VE DÜNYA SİYASETİ

MUSTAFA ULUÇAY

Hz. Süleyman peygamberle başlayan Mescid’i Aksa eksenli dünya siyaseti, Hz. Davut ve Hz. Zekeriya Peygambere kadar peygamberler çerçevesinde devam etti. Hz. İsa’nın peygamberliğinde Yahudiler isyan etti ve Mescid’i Aksa’da da iktidar değişti. Putperest Romalıların hakimiyeti başladı. Romalılar Milâdi 325 te Hıristiyan olduklarını iddia etseler bile, gerçek İncil’i uygulamadılar ve Hz. İsa peygamberi tanrılaştırıp şirke girip putperestlikte karar kıldılar. Bu durum Hz. Ömer’in Mescid’i Aksa’yı fethi ile son buldu. Dolayısıyla Kudüs uzun bir süre İslam hakimiyetinde kaldı. Ama müslümanlar bölünüp- parçalanınca ve birbirleriyle savaşıp güçten düştüklerinde Mescid’i Aksa, yani Kudüs yine Hıristiyanların eline geçti ve Kudüs Krallığı kurdular. Bu Krallık 1187 Yılında Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethiyle son buldu. 1914’de başlayan 1. Dünya savaşı sonuna kadar Kudüs Osmanlı imaparatorluğunda kaldı. Sonuçta, Osmanlıyı yıkan Hıristiyan âlemi Kudüs’ün statüsünü de değiştirdi. Bu hengamede Kudüs’ün yakınına göç etmeye başlayan Yahudiler, orada giderek güçlendiler, öyle ki, Filistin’li araplarla iç-içe bir hayat sürüyorlardı. Yahudi para gücü ile devletleşti, Filistin ise bir devlet kuramadı. Çünkü, İsrail bütün dünya Yahudileriyle iş birliği içinde iken, Filistin’e çevresindeki Araplar bile destek vermediler. Bu durumdan yararlanan Yahudi Arz-ı Mev’ut (vaat edilmiş topraklar) ideali ile, genişleme politikasını sürdürdü. Buna en büyük destek hamisi Amerika oldu. Yani, Hıristiyan âlemi. İşte son zaman Amerika’nın pervasızlığı, Yahudiyi iyice şımarttı yaptığı katliamlar bunu ıspatlamaktadır. Demek ki, dünya siyesetinin güç odağı yine Mescid’i Aksa’da kendisini gösterdi. Mesela, Kudüs’le ilgili güç dengesi gelişmelerine baktığımız zaman, ilginçtir! Kudüs’e hakim olan dini inanç ve düşüncenin dünyada da söz ve hüküm sahibi olduğunu görüyoruz. Ancak, o coğrafya da ve dünyada yaşananlar, Kudüs’ün hakimiyeti Müslümanların elinde olduğu zaman değişiyordu. Filistin ve çevresinde barış, huzur, güven ve mutluluk hakim oluyordu. Tarihe objektif bir şekilde baktığımız zaman bunu görebiliyoruz. Çünkü, Kudüs ve çevresi tarihin çeşitli dönemlerinde putperest ve müşrik Roma İmparatorluğu işgali altında iken Tapınak Şovalyeleri ve inanç savaşları dolayısıyla dökülen kanların haddi-hesabı yoktu. Ama, ne zaman ki Kudüs Müslüman hakimiyetine girmiş kan ve fesat durmuş ve ortama barış egemen olmuştur. Mesela, 600 yıllık Osmanlı Türk hükümranlığında o mübarek topraklarda huzur ve barış vardı. Yahudi, Hıristiyan ve müslüman Mescid’i Aksa’da ibadetini yan-yana yapabiliyor, hiç bir ciddi huzursuzluk çıkmıyordu. Dolayısyla o zamanın şartlarında orası sakin ve kavgasız bir halde idi. Müslüman Türk’ün din, insanlık ve adalet anlayışı Allah’ın izniyle oraya bu imkanı sağlıyordu. Ta ki İspanya’dan sürülen Yahudileri, Fatih Sultan Mehmed’in Osmanlıya kabul etmesine kadar o coğrafyada ve ülkede fitne-fesat yoktu. Lakin, Yüce Allah’ın Kur’an da hainliklerinden dolayı lanetlediği Yahudi, Osmanlıya sığınınca boş durmadı İstanbul, İzmir ve Selanik’te daha çok odaklaşarak, zihniyetlerinin icabı çok geçmeden hemen fitne-fesat hareketlerine başladılar. Sabatay Sevi adında bir Yahudi kendisini dinlerinde beklenen Mesih olduğunu ilan etti. Bu şayia hemen ülkede yayıldı ve bazı huzursuzluklar oldu. Osmanlı buna müdahale etti ve bu gurup Sabatay Sevi başta olmak kaydı ile güya! Müslüman oldular. Halk arasında bunlara dönmeler dendi, içlerinde gerçekten samimi olarak birkaç dönme hakiki müslüman olmuş. Ama, çoğu hem eski inancını korumuş ve hem de camilere giderek namaz kılmış ve müslüman görünmüştür. Bunlardan zamanla Osmanlının devlet hizmetine girenler ve önemli mevki ve makamlara yükselenler olmuş. Hatta içlerinden biri Şeyhulislam olup dini temsil noktasının zirvesine çıktığı araştırmacılar tarafından kaydediliyor. Yani, Osmanlının yıkılışına bunlarında hizmeti oluyor ve Çanakkale savaşında Yahudiler bir Katır Bölüğü ile İngilizlerin safında yer alıyorlar. Bu Yahudiler 1. Dünya savaşı sonunda başta İngilizlerin de yardımıyla  Fistinde bir devlet kuruyorlar. Ondan sonra da artık işte durum ortada, huzursuzluk, katliamlar kan ve gözyaşı. Allah akıbetimizi hayreylesin. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.