Son Dakika

• No Posts Found

Ramazan Sayfası – 20

MUSTAFA ULUÇAY

HZ.  YUSUF  PEYGAMBERİN  KUR’AN’DAKİ KISSASSI   -1-

Toplumumuz içinde Hz. Yusuf Peygamberin kıssasından çok bahsedilir. Lakin, yarım-yamalak, hatalı ve alınması gereken ders açısından yoksun sıradan bir hikaye gibi anlatılır. Oysa, bu kıssa ile ilgili Kur’an da müstakil bir sure var, adı Yusuf Suresi 13 küsur sayfa ve 111 Ayet. Bu sure çok müthiş bir aile dramını bütün ayrıntıları ile anlatmakta ve aklını çalıştıranlar için ibretler ve dersler sunmaktadır. Bu bir Peygamber ailesidir 12 tane oğlan çocuk, içlerinden bir tanesi var ki farklı, ileride oda peygamber olacak. Ama,peygamber olasıya kadar başından çok olaylar geçiyor. En başta aile içinde temayüz eden farklılığı babasının özel ilgisine mazhar olurken, kardeşlerinin de hasetliğine düçar oluyor. Peygamber olan babası çocuklarının farklı karakterlerde olduğunu bildiği için, bu oğluna ağabeyleri olan kardeşlerinin zarar vermeklerinden korkuyor. Ama, hepsi birlikte yaşayan bir aile olduklarından bu oğlunu kardeşlerinin zarar vermesinden koruyamıyor. Babasını ona gösterdiği özel ilgiyi çekemeyen diğer kardeşleri onu kör bir kuyuya atıyor, babalarına kurt yediğini söylüyorlar ve uyduruk bin kan lekesi bulaştırdıkları gömleğini de veriyorlar. Evet, özetleyerek ifade etmeye çalıştığım bu ailevi dram, dikkat çekici yönüyle devam ediyor. Bu nedenle bu sure mutlaka akleden bir kalple okunmalı ve olaylar üzerinde düşünülmelidir. Bir kervan tarafın kuyudan çıkarılan ve Mısırlı birine az paraya satılan Hz. Yusuf, satın alanın evinde delikanlı çağına gelince, ev sahibinin eşi Yusuf’a göz koyuyor, Yusuf ona yüz vermiyor ve kadının iftirasına uğrayıp zindana atılıyor. Yüce Allah Yusuf’a olayların ve rüyaların yorumlanması Vahyediyor ve peygamberlik veriyor. Allah’ın mesajlarını tebligata zindanda başlıyor, rüya görenlerin rüyalarını tabir ediyor aynisi çıkıyor ve bu arada  o çevreninde Kralı olan onu zindana attıran kadının kocası bir rüya görüyor, kimsenin tabir edemediği o rüyayı tabir ediyor ve Kral da onu zindandan çıkarıyor kendisine sekreter yapmak istiyor. Yusuf maliyeden sorumlu Bakan olmak istiyor ve Kral da onu o makama oturtuyor. Kral öldükten sonra onun yerine Kral oluyor. Kıtlıktan sıkıntı çeken ailesinden kardeşleri, ondan buğday satın almaya geliyorlar, onları tanıyor ve istedikleri buğdayı veriyor ve ücretini de eşyaların arasında geri gönderiyor. Diyor ki, bir daha gelirken en küçük kardeşlerini getirmelerini, yoksa bir şey vermeyeceğini söylüyor.  Onlarda bir daha gelişlerinde en küçük kardeşlerini getiriyorlar, bu sefer Hz. Yusuf o kardeşini yanında bıraktırıyor ve sonra bütün aileyi sarayına davet ediyor ve onlarda geliyorlar. Neticede her şey açıklığa kavuşuyor ve orada hep birlikte geçinip gitmişler.YUSUF  SURESİNDEN  BAZI ÇARPICI  İNCELİKLER  -2-

Halk arasında bir aşk hikayesi gibi anlatılan Yusuf Suresi aslında bir takım ibret alınacak ve dersler çıkarılacak çarpıcı olaylar manzumsidir. Biz bazılarını örnek babında anlayabildiğimiz kadardile getirmeye çalışalım. Evet, Hz. Yusuf bir peygamber çocuğu, babası Hz. Yakup, Yusuf dahil 11 çocuğu var. Ama, Yusuf’a karşı ilgisi, sevgisi ve hassasiyeti fazla. Bu durum diğer kardeşlerinin dikkatini çekiyor ve onu kıskanıyorlar. Babası, bir Peygamber de olsa arada dengeyi kuramıyor, Yusuf  bir gece rüyasında 11 yıldızın, güneşin ve ayın kendisine secde ettiklerini görüyor ve rüyayı babasına anlatıyor. Babası rüyayı kardeşlerine anlatmamasını tembihliyor ve Yusuf’u da yanından ayırmıyor. Şeytanın da fitnesiyle kıskançlıkları had safhaya varan Yusuf’un kardeşleri babalarına baskı yapıp Yusuf’u yanlarına alıyor gidiyorlar. Aralarında Yusuf’u nasıl ortadan kaldıracaklarını tartışıyorlar. Yukarıda değindiğimiz gibi Hz. Yusuf’u öldürmüyorlar kuyuya atıyor ve babalarına kurt kaptı yedi deyip yalan söylüyorlar. Yani, peygamber çocukları oldukları halde bir takım yalan-dolan işler ve çirkinlikler yapıp işliyorlar. Yusuf’u kuyuda bir kervan buluyor ve birine satıyorlar. Alan kişi önemli bir saray ehli ve sonra Kral oluyor. Çocukları olmadığından  Yusuf’u bakıp- büyütüyorlar, Yusuf çok güzel yakışıklı bir delikanlı oluyor. Kralın karısı Yusuf’a göz koyuyor ve saldırıyor, reddeden Yusuf’un entarisini yırtıyor. O anda da Kral geliyor, kadın kendisine Yusuf’un saldırdığını söylüyor, olayın açıklığa kavuşması için biri Hakim seçiliyor. Oda diyor ki, eğer  entari önden yırtıldı ise Yusuf suçlu, arkadan yırtıldı ise kadın suçlu. Entarinin arkadan yırtıldığı görülünce kadının suçlu oldu anlaşılıyor, kadına ve Yusuf’a susup konuşmamaları tembihleniyor. Ama Yusuf’a sarayda huzur kalmıyor ve kendisini zindana attırıyor. Hz. Yusuf’a zindanda iken Risalet veriliyor ve bir Peygamber olarak oda zindanda tebliğe başlıyor. Hani bir zamanlarda meşhurdu “Taş Medrese veya Medrese-i Yusufiye” diye. İşte bu, Hz. Yusuf’un zindan da insanları  dine daveti olayını simgelemesinden dolayıdır. Dolayısıyla Hz. Yusuf zindana atılan Peygamber, Ama, zindanda da olsa insanları hak dine davetini sürdürdü ve görevini yapmaktan geri durmadı ve birçok insanın da hidayetine de vesile oldu.

YUSUF  MISIRA

SULTAN  OLUYOR   -3-Olayların ve rüyaların yorumu bilgisi kendisine verilen Hz Yusuf Peygamber, bu yönde temayüz ediyor, insanların itibar, saygı ve sevgisini kazanıyor. Zindana düşmeden önce Aziz’in karısının iftirasına uğraması ve sarayda saray kadınları tarafından dedikoduların yapılması Aziz’in karısını rahatsız ediyor. Aziz’in karısı bir gün saray kadınlarını evine davet ediyor hepsinin ellerine birer tabak meyve ve bıçak veriyor. O anda da Yusuf’u kapıdan içer salıyor, Yusuf’u gören kadınlar meyveleri soyalım derken ellerini kesiyorlar ve farkına varamıyorlar. Yusuf tekrar kapıdan dışarı çıktığında, elleri kan içinde kalan kadınlar hayretlerini gizleyemiyor ve Aziz’in karısına kendilerince hak veriyorlar. Ama dedikodu durmuyor Hz. Yusuf da zindanı tercih ediyor, Kendisiyle birlikte saraydan iki kişi daha zindana giriyor. Bir gün zindana birlikte girdiği o iki kişi rüya görüyorlar. Biri rüyasında şarap sıktığını, diğeri de başının üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığını görüyor. Rüyalarının tabirini Hz. Yusuf’tan istiyorlar. Çünkü, Hz. Yusuf’un bu konuda isabetli yorumlar yaptığını görüyorlar. Ayrıca, Hz. Yusuf o rüya görenlerle birlikte çevresindeki mahkumları da Allah’ın varlığına, birliğine davet edip çok tanrılara tapmamalarını ve sadece bir tek Allah’a inanıp ibadet etmelerini söylüyor. Sonra o iki kişinin rüyalarını şöyle tabir ediyor. Biriniz daha önceki gibi efendisine şarap içirecek, diğeriniz de asılacak, kuşlar başını yiyecek diyor. Kurtulacağını bildiği kişiye de, beni efendinin yanında an diyor, ama o kişi unutuyor ve Allah’tan yardım istemesi gereken Hz. Yusuf bu hatasından dolayı birkaç sene daha zindanda kalıyor. Ne zaman ki Kral kimsenin yorumlayamadığı bir rüya görüyor, o zaman o kişi Hz. Yusuf’u hatırlıyor ve Krala bu rüyayı ancak Hz. Yusuf’un yorumlayabileceğini söylüyor. Kral da git bana bunu öğren gel diyor. Adam da zindana gidip rüyayı Hz. Yusuf’a anlatıp tabirini alıp geliyor. Ben burada rüyaya ve tabirine girmek istemiyorum, bunu da lütfedip okurlarımın son dönem alimlerimizin Türkçe Kur’an meallerinden dikkatlice okumalarını  rica ediyorum. Çünkü, ibret alınacak ve dersler çıkarılacak çok önemli incelikler var. Mesela, rüyaya yaptığı yorumu beğenen Kral, onu bana alın gelin diyor, ama Hz. Yusuf gitmek için iftiradan tam temizlenmek istiyor. Kral’a meyve soyarken ellerini kesen kadınları toplayıp sormasını ve eşini de hesaba çekmesini söylüyor. Kral da gerekeni yapıyor ve olayın doğrusunu öğrenip Hz. Yusuf yanına getirmelerini ve ona yüksek makam vereceğini bildiriyor. Hz. Yusuf beni ülkenin hazineleri üstüne Bakan tayin et, ben bunu istiyorum diyor. Yüce Allah burada Hz. Yusuf’a büyük yetkiler verildiğini, iman edip yanlıştan sakınanlar için ahret ödülünün daha değerli olduğunu bildiriyor.

HZ. YUSUF KARDEŞLERİYLE

BİR DAHA KAŞILAŞIYOR   -4-Bazı tarihçiler tarafından Türk olduğu söylenen Kral vefat edince Hz. Yusuf  onun yerine idareyi ele alıyor. Kıtlık devri geldiğinde, önceden tedarikli olan Hz. Yusuf’a uzaklardan da paralı-parasız yiyecek yardımı almak için gelenler oluyor. Haliyle kardeşleri de sıkıntıya düşüyorlar ve Mısır’a paralarıyla buğday almaya geliyorlar. Hz. Yusuf bunları tanıyor, ama onlar kardeşini tanıyamıyorlar. Onlarla sohbet eden Hz. Yusuf babasını annesini, ufak kardeşini  ve ailevi durumlarını öğreniyor. Kardeşlerine gereken erzakı veriyor ve parasını da erzakın içine koyuyor, ama bir daha gelirlerse o ufak kardeşini getirmelerini söylüyor, yoksa erzak vermeyeceğini bildiriyor. Kardeşleri evlerine dönünce durumu babaları Hz. Yakup’a anlatıyorlar. Birde erzağın parasını yükün içinde bulunca sevinçleri daha da artıyor. Ama, kıtlık uzun sürünce erzak bitiyor ve yeniden erzak almak gerekiyor. Lakin, babasının yanında kalan ve babasının onunla teselli bulduğu ufak kardeşlerini de götürmeleri gerekiyor. Çünkü, Mısır Azizi onu getirmezlerse erzak vermeyecek.Babası vermek istemiyor, daha önce verdiği kardeşini geri getirmediler. Ama, çaresiz yalvarmalarına ve verdikleri güvenceye dayanarak veriyor ve çocuklarına şehre varınca bir tek kapıdan girmeyin ayrı-ayrı kapılardan girin, babalarını dediklerini dinleyip emrettiği yerlerden şehre giriyorlar. Burada bir sır var Yüce Allah’ın Hz. Yakup’a öğrettiği. Hz. Yusuf’un yanına geldiklerinde, Yusuf Kardeşini yanına alıp, üzülme ben senin kardeşin Yusuf’um dedi ve kardeşlerinin yüklerini hazırlattı ve değerli bir Kâseyi de öz kardeşinin yükünün içine koydurup onları yolcu ettikten az sonra, arkalarından biri siz hısızsınız diye kafileye bağırdı. Kafile durduruldu ve yükler arandı Hz. Yusuf öz kardeşinin yükünde Kâseyi buldu ve kanuna göre kardeşini yanında alıkoydu. Burada kardeşleri çok çirkin bir laf ettiler ve onun kardeşi de çalmıştı dediler. Hz. Yusuf  bir şey demedi, ama o sözü bir tarafa kaydetti. Kardeşleri bu sefer yalvarıp-yakarmaya başladılar. Sonuçta çaresiz yola revan oldular ve biri hariç babalarının karşısına çıkıp durumu anlattılar, gittikleri kervanı şahit gösterdiler, ama babaları kalben onlara inanmadı,lakin elden de bir şey gelmiyor. Üzüntüsünden onlardan yüz çevirdi ve “Ah Yusuf’um ah!” deyip sızlandı. Kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz perde geldi ve göremez oldu. Oğulları, sen hala Yusuf’u anıyorsun, yeter artık deyip onu teselli etmeye çalışırlarken babaları Hz. Yakup, ben sizin bilmediğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum deyip, onları uyardı.

GERÇEKLER  BİRGÜN  MUTLAKA  ORTAYA  ÇIKAR   -5-

Hz. Yusuf’la ilgili kıssanın bu sure içinde en ince detaylarına varasıya kadar anlatılması, insan hayatında çok önemli varyantların aşılacağı yönüne ışık tutuyor. Olaylar öyle çarpıcı ifadelerle vurgulanıyor ki, düşünüp de aklı işletmemek mümkün değil. Özellikle bir sefer ümitsizliğe kesin olarak yer verilmemektedir. Aklını çalıştırarak okuyanın da buna hak vermemesi imkansız. Hz. Yakup’un üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen oğlu Hz. Yusuf’un hayatta oluşundan ümit var olması bunun en açık delilidir. Yaşanan olaylar sonucunda oğullarını Mısır’a gönderip, varın iyice araştırın Yusuf’u ve kardeşini, Allah’tan ümit kesilmez diyor. Oğulları Mısır’a geliyor ve Yusuf’un karşısına çıkıyor, darlık içinde olduklarını yana-yakıla anlatıyor ve ey Aziz bize yardım et diyorlar. Hz. Yusuf onları karşısına alıyor ve kardeşine yaptıklarını hatırlatıyor ve kendisinin de Yusuf olduğunu söylüyor. Onlarda mahcubiyetlerinden af diliyor ve Hz. Yusuf’a Allah seni bizden üstün kıldı, biz suç işledik diyorlar. Yusuf da Allah sizi bağışlar O, merhametlilerin en merhametlisidir deyip, şu gömleğimi alın götürün babamın yüzüne koyun, o görecek, bütün ailenizi bana getirin dedi. Kafile Mısır’dan ayrılınca babaları yanındakilere “eğer bana bunamış demezseniz, inanın ben Yusuf’un kokusunu alıyorum diyor ve yanındakiler sen iyice bunadın diyorlar. Ama o kendinden emin ve heyecanla yollara bakıp haber bekliyor. Müjdeci gelip gömleği onun yüzüne koyar koymaz Hz. Yakup görüyor ve ben size demedim mi Allah tarafından bana vahiy oluyor ve sizin bilemeyeceğiniz şeyleri biliyorum. Bu durum karşısında oğulları, babalarına bizim günahlarımız için Allah’tan affımızı dile diyorlar. Hz. Yakup da Allah’tan çocukları için af diliyor ve Allah affedici ve merhamet sahibidir diyor. Sonuçta Hz. Yusuf’un huzuruna vardıklarında ana-baba kardeşler birbirleriyle sarmaş-dolaş oldular ve Hz. Yusuf ailesine hiç çekinmeyin emniyet içerisindesiniz dedi. Ana-babasını tahtının üstüne çıkardı, hepsi Hz. Yusuf’un önünde saygı ile eğildiler ve o durumda Hz. Yusuf onlara dedi ki “Babacığım, işte bu,benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur.Rabbim onu gerçekleştirdi, O bana çok güzel lütuflarda bulundu. Çünkü şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Şüphesiz O, her şeyi bilendir ve hikmet sahibidir” dedi. Yüce Allah Peygamberimize bu kıssayı bildirdiğini ve bu konuda daha önce bilgi sahibi olmadığını ifade ediyor “Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değildir” diyor. Evet, Yusuf Suresini mutlaka Kur’an’dan anlayarak her Müslüman okumalıdır.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.