Son Dakika

• No Posts Found

SÖKE BELEDİYESİ’NDEN MUHTARLARA İNAT LATMOS


İsmail ERAVCI

Söke’nin kırsal Mahallelerinde özellikle Beşparmak eteklerinde kurulan mahallelerde yaşayan sakinler son yıllarda yüzyılladır adı Beşparmak Dağları olarak bilinen dağın adını antik adıyla söylenmeye başlanmasına tepki gösteriyorlar. Latmos değil Beşparmak kampanyası başlatan muhtarlara inat Söke Belediyesi Söke Santral Garajı yanında kurduğu çarşıya Latmos’u gündemde tutmak için karşı cephe açtı.

Söke Belediyesi, Söke Çayı üzerindeki dükkanları yıkarak yaklaşık 80 dolayındaki esnafı zor durumda bırakmış, bir kısmı güç bela yeni kiralık işyeri bulurken bir kısmı da esnaflığı bırakmıştı. Söke Belediyesi sözde çay üstündeki esnaflara yeni işyeri temin etmek amacıyla Söke Santral Garajı yanındaki boş alana yeni işyerleri yapmış, ancak ağır şartlar getirince büyük çoğunluğu bu dükkanlardan yararlanamamıştı.

İşte yaklaşık 60 işyerinin bulunduğu bu çarşıya Söke Belediyesi yeni bir isim verdi ve muhtarların Latmos değil, Beşparmak kampanyası başlattığı şu günlerde muhtarlara karşı cephe açarak Latmos mücadelesi başlattı. Bilindiği gibi Beşparmak dağları eteklerinde yaşayan Başta Söke Muhtarlar Derneği Başkanı ve Köprüalan Mahalle Muhtarı Mustafa Öztürk, Karakaya Mahalle Muhtarı Hümmet Ali Yılmaz, Yeşilköy Mahalle Muhtarı Ahdettin Topan, Avşar Mahalle Muhtarı Erdoğan Bakan, Serçin Mahalle Muhtarı Mustafa Çay, Gölbent Mahalle Muhtarı Ahmet Yemiş, Çalıköy Mahalle Muhtarı Aşkın Can, Nalbantlar Mahalle Muhtarı Ünal Musacalı, Karacahayıt Mahalle Muhtarı Ahmet Ateş, Kisir Mahalle Muhtarı Baki Suna, Güneyyaka Mahalle Muhtarı Ali Çıtak, Kaygıllı Mahalle Muhtarı Cavit Gayaf, Çavdar Mahalle Muhtarı Yalçın Pak, Demirçay Mahalle Muhtarı Hüseyin Aydın Kulaksız geçtiğimiz günlerde yaptıkları ortak yada bireysel açıklamalarda Beşparmak Dağlarına Latmos denmesine tepki göstererek Beşparmak kampanyası başlatmışlardı. Muhtarlar yaptıkları açıklamalarda “Baki Suna “Beşparmak dağlarının adını değiştirmeyi düşünüyorlarsa önce bizim görüşlerimizi almaları gerekiyor. Bin yıldır bu dağlarda Türk gelenek ve görenekleri hakim. Beşparmak dağlarında bizim 1000 yıllık kültürümüz yok sayılarak Latmos demenin ilerde tamir edilemeyecek sonuçları olur. . Bu bölgedeki hiç kimsede bu dağlara Latmos demiyor, Beşparmak diyor. Bin yıldır bu bölgedeki Türk kültürünü yok sayıyorlar. Bundan dolayı üzgünüz.

Biz de muhtarlar olarak karar aldık ve kesinlikle Latmos adını kullanmayacağız. Bu dağlar Beşparmak dağlarıdır. Muhtarlar olarak Beşparmak Dağları diyeceğiz. Bu bölgede bizlerin yaşam biçimlerini hiç kimse silemez. Biz muhtarlar olarak sürekli Beşparmak dağları adını kullanacağız. Tüm vatandaşlarımızı da Beşparmak dağları adını kullanmaya davet ediyoruz. Latmos adı kullanılacaksa turizm rehberinde Beşparmak Dağları yazılıp (Latmos) şeklinde belirtilmesini öneriyoruz” şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardı.

Hazırladığı Büyük Türkçe Sözlük ile sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda Türk Dünyasında da adından söz ettiren Gazeteniz Yeni Söke Yazarı Yaşar Çağbayır, muhtarların Latmos söylemine karşı çıkmalarını destek vererek “Muhtarlarımızdan gidişe dur diyen bir uyarı geldi. İlçemizin güneyinde kale gibi yükselen dağın adının Rum/Yunan dilindeki adıyla değil de Türkçe olarak söylenmesinin gerektiğini ifade ettiler. Bu söylemde açık olan iki şey var: Birincisi dil bilinci, Türkçeye sahip çıkma çabası. İkincisi yurttaşlık bilinci, toprağına, vatanına, yurduna sahip çıkma bilinci.

Parti ayrımı gözetmeksizin mevcut adayların projeleri arasında TÜRKÇENİN KORUNMASI ve GELİŞTİRİLMESİ ile ilgili ucundan kıyısından bir şeyler var mı diye bakıyorum. İstiyorum ki bu beyler, hanımlar seçildiklerinde şu yabancı dille yazılı tabelaları yasaklasınlar. Eğer yine de ısrar eden olursa harf başına TÜRKÇEYİ GELİŞTİRME fonuna mesela beşer bin lira yıllık vergi ödesinler… Karamanoğlu Mehmed Beg bugün yaşıyor olsaydı, böyle yapardı diye düşünüyorum.

LATMOS BENİM DEĞİL

Zaman zaman sohbetlerimizde “Ne olacak bu Türkçe’nin hâli?” diye soru yöneltenlere şaka ile karışık verdiğim cevap aklıma geldi. “Türkçeyi önce temizlik ürünleri (deterjanlar) kirletti. Hiçbirinin adı Türkçe değil…” diyor ve ekliyordum. “Daha da önemlisi / kötüsü kültürümüzü, coğrafyamızı tanıtması beklenen Turizm şirketleri kirletti. Hepsi de Latmos gibi benim olmayan bir kültürün adları ile turlar düzenlediler.” Oteller de buna dahil…

Yetmedi, zıpçıktı mağaza, alışveriş merkezleri bilmem hangi sevda ile işyerlerine yabancı isimler vermeye kalkıştılar.

KÜLTÜR BİR EKİP BİÇME İŞİDİR

Kentimiz bir tarım merkezi. Tarımın yabancı dillerdeki adı “kültür”… Kültür, bir ekip biçme işidir. “Ne ekersen onu biçersin.” sözü bunun özlü bir ifadesidir. Pamuk eken pamuk, buğday eken buğday, ay çiçeği eken ayçiçeği hasat eder…

Biz Türkler “İslamiyetin bir numaralı temsilcisi olarak” bu topraklara geldiğimizde yeni bir kültür getirdik. Yani bu topraklara yeni ürünler ektik ve onları biçtik. Konu ile ilgili olarak Almanların yaptıkları kazılarda ülkelerine kaçırdıkları eserlerin sergilendiği Berlin Müzesi tarafından 1935 yılında yayınlanan “Das islamische Milet” adlı kitabı okuyup bu bölgeye hangi kültürün tohumlarını attığımızı görebilirler. Ha Almanlar ne mi yapmış, “Buralarda Müslüman Türk’e ait hiçbir iz kalmasın.” diye onları ülkelerine taşımışlar, geriye İlkçağ İyonlarının binlerce, milyonlarca kölenin kırbaçlar altında inim inim inleyerek yaptıkları eserleri bize “kültür değerleriniz” diye bırakmışlar. Şimdi burada bir benzetme yaparak konuyu açıklamaya çalışacağım:

Söke Ovasının en verimli yerinden oldukça yüklü bir para vererek bir tarla satın aldık. Emek verdik ekime en uygun hâle getirdik. Pamuk ektik. Pamuklar boy vermeye başladı. Ama bir de ne görelim arada öbek öbek veya tek tek tarlanın eski sahibinin daha önce ekip hasat ettiği patateslerin kalıntılarından (yani eski kültürün kalıntıları) başka bir ürün büyümeye başladı. Bir çiftçi olarak siz şimdi ne yaparsınız? Pamuğu bozar patates hasadını mı beklersiniz? Yoksa patatesleri yok eder pamuğa mı bakarsınız? Bir üçüncü yol da “Pamuğa zararı olmayan patatesler varsın büyüsün, pamuk toplamaya gelen işçiler yararlansın mı, dersiniz?

Türk gibi düşünen Türkçe yaşayan bu muhtarlarımızı candan kutluyorum. Sizler birer KARAMANOĞLU MEHMED BEĞ’siniz. Hepiniz birer Türkçenin yakın geçmişteki en büyük savunucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’sünüz. Kendi çapınızda birer Gaspıralı İsmail Bey’siniz. Daha da ötesi katıksız Yörük Beğisiniz.

Ben buna millî uyanış hareketi adını vereceğim. Beşparmak dağlarının adının bilinçsiz olarak Latmos diye anılmasının mahzurlarını, işin sonunun nerelere varacağını muhtarlarımız gayet güzel dile getirmişler. Belki diğer yerel yöneticiler ve daha da ilerisi TBMM üyeleri de bu uyanışı gösterirler” diyerek destek verdi.

Tüm bunlara rağmen Söke Belediyesi yaklaşık bin yıldır adı Beşparmak olan dağların adını Latmos olarak değiştirmeye çalışıyor.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.