Son Dakika

• No Posts Found

Ramazan Sayfası – 29

MUSTAFA ULUÇAY

KADİR GECESİ ÖNEMİ ANLAMI VE AMACI  -1-

Yüce Rabbimiz Kadir gecesinin önemi, anlamı ve muhtevasıyla ilgili Kadir suresinde bilgi veriyor. Ancak, Kadir suresi, Kur’an-ın ilk inmeye başlayan ayetlerinden ne zaman sonra indiğini kesin bilmiyoruz. Âlimlerimiz arasında farklı görüşler var, biz bu görüşlere girmeyeceğiz. Merak edenler Kur’an tefsiri yazan Hocalarımızın eserlerine müracat edip bakabilirler. O nedenle, bizim bildiğimiz Kadir gecesini bildiren Kadir suresinin  Kur’an-ı Kerimin inzali başladıktan sonra indiğidir. Rabbimiz, Kadir gecesini Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselama Kadir suresiyle bildirdiğinde, “Kadir gecesini sana kim bildirdi” diyor ve cevabını da mütakip ayetlerde Ben bildirdim deyip kendisi cevaplıyor. Bu dikkat çekici ve tekitli ayetlerle Kadir gecesinin önemini ve özelliğini bildiriyor. “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” diyor. Bin ay çok önemli bir rakam bir ömre bedel. Bu, sıradan ayların binine tekabül eden bir gece, önemi ve özelliği o gece Peygamberimize Kur’an-ın inmeye başlamasıdır. Onu da Bakara suresinin 185. Ayeti’nden öğreniyoruz. O ayetin de Türkçe anlamı şöyle: “ Ramazan ayı, ki onda Kur’an indirilmeye başladı. O, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu aya erişenler onda oruç tutsun……….” Bu ayetten de anladığımız Kadir gecesi Ramazan ayının içinde, ama hangi gün olduğu hakkında Kur’an da bir kayıt yok. Yani, Kur’an genelde olduğu gibi burada da bir tarih vermiyor. Bu nedenle âlim-ulema Kadir gecesini ramazanın içinde arayın diyor. Bazı âlimlerimiz ise, Kadir gecesi sadece o Kur’an-ın ilk inen ayetinin gecesidir. bir daha veya her yıl içinde Kadir gecesi diye bir gece yoktur diyorlar. Acizane bende bu görüşe katılıyorum. Evet, Ramazan ayına Kur’an-ın inmeye başlamasıyla verilen bu önemli özellikle beraber, birde bu ayda kâmilen oruç tutmak ibadeti lütfetmiş Mevlâ’mız. Dolayısıyla bu ayda tutulan orucun ödülünün ne olduğunu bildirmeyen Rabbimiz, hesap günü bildirip kulunu müjdeleyeceğini Peygamber Efendimiz söylüyor. Yani, Kur’an ayı Ramazan da oruç ibadetiyle Rabbimiz tarafında özel bir ödülle sevindirileceğimizi öğreniyoruz. Yüce Rabbimiz bütün mümin kardeşlerimize bu ödülü lütfeylesin.  (Amin)

KADİR GECESİ MELEKLERİN YERYÜZÜNE İNMESİ    -2-

Kadir suresi 4. Ayette Türkçe mealen şöyle deniyor:  “ Melekler ve Ruh o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.” Kadir gecesi Allah’ın izni ile melekler ve Ruh yeryüzüne görevliler olarak indikleri bildiriliyor. Demek ki bu gece Melekler özel olarak yeryüzüne iniyorlar. Meleklerle beraber birde Ruh’tan bahsediliyor, oda meleklerle beraber iniyor. Tefsircilerin bir kısmı Ruh’a Cabrail diyor, bir kısmı da Vahiy diyor. Hepsine saygı duymakla beraber, her türlü iş için inen melekler ve Cebrail’i de o işlerin içinde Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Aleyhissalatü vesselama Alak suresinin “ Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla” ayetlerini tebliğ edip Resullüğünü tebcil etmesi olamaz mı? Çünkü, o gece melekler yeryüzüne iş için iniyorlar, Cebrail’in de böyle bir işinin olması gayet normal değil mi?  Neyse, bu bir düşünce, en doğrusunu Allah bilir. Evet, o gece, Peygamberimiz vahye muhatap olduğunda muazzam bir heyecan ve haşyet içinde olduğunu ifade ediyor. Vahye muhatap olduğu o gece ile ilgili Peygamberimize atfen birçok Hadisi şerifler rivayet ediliyor. O gece, Peygamberimizin vahiy meleği Cebrail’i özel halinde gördüğü bildiriliyor. Tarifi, de En-Necm suresinin baştan 18 Ayette bu tafsilatıyla anlatıyor. Bu ayetleri bazı Müfessirler, Peygamberimizin Miraca çıktığında Yüce Rabbimiz Allahü Azimüşşan ile görüşmesi olarak yorumluyorlar. Bunun yanlış bir değerlendirme olduğu artık bilinmektedir. Evet, Peygamberimizin de Hira mağarasında Cebrail Aleyhisselamı Oku! Lafzıyla aldığı ilk vahiyde asli haliyle gördüğünü ve sonra bir defa daha gördüğünü ifade ettiğini bildiriyor Hadis rivayet eden Ravilerin bazıları. O gece Cenabı hak Allahü zülcelal Kur’an-ı  inzal etmeye –indirmeye– başladığını bildiriyor. Ancak, inzali hakkında detay ve tarih vermiyor ve sadece inzal ettiğini söylüyor. Kadir gecesinin önemli bir özelliği de Meleklerin her türlü iş için indiklerinin ifade edilmesi. Yani, melekler o gece farklı ve çok iş yapıyorlar, bu işler nedir, nelerden ibarettir ve insanları ilgilendirmesinin ne gereği vardı ve neden insanlara bildirildi?

KADİR GECESİNDE FECRE 

KADAR HAREKETLİLİK   -3-

Kadir suresi Mekke döneminde inzal olmuş-inmiş Mekki bir suredir. Peygamberimize bu sure indiğinde, o gecenin de bir Kadir gecesi sene-i devriyesimiydi bilmiyoruz. Kadir suresi indiğinde Peygamberimiz nasıl bir tavır takındı, o geceyi anlatıldığının özelliklerine hürmeten bir kutlaması oldu mu? Ashap, Peygamberimizden bu sureyi duyduklarında ne yaptılar, herhangi bir kutlama programı uyguladılar mı bilmiyoruz. Sonuçta Kadir gecesi ile ilgili kutlamalar ne zaman ve nasıl başladı, tarihen buda sabit değil. Kutlanması konusunda yapılan etkinlikler, gecenin özelliğine ve ruhuna ne kadar uygundur, bunun ciddi bir değerlendirilmesi yapılmalıdır. Çünkü, zamanımıza kadar yapılıp gelen bir takım uygulamalar, bir yönüyle sevinç gösterileri olarak normal karşılanabilir. Ancak, sadece bu yönüyle kalması ve devam etmesi eksik bir uygulamadır. Kur’an-ın hayatı kuşatan muhtevası toplum hayatının yaşanan o dönemiyle irtibatlandırılmalıdır. Yani bu kutlama ve uygulamalar farklı boyutlarda Kur’an-ın mana ve muhtevasına yakışır bir program çerçevesinde yapılmalıdır. Bunu da Ramazan ayının içinde, başında, ortasında veya sonunda bir haftaya yaymak suretiyle yapmak daha doğru ve daha güzel etkileyici ve Kur’an hakkında bilgilendirici olur diye düşünüyorum. Mesela, Ramazan ayının ortasında bir haftanın içinde olması çok güzel olur. Evet, Ramazan ayı bir Kur’an ayı diyoruz, Kadir gecesi bu ayın içinde olduğunu Kadir suresinden biliyoruz. Kadir suresinin içinde geçen özelliklerden haberdarız. O gece içinde yoğun bir hareketlilik var bu hareketlilik sabah tan yerinin ağarmasına kadar devam ediyor. Öyle ki, bu hareketlilik bir esenlik içinde geçiyor. Yani, o gece şen ve neşe, sevinç ve sürur gecesi. O gece selam ve selametlilik ortamı var, sulh-sükûn ve barış sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Gecenin karanlığı, Kur’an-ın nuru-efşaniyle şavklanır ve gönüller bir başka aydınlanır. Bunu, Allah’ı anan kalpler mutmain olmakla–tatmin olmakla– en iyi anlar ve idrak ederler. Ne mutlu onlara!

KADİR  GECESİNİN BU YIL 

1445’ Cİ YIL DÖNÜMÜ  -4-

Mübarek Ramazan-ı şerifin son günleri Kur’an ayı ve Kadir gecesi geride mi kaldı? Belki, tarih olarak öyledir, ama hayat devam ettiğine göre öyle değil. İnancıma ve düşünceme göre herkesin, her müminin bir Kadir gecesi vardır, olmalıdır ve olması da gerekir. Rabbine, kendisini en yakın hisettiği, mutluluğunun zirveleştiği, hiçbir korkunun, endişenin ve ümitsizliğin zerre hissedilmediği bir an, tarifi, izahı yapılamayan Yüce Allah’la beraber olma zamanı, o öyle saat, gün, ay ve yıl saymakla olmuyor, onun merasimi yok. O senin Kadir gecendir, onu sen yaşarsın, sen bilirsin, sen anlar ve idrak edersin. O gece, gerçekten ruhun Kur’an-la buluşur, fıtratınla kaynaşır mutlu olursun, çünkü sen Kadir geceni bulmuşsun. Evet, feyzin, bereketin, mağfiret ve rahmetin kaynağı Kur’an ayı Mübarek Ramazan son günlerini mümin gönüllere olan misafirliği ile tamamla aşamasında ve elveda heyecanı içinde. Kim ne kadar bu misafiri hoş tuttu, gönlünü aldı, memnun etti. Kim kapısına dahi uğratmadı, çarşıda-pazarda tanıdığı biriyle beraber olduğunu gördü ve orda bile onu rahatsız etti, ve aman be yeter artık gitsin dediği Ramazan’la ruzi mahşerde bila mecburi yüz-yüze geleceklerinin hesabını verme ânı bu güne hiç benzemeyecek diyorlar! O günlerin bir ödül zamanı olduğuna inanan ve ruhunda bir ferahlık hisseden mümini âbidle, buda nerden çıktı, bu kadar dert ve sıkıntı arasında deyip yüzünü ekşitenler ve ben bu işin buraya kadar varacağını hiç düşünmüyor ve inanmıyordum diyenleri hayal edebiliyor musunuz? Ödülü alanın sevinciyle, tehdidi duyanın durumlar nasıl olur? Ramazan, Kur’an, Hz. Muhammed Aleyhisselam, Oruç, Kadir-kıymet  ve bunlara bir muhteşem ücret biçip veren Yüce Rabbimiz karşımızda! Bu ortamda sevincinden sonsuz Hamd ve Şükür secdelerine kapanan Allah’ın kulları safında olmayı kim istemez? Ama, şunuda unutmamak lazım bu dünya imtihan dünyası, imtihanı kazanıp o ortamda bulunmak ve o muhteşem ödüllere ulaşıp mutlu olmak var, ulaşamayıp hüsrana uğramak var. Yüce Mevlâm bize bu mutluluğa ulaşmakta yardımcı olmasını diliyor, engin ve sonsuz rahmetine iltica ile rızasını istiyorum ve bütün müminler olarak da Rabbimizde en içten duygularla niyaz ettiğimize inanıyorum.

ALLAH’A  KULLUK  BİLİNCİ  VE  MUTLULUK  İNANCI   -5-

Aziz mümin ve müslüman kardeşim, Allah’a kulluk yapma yaşamının hangi noktasında olduğun beni ilgilendirmez, bu senin işin ve görev sorumluluğun altında, ona karışmak benim haddime değil, sana bilgiçlik taslayıp nasihat etme niyetinde de değilim. Ama, mümin kardeşliği samimiyetine, sevgi ve muhabbetine dayanarak diyorum ki, kendinle hiç yüz-yüze geldin mi, nefsinle yüzleştin mi? Eğer böyle bir kendini karşına alıp yüzleşmediysen, şimdi tam zamanı; her şeyi, herkesi aradan çıkar, sana şah damarından daha yakın olan Allah’ın huzurunda olmanın inancı ve güveni içinde kendini karşına al, her şeyinle yüzleş, bak kendine! Kimlik kayıt dosyanda neler var, internete düşeni değil, ona vakıf olanlar çok, sen sadece senin vakıf olduğun, kimseyle paylaşmadığın veya paylaşamadığın kimlik bilincinin mahrem ve sır noktalarına bak, onlarla şimdiden yüzleş, yarın her şeyin alenileşecek olduğu günde aleynine şahitlik yapacak ve seni mahcup edecek benlik beyannameni bir gözden geçir. Kendinle baş-başa kaldığın zamanlarda arada bir bunu yap. Allah’a gerçek kul olmanın kesin kaydı oradadır. Manevi sicilini tutanı tutanları biliyorsun, ama göremiyorsun. Her enteresan bulduğunu, gördüğünü ve yaşadığını Selfi yapıyorsun, ama, senin selfilerini de selfi yapanlar var bunları unutuyorsun. Bu ve buna benzer bir takım şeylerde mutluluk arıyorsun, ruhun, aklın, iradenin ve vicdanın mutluluğu marketlerde bulunmaz ve onları mutlu eden şeyler oralarda satılmaz, belki onları satın alacağın hiçbir yer yoktur. Çünkü, ne midesi en güzel besinlerle dolu, en şık giysilerle donanımlı, makamı yüksek, itibari tümsek ferah fahur yaşayanlar mutlu olamamanın deprasyonu, stres ve tatminsizlik sendromuyla tetiği kendine çekiyor, ipi boğazına geçiriyor ve zehir içip dünyasını değiştiriyor. Ama, bütün bunları lüksünden mahrum ve madun kişiler mutlu ve müreffeh yaşıyorlar. Demek ki, insanın mutlu olmasını nefsinin kontrolüne veren değil, insani hasletlerinin, insani ölçüler içinde kontrol edip yönetenler gerçek mutlu olanlardır. Yani, kısacası Allah’a gerçekten samimi kul olanlardır.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.