Son Dakika

• No Posts Found

CUMA NAMAZI İNTİBALARIM

MUSTAFA ULUÇAY

Aziz sohbet arkadaşlarım, Cuma günü ve namazıyla ilgili intibalarıma uzun bir süredir ara vermiştim. Şahsıma ait bir takım özel sebeplerden ötürü yazamadım. Çünkü, genellikle beş vakit namazlarımı evde kılıyorum, ancak Cuma namazlarına camilere gidebiliyorum. Böyle olduğu halde bile camide namaz kılmam bazen sıkıntılı oluyor. Neyse, bunları geçelim geçen haftaki Cuma namazı ile ilgili intibalarımı ifade etmeye çalışayım. Bu Cuma da dikkatimi çeken en önemli husus, merkezden yapılan vaazla, Cuma da okunan hutbe ayni konuyu içermesi ve camilerde çocuklar için Yaz Kur’an Kursları’nın başlayacağının cemaate duyurulmasıydı.

Resmi bir prosedür çerçevesinde kayıt usulüyle çocuklar kursa katılacaklar. Bu güzel bir şey, bizim zamanımızda yoktu. Bu kursun tarihini, kayıtların başladığını hem vaiz ve hemde İmam-Hatip hevesle ve özenle cemaate duyurdular. Buda güzel ve sevindirici bir tavır.    Ancak, kursun tedrisat açısından verilecek derslerin muhteviyatıyla ilgili bilgilendirmeler, vaiz hariç, İmam-Hatip tarafından yapılan açıklama da planlama açısından Kur’an odaklı ve bilimsel bir disiplin çerçevesinden yoksun geldi bana. Adı “Yaz Kur’an Kursları” Yani, derslerin Kur’an merkezli olacağı bu ibareyle ifade ediliyor.

Ama, böyle olmayacağı yapılan izahlardan anlaşılmaktadır. Dini bilgiler verileceği, lâkin bu bilgilerin Kur’an-dan olacağı vurgusu dahi yapılmadı. Oysa, Kur’an esas alınmak kaydı ile çocukların bilgilendirileceği ifade edilmeliydi. Çünkü, hayat kitabımız olan Kur’an, hayatla iç-içe bir özellik taşıdığı, daha ilk inen “Oku!” ayetiyle dikkkat çekmektedir. Hz. Muhammed aleyhisselama Resullük (Elçilik) yani -sıradan anlayışla- Peygamberlik, Alak suresinin ilk ayetleriyle başlamıştır. Onun için, Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamı da Kur’an-dan öğreneceğiz. Onu en iyi Kur’an tanıtıyor.

Kur’an Müslümanların din kitabıdır. Dini bütün sorumluluklar, yükümlülükler ve görevlerimiz  Kur’an-la belirlenmiştir. O nedenle, Kur’an-la olan alâkamız, Kur’an-ı elimize alıp, bu bizim hayat kitabımızdır, bunu önce kendimize ve sonra da birbirimize okuyup öğreteceğiz diyerek, dikkatlerimizi Kur’an da toplamamız gerekirdi. Evet, Kur’an-ı ölülerimize okunan bir kitap olmaktan kurtaracağız ve dirilerimize okuyacağız. Kursa gelen çocuklarımıza da bu şuuru (bilinci) vereceğiz.

Evimizde raflardan indirip, masamızın üstüne koyacağız, hergün açıp bir şeyler öğrenmek için okuyacağız ve yaşamımıza mal edeceğiz. Bu sadece Peygamberimize inmiş demeyeceğiz, bize de indi deyip, sorumluluğumuzu idrak edeceğiz ve terk edilmişlikten yaşam kitabımız Kur’an-ı kurtaracağız ve bu vesileyle de bizde kurtulacağız. Bunu, en azından Kur’an mealleri (Türkçe Kur’an tercümeleriyle) yapmaya çalışacağız. Çünkü, Kur’an Kursunun anlamı-manası ve amacı budur. Yüce Rabbimiz bu anlam ve amaca yönelik bir iman ve anlayışla Kur’an-ı Kerimi sahiplenenlerden eylesin diyor bu cuma sohbetimizi de burada noktalıyoruz. Allah’ı selamı üzerinize olsun aziz kardeşlerim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.