Son Dakika

• No Posts Found

HAFTANIN YORUMU; YAZIN EN SICAK GÜNLERİNE DİKKAT!

MUSTAFA ULUÇAY

Her ne kadar mevsimlerde özelliğine uygun bir standartlık olmasa da, yöremizde yine bunların ayırımında bulunabiliriz. Hele şu temmuz ve ağustos sıcakları cidden dikkat edilmesi gereken ağır ve etkileyici şiddettedirler. Tabi bu yöresine göre de farklılık arz eder, güneşin yakıcılığı, havanın nemli olması, gibi, hani kuru soğuk, kuru sıcak, biri üşütmede ne kadar dondurucu ise, diğeri de yakıcılıkta o kadar şidetlidir. Yani, Antalya’ nın sıcağı ile Diyarbakır’ın sıcağı ayni değildir. Evet bu günlerde deniz turizmi ve yayla turizmi revaçta, imkanı olanlar bu mevsimi de böyle değerlendirirler. Bu yaz mevsimini ovada çalışarak değerlendirenler de var, bunları da hatırlamak lazım. Hiç unutmam, yıllar önce İzmir’den geliyordum rast gele bir dolmuşa binmiştim, dolmuş Antalya’dan bir çiftçiye aitmiş, benim sıcakta beklediğimi görüp acımışlar arabalarına öyle almışlar. Arabanın içinde üç-dört kantar ve top-top kırnaplar vardı, pamukçu olduklarını anladım. Çok sıcak olduğunu ve adam bu sıcakta bayılacak dedim. Biri zamanı dedi, pamuklar için lazım, bir diğeri de şaka olsun kabilinden, pamukların ayıkması için sahipleri bayılmalı dedi ve gülüştük. Şimdi de öyle, bazı bitkilerin, sebze ve meyvelerin oluşması için sıcakların olması gerekiyor, yaradan sistemini böyle kurmuş. Toprakla ve suyla buluşmuş birtakım bitkiler yemyeşil olup gümrahlaşıyor, büyüyüp, güzelleşip tazecik ve nazenin bir şekil alıyor, göze ve gönle hoş geliyor. Bazısı iştah açıp ağzı sulandırırken, bazıları da rengi, şekli ve çeşitliliği ile ruha ferahlık veriyor.

 

YAZ  NİMET  ZENGİNLİĞİ  OLAN  BİR  MEVSİM

Nankörlüğü ile meşhur olan insanın belki en çok sevdiği mevsim yaz ayları olsa gerektir. Memur ve işçiler izinlerini veya tatillerini yaz ayında kullanmak isterler. Turizmin en yoğun olduğu mevsim yaz aylarıdır. Evlilik ve düğünler bile yaz aylarından daha çok oluyor. Yani, insanlar yaz aylarında tabiatla daha çok iç-içe bir hayat yaşar. Yazın hareket zenginliği bütün hızıyla her yönde ve her yerde olanca yoğunluğu ile hissedilmektedir. Ne yazık ki, insanlarımız bu nimetin kadrini ve kıymetini  taktir edemiyor. Şükrünün desen genelde yanından bile geçmiyor. Çünkü, çevre yazın daha çok kirletiliyor, israf ve acımasızlık, insanların uğradığı, kaldığı, eylendiği ve vakit geçirdiği yerlere bakın bunları göreceksiniz. Nemelazımcılık, dikkatsizlik ve sorumsuzluk had safhada, sular kirletiliyor, yeşillikler tahrip ediliyor, yangınların çıkmasına neden olunuyor ve çeşitli atıklar heryerde kendisini gösteriyor. Yazın bu husus daha bir yoğunlaşıp sıkıntı yaratıyor. Bu arada komşumuz Yunanistan da meydana gelen yangın felaketi oldukça düşündürücü. Bir kasaba yok oluyor, onlarca insanın yanarak veya dumandan boğularak ölmesi müthiş bir facia. Böyle bir duruma sebep olmanın vebali hiçbir şeyle karşılanamaz. Herhangi bir ihmalin ve dikkatsizliğin neticesi, bazıları sabotaj diyormuş, bu daha da vahim bir olay, faillerine ne ceza versen azdır. Yani, insanoğlu yazın yararlandığı bu nimet zenginliğini, en az yararlandığı kadar da korumak zorundadır.

GELELİM  İLÇEMİZ  SÖKE’DEKİ  GELİŞMELERE

İlçemiz malûm hâlini değiştirmeden eski hamam eski tas yaşamını sürdürüyor. MHP İlçe Başkanı Sayın Veysel Özürk önümüzdeki yerel seçimler için çok ciddi bir çalışma yapacaklarını söylüyor. Gerçekten buna ihtiyaç var, 40 yıla yakındır Söke’deyim seçimlerde genelde üç partinin rekabetiyle yerel seçimler yapılıyor. Ancak, gerçeği ifade etmemiz gerekirse, bu üç siyasi partinin öyle ciddi manada bir rekabet politikası yürüttüklerini görmedim. Sen-ben-bizim oğlan hikayesi, suyu sabuna dokundurmadan malayani bir politika sonucunda yerel yönetim CHP’ye kalıyor. Adeta böyle bir ahbap çavuş politikasıyla olsa gerek Söke’de çok ciddi manada bir gelişme kaydedilemedi düşüncesindeyim. En son haliyle işte Söke ortada, ciddi bir otoparkı yok, trafik bir izdiham, üstü açılan çay bir heyula gibi, görenin midesini bulandırıyor. Temizlik desen çöp vidonlarının yanından kokudan geçilmiyor. Sökeli içme suyunu parayla alıyor, sanırım altıncı yılına girdi Boynak suyu Söke’ye bir türlü gelemedi. Bağarası Sarıçay Barajı yılan hikayesine dönerken, şimdi Bağarası Gökbel barajı çalışması çıktı, Sayın Çerçioğlu son zaman enteresan söylem ve girişimler sergiliyor. Reklam panolarında gelin elektriği ve suyu bedava yapalım diyor. Elektrik onun kontrolünde değil, ama su onun kontrolünde suyu bedava yapsın. Vatandaş biz bedavadan geçtik biraz ucuzlatsın diyor. Neyse, yerel seçimlerin yaklaşmakta olduğu bu günlerde bol keseden atmalar başlıyor diyor vatandaş ve Allah akıbetimizi hayreylesin temennisinde bulunuyor. Bizde bu temenniye katılmakla beraber herkese esenlikler diliyoruz. Hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.