Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN; SEVGİ=İYİLİK=GÜZELLİK VE İNFAK -2-

Sevgili dostlar, geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sevgiden bahsediyorduk, sevginin kaynağı, esas sahibi ve yaratıkları üzerinde taksim edenin Allah olduğunu,  insanı da sevgi ile yarattığını ifade etmeye çalıştık. Bu konuda,  Çocuklarımızı yetiştirirken, okulda öğretmen öğrencilere ders verirken, camide vaiz ve imam hatip cemaatine vaaz eder ve hutbe okurken, Allah’tan korkma üzerine değilde, sevgiyi konu edip Allah’ı sevme duygusu üzerine durmalarını tavsiye etmeye çalıştık. Çünkü, sevgi yaklaştırır, korku uzaklaştırır. O zaman sevgi üzerinde durmak, sevginin boyutlarını, farklılık özelliklerini dile getirelim ve hepsini Allah’ın verdiğini ifade edelim. Bunun için Allah’a minnet, saygı ve şükür etmeyi görev bilelim. Sevginin en canlı ve en hareketlisini Allah’a sunalım ve  kendimizi sevmesini sağlayalım. Onu da Allah’a kulluk ve itaat eylemiyle açıkça göstererek yapalım. İkinci bir husus, müslüman  sevgiyi yerinde ve bir ölçüye göre kullanmalı, haddi aşmamalı, cimrilikte yapmamalı ve vasat bir şekilde uygulamalıdır. Çünkü, Rabbimizin insana verdiği diğer nimetler gibi sevgi de bir emanettir. Yerli-yerinde, hak ve adalet terazisinin ölçüleri çerçevesinde sevginin hakkı verilmelidir. Yüce Allah Kur’an da insanı sevdiğini en açık bir şekilde bildirmektedir. Bunu dünyada verdikleri ve ahirette de vereceklerini  ifade etmesinden anlıyoruz. En azından, Cennet ve içindekilerin detaylarıyla anlatılması sanırım yeterlidir. Bu, Yüce Rabbimizin bize ne kadar çok  değer verdiğinin belgesidir. Aziz dostlar, sevgiden sonra iyilik gelir, iyilik Bakara suresinin 177. Ayetinde açıklanıyor ve ayni konuya destek yine ayni surenin 284–85–86. Ayetleriyle, Nisa suresinin 135–36 ayetlerini okuyup düşünmek lazım. Mesela, Bakara suresi 177. ayette mealen şöyle buyuruluyor: “ İyilik yüzlerinizi doğu ve batıya çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman edenin; malını çok sevmesine rağmen onu akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere, köle ve esirlere verenin; namazı dosdoğru kılanın; zekatı verenin; sözleştikleri zaman gereğini yerine getirenin; sıkıntıda, darlıkta, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanda sabır gösterenin eyleminden oluşur. İşte doğru olanlar bunlardır; işte  sakınanlar da bunlardır.” Sanırım bu Ayet bile iyiliğin tarifinde yeterlidir. Her kelimenin üzerinde tek-tek durmak ve düşünmek lazım, iyilikle ne kadar alâkalı yaşıyoruz? Bu noktada sevginin etkinliği ve üçüncü haslet olan güzel görme, güzel düşünme, güzel yaşama ve bunların hepsinden güzel zevk alma ne anlamda tezahür ediyor anlarız. Unutmayalım dördüncü haslet İnfak, bu ayetin içinde en önemli bir olaydır. İnfak= çok sevilen maldan vermek, kolay mı? Mal canın yongasıdır derler; bu söz boşuna mı söylenmiş? Değerli dostlar, gerçek  iyiliğin ne olduğunu bu ayette çok açık ve net olarak görüyoruz. Bunlarla ilgili sevgimiz, ilgimiz imanın 5 ilkesiyle başlıyor. Ardından amelde can damarı olan mal sevgisine dikkat çekip, Yüce Allah bu malından vereceksin, 5 ilkeden oluşan iman bilincini, bu Salih amelle göstereceksin diyor. Esas sevdiklerin için bu sevdiğini feda edeceksin, sevdiğinin karşısına, sevdiklerinle çıkacaksın. Seni sevgiyle yaratanın, sevgisini kaybetmemek için bunu yapacaksın. Sözünle ve özünle dik duracaksın, zor zamanda bunları yapacak ve sabredeceksin. İman bilincin bunların teminatıdır. Eğer bunları yapamıyorsan, müslümanlığın kuru bir iddiadan ileri geçmez. Çünkü bu sosyal aktevite Nisa suresi 134’ncü ayette seni kimlik sorgusuna çekiyor. Diyor ki, mealen: “ Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutunuz; kendiniz, anne babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Haklarında şahitlik ettikleriniz zengin olsunlar. fakir olsunlar, Allah onlara sizden daha yakındır. İğreti arzularınıza uyup adaletten sapmayınız. Eğer şahitlik ederken dilinizi eğip  bükerseniz yada doğruyu söylemezseniz, muhakkak ki Allah yaptıklarınızı bilir.” Evet, sevmenin sadakati, iyiliğin bereketi, güzelliğin zerafeti, infakın fedakarlığı ile yoğrulanlardır gerçek müslümanlar. Gerisi lâfı güzaftır. Hoşça ve dostça kalınız sevgili ve aziz dostlar. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.