Son Dakika

• No Posts Found

ZİRAAT ODASI: ‘SÖKE OVASI CAN ÇEKİŞİYOR!’

İsmail Eravcı

Söke Ziraat Odası Başkanı M. Kemal Kocabaş dün yaptığı açıklamada. ülkemizdeki önemli pamuk üretim bölgelerinden biri olan Söke Ovası’nın her geçen gün artarak kirlenmeye devam ettiğini belirterek, tarımsal sulama amaçlı kullanılan suların da toprakları geriye dönüşü olamayacak şekilde kirletmekte ve zehirlemeye devam ettiği belirtildi.

Kocabaş açıklamasında “Büyük Menderes Nehri Deltası’nın batı kısmında bulunan ilçemiz ve Söke Ovası artık çok ciddi bir kirlilik tehlikesiyle karşı karşıyadır. Büyük Menderes Nehri Afyon’dan doğup ve yaklaşık 550 km’lik mesafe kat ettikten sonra son durak olarak ilçemizden denize dökülmektedir. Söke Ovası, bu uzun hat boyunca birçok kentten ve sanayi bölgesinden kirlilik yükünü alan nehir suyu ile sulanmaktadır.  Özellikle yaz aylarında nehrin debisinin düşmesiyle birlikte bu kirlilik daha şiddetli hissedilmektedir.’ dedi.

JEOTERMAL AĞIR METALLER YAYIYOR

Kemal Kocabaş’ İlimizde üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %60’ı (~650 MW) jeotermal enerji tesislerinden sağlanmaktadır. Şu an için aktif olarak 23 adet, kurulum aşamasında ise 10 adet olmak üzere jes bulunmaktadır. Aslında son derece temiz enerji kaynaklarından biri olan jeotermaller, sistemli ve sıkı kontroller çerçevesinde işletilmediklerinde doğaya ve çevreye geri dönüşü mümkün olmayan çok ciddi zararlar vermektedirler. Yeraltından çok yüksek sıcaklıkta çıkan bu sular, yüksek çözücü özellik gösterdiğinden beraberinde çok fazla miktarda mineral yükü taşımaktadır. Bu mineral yükünün bertarafı jeotermal tesislerdeki en önemli problemdir. Birçok işletme maliyetten kaçma adına bu yoğun ağır metal, bor vb. içeren atık suları en yakındaki dere, azmak vb. akarsuya deşarj etmektedir. Tarımsal sulama amaçlı kullanılan bu sular da toprakları geriye dönüşü olamayacak şekilde kirletmekte ve zehirlemektedir.’ dedi.

TUZLULUK BÜYÜK SIKINTI

Kemal Kocabaş’ Söke Ovası’nda üreticimiz jeolojik sebeplerden dolayı zaten tuzluluk ve alkalilik gibi problemlerle yıllardır baş etmektedir. Çoğu bölgemizde her kış kök bölgesindeki tuz seviyesini düşürmek için kış sulaması yapılmaktadır. Üreticimiz tuzu bu şekilde yıkayıp uzaklaştırarak o sezon için ürününü yetiştirebilmektedir. Fakat jeotermal tesislerden çıkan, sadece çok yüksek sıcaklıklarda çözünen borlu ve ağır metalli mineralleri bu şekilde yıkayarak uzaklaştırmanın imkânı yoktur. Üreticinin tarlasına kaynar su basması lazım ki böyle bir şey de imkânsızdır!’ dedi.

OSB SORUNU

Kocabaş ‘Tüm bunlar yetmezmiş gibi Söke şehir merkezine sadece 3 km uzaklıkta, 1.sınıf tarım arazilerinin içine organize sanayi bölgesi kurulmuştur. Tarımsal sanayi ile alakası olmayan birçok fabrika burada mantar gibi türemeye başlamıştır. İnsanımız ve üreticimizin yıllardır çimento fabrikasının tozundan çektiği yetmezmiş gibi daha fazla toz kaynağı olan seramik fabrikası yine buraya kurulmuştur. Bu fabrikanın çevresindeki arazileri gezerseniz durumun ne kadar vahim olduğunu görebilirsiniz. Tüm tarlalar, bahçeler bembeyaz toz altında! İlgili fabrika kullandığı hammadde kaynağını gelişi güzel kendi yerindeki açık alana tepeler şeklinde yığmakta ve buradan rüzgârla birlikte toz olarak bitkilerin üzeri kaplanmaktadır. Bu şekilde bembeyaz tozla kaplanan bitkiler güneş ışığından yeterli miktarda istifade edemediğinden rekolte kayıpları yaşanmaktadır. Üretici, hastalık ve zararlıyla mücadele için kullandığı ilaçlardan randıman alamamaktadır. Üretici kendi tarlasında tozdan dolayı rahat çalışamamakta ve insan çalıştıramamaktadır. Yine bölgedeki hayvancılık işletmeleri de bu tozlardan ciddi zarar görmektedir.’ dedi.

KAĞIT GERİ DÖNÜŞÜM FABRİKASI SORUNU ARTIRACAK

Başkan Kocabaş ‘Bu yılın sıcak geçmesinden dolayı ovamızda bazı yerlerde su sıkıntısı yaşadık. Sular geç verilmek zorunda kalındı. Büyük Menderes Nehri’ndeki su miktarı artık azalmaktadır. Bu yıl nehrin düşük debisinden dolayı kaynaklanan balık ölümleri bunun en güzel örneğidir. Ovadaki su tarım arazilerimize ancak yetmektedir. Her geçen yıl artan bu su sıkıntımız mevcutken bir de bölgemize Avrupa’nın en büyük kapasiteli (730.000 ton kâğıt/yıl) kâğıt geri dönüşüm fabrikasının kuruluyor olması endişemizi daha da arttırmaktadır.

Fabrikalara asla karşı değiliz. Fakat bu fabrikalar bu şekilde çevreye zarar verecek şekilde denetimsiz olarak işletilmemeli, kurulmamalıdır. Planlamalar ileriye dönük tüm bölge ve tarım sektörü düşünülerek yapılmalıdır” dedi.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.