Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN; DÖNÜŞÜM=DEĞİŞİM=GELİŞİM BİR SÜREÇTİR

Sevgili dostlar, hepimiz görüyoruz ve biliyoruz dünya çapında İslam Âlemi olarak hiç bir açıdan iyi bir durumda değiliz. Olamadığımızın sıkıntısını da hep beraber yaşıyoruz. Ancak, bütün müslümanlar olarak bunun ne kadar farkındayız, her İslam ülkesi bu bilincin muhasebesini yapıp, gelişmiş devletler açısından mukayesesinin neticesini biliyor mu acaba?

Aslında bununla da yetinmeyip, yerini belirledikten sonra kendisine bir streteji hazırlaması lazım. Bulunduğu durumdan kurtulması için, ileriye yönelik plan ve projeler yapması, hızla bu çizgide ilerlemesi gerekir. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak biz bu konuda bayrak açtık. Bu duruma Amerika Başkanı Tramp sebep oldu. Uyguladığı ekonomik yaptırımlarla egosunun tatminine çalışmakta ve bizi de ıhtırmaya uğraşmaktadır. Bu durumda bizim yanımızda olduğunu resmen açıklayan üç İslam Ülkesi çıkmadı. Daha ileri doğru ne olur bilemeyiz. Oysa, bütün İslam Ülkeleri bu duruma muhtaç. O zaman, bizim yanımızda neden yer almıyorlar? Alamazlar, çünkü bir veya birkaç taraftan Amerika’ya göbek bağları var. Mesela, en azından Petro-dolarlar Amerikan Banka’larında. Böyle olmayanlarında siyasi, sosyal ve teknolojik bağları var.

İyi de bu durum böyle daha ne zamana kadar devam edecek? Bilmiyoruz: İslam Ülkelerinin böyle bir kurtuluş çaresi için ortak bir çalışmaları var mı? Bildiğimiz kadarıyla yok. O zaman, herkes halinden memnun mu? Memnun olanlar vardır elbette, ama genelde memnun olmayanların çoğunlukta olduğuna inanıyorum. Öyle ise, bu çoğunluk mutlaka bir streteji belirlemelidir. Çünkü, bulundukları durumdan başka kurtuluş çareleri yoktur. Bir an evvel bu çalışmalara başlamaları lazım. Aziz dostlar, görünen o ki, İslam âlemi özüne,  gerçek kendi kimliğine dönmek zorundadır. Yani, İslam âlemini bir dönüşüm bekliyor, fıtrat ayarlarına, uzaklaştığı Kur’an merkezli yaşamına. Bu dönüşüm Allah’ın kevni ayetleri ile, kavli ayetleri arasındaki çepelleri temizlemek ve ikisi arası iletişimi sağlıklı hâle getirip dönüşüm ve değişimi tam yapmak bu çalışmayı gerçekleştirmesi lazımdır.

Bilimsel olarak tekniği ve sanatı, sosyal olarak yardımlaşma ve dayanışmayı ve felsefi olarak da sorgulamayı yaşama geçirmek için bu yola girmesi gerekir. Çünkü, bunlarla arası çok açıldı ve bu alanda farklı anlayış, inanış ve yaşayışlar ortaya koydu. Asırlar boyu bu tarzı hayat toplumu ifade ettiğimiz noktalarda uyuştururken, toplum mühendisliğinin kalpgözü merkezli mana âlemi liderleri de hem bu toplumu yönetti ve hem de uyuttu. Düşmanlarımız maddi âlemde çağlar atlarken, biz teknikte ve fende ip bile atlayamaz duruma düştük. O kendilerini Allah’ın birinci sınıf kulları kabul edenler, uzun-uzun ibarelerle kendilerinin saygınlığını insanların zihinlerine kazımışlardır. Ama o insanlara düşmanlarının karşısında kendilerini savunacak teknolojik hiç bir icat ve keşifte bulunmamışlardır. Keşif diye ortaya attıkları da sadece kendileri için ve topluma hiçbir yararı olmayan kerametleri ve efsanevi menkıbelerdir. Değerli dostlar, kendimize gelelim, hurafelerden silkinip, özümüze dönüp, fıtratımızla yüzleşelim.

Bu konuda insanları uyarmak isteyen, ilim-bilim ve din alimlerimizi dinleyelim, eserlerini okuyalım, Allah’ın düşünmek ve araştırmak için verdiği aklı çalıştıralım. Aklı dışlayan, bilimsel düşünceyi kış-kışlayan tarikat ve tasavvufçulara kulak asmayalım ve kafamızı da takmayalım. Mesela, filan evliya şöyle imiş, kabrini yıkmaya kalkmışlar, grayderin kepçesi kırılmış, motoru durmuş çalışmamış, bunlar hepsi birileri tarafından uydurulmuş halk hikayeleridir. Hacca gidenler görmüştür, gitmeyenlere onlara sorsunlar, Hz. Peygamberin yanında bulunmuş, savaşmış ve onun övgüsünü kazanmış İslamın ilk mücahitlerinin kabirleri Mekke’de ve Medine de ne olmuşlar? Vehhabiler hepsinin kabirlerini dümdüz etmişler. Neden onlara bir şey olmamış, 80 senedir o ülkeyi yönetiyorlar ve saltanatlarını sürüyorlar? Kabirleri kutsayıp karşılarına geçip onlardan bir şeyler istemek ve beklemek şirktir. Bunu bir takım kelime oyunlarıyla kamufle etmeye kalkmak, gerçekleri insanların gözlerinden ve akıllarından saklamaya kalkmak da bir şirktir. Yüce Allah bütün günahları affederim, ama şirki asla! Diyor. Ancak, şirk sahibi tövbe eder benden af dilerse o zaman affederim diyor. Hak yola Kur’an-a dönüşümü, bu yolda değişimi gerçekleştirip, gelişimini kuran ve sürdürenlerden olma dileğiyle hoşça ve dostça kalınız. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.