Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ ; CUMA NAMAZINA GİTMENİN ÖNEMİ

Aziz sohbetdaşlarım, geçen hafta Cuma namazına gidince dikkatimi çekti. Namaza 15 dakika kalasıya kadar camiye gelmekte ciddi manada bir ilgi yok. Ancak bu saatten sonra namaz yaklaştıkça yoğunluk artıyor ve ezan okunduktan sonra bile bir süre devam ediyor.

Bir dikkat çekici husus daha, cemaatten bazı kişiler eşofmanlarıyla, yalınayak ve şık olmayan bir kıyafetle Cumaya geliyorlar. Oysa, Yüce Allah Kur’an’da Araf suresi 31. Ayette camiye giderken güzel elbiselerinizi giyinerek gidin diyor. Allah’ın bu emrine itaat edilmeli ve Cuma namazına gitmenin önemi gerektiği gibi yerine getirilmeli. Cuma suresi 9. Ayette Allah “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun, alış-verişi bırakın…” diyor. Bu konuda camiye erken gitmek için bir takım teşvik ve tavsiyeler de var, onlara girmeyeceğim. Burada iki noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Bir, imanlı olan müslümanın mutlaka Cuma namazına camiye gitmesi gerekir. Çünkü, bu Allah’ın emridir, herhangi bir basit mazeretle geçiştirilmemelidir. İkincisi, Cuma namazına erken gitmeyi meraklandıracak, heves ettirecek ve ciddi manada önemsetecek bir takım özellikler olmalı, insanlar bunlar adına Cumaya gitmek için heyecan duysunlar. Bunları kim yapacak? Elbette ki vaizler ve İmam’lar.   Mesela, ezandan önce yapılan vaaz ve Cuma namazından önce okunan Hutbe, bu konuda en önemli etkenlerdir. Ama, insanların bunlara böyle bir ilgi ve heyecan duyulmadığı aşikâr.

Çünkü, ezana en az yarım saat varken vaaz başlıyor, lâkin cemaatin camiye gelmesi ezanla yoğunlaşıyor. Hutbe okunurken de, gözleri Hatipte kulak kesilmiş hutbe dinleyenleri göremezsiniz. Öyle ki, herkesi başı önünde, uyukluyor gibi görürsünüz. Kamet  başladığında bir hareketlenme oluyor, oda namaza kalkmak için. Namaz kılınınca da herkes dağılıp gidiyor. Evet, vaaz daha önceleri de dediğimiz gibi ciddi bir emek harcanarak hazırlanmıyor. Çünkü, bu konuda vatandaşın nabzı tutulmuyor, önceden nelere değinilmesi gerekiyor diye bir araştırma yok. İkisi de özenle araştırma ürünü olmadığından ve dinleyenlerin ilgisini çekecek bir çalışma yapılmadığından öylesine bir konuşmayla, bu işler rutin bir şekilde gidiyor. Yani, hiç bir emek sarf edilmediği halde yüzlerce insanın kendi arzularıyla camilerde toplanmaları din adına görev yapanların meraklarını, bu nimeti gerektiği gibi değerlendirme ilgi ve heyecanlarını harekete  geçirmediği kanaatine insan varıyor. Oysa, böyle bir imkan ve avantajı elde etmek çok büyük bir nimettir. Toplumun her kesiminden insan var ve her hafta da bu potansiyel gerçekleşiyor, bunu verimli olarak değerlendirmeli. Müslüman kardeşlerimizin dini doğru ve iyi olarak bilmelerini, yanlış, hata ve eksiklerini düzeltip ikmal etmelerini öğretmeliyiz. Hemde, teknolojik gelişmelerden yararlanarak ve bilimsel metotlarla ciddi disiplin içinde hareket ederek bunu yapmak lazım. Böyle olunca, Kur’an merkezli insanları düşündürmeye ve araştırmaya yönlendirmek mümkün olur. Bunu da merak ettirecek bir bilinç zorlamasıyla, akıllara sorular ve kalplere de kıvılcımlar atarak hareketlendirebiilirsiniz. Çünkü, müslümanın yaşamına etkin olacak iman ve güven, hayatın bütününü kuşatan aktif bir canlılık ve eylem bilinci içinde değil. Nedenine gelince ciddi bir denetleme disiplini göstermiyor. Allah duygusu, sevgisi ve bunlardan mahrumiyet kaygusu ve endişesi yok. Bu, uzun yıllardır gelen çevrenin duyarsızlığı teamülüne iştirakinden olabilir. İstisnalar bir kenara, genelde toplum bu  dindarlığı yaşıyor. İşte topluma bu hareketliliği getirecek vaaz ve hutbelere ihtiyaç var. Acizane benim kanaatim böyledir. Bu duygu ve düşüncelerin yaşamımızı aktif hâle getirmesi dileğiyle herkese esenlikler niyaz ediyorum. Hoşça kalınız sevgili ve aziz sohbetdaşlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.