Son Dakika

• No Posts Found

FRENG’TEN DOST AYI’DAN POST OLMAZ

mustafa uluc¦ğayTarih geçmişin aynasıdır derler, hafızasıdır derler ve milletin köküdür derler. Hepsi de doğrudur. Ancak, bu doğruların  sürekliliği, mevcudun bunlara sadakatle bağlılığı nispetinde devam ettiği de bir gerçektir. Bu da unutulmamalıdır. Çünkü, ecdat bu konuda hassasiyetini hep korumuş, dik durmuş ve değerlerinden hiç taviz vermemiştir. Bu alandaki durumunu, ve takındığı tavrını kendisinden sonra gelecek nesillerine ibret ve ders olması için hikmetli sözlerle bırakmıştır. Okusun, düşünsün ve araştırsın, görünüşe aldanmasın ve zarara uğramasın diye. Mesela, freng’ten dost, ayıdan post olmaz demiş. Bunun biri güveni, diğeri de imanı simgeler. Geçende bu ata sözümüzün ne kadar gerçeği vurguladığını çok açık bir şekilde gördük. Hıristiyan âleminin dini lideri Papa, 1915 Ermeni tehcirini soykırım olarak ifade etmiş. Ya ne diyecekti? Geçmişine olan sadakatini tescillemiş!  Freng’ ten dost olamayacağını ispat etmiş. Aslında  bundan 100 yıl geri gitmeye ne gerek var. Daha dün Ermeni’nin işlediği bir soykırım var, Karabağ vahşeti. Ama, bunlar böyle, tarihte çok insan öldürüp, çok kan dökmekle övündüklerinden, vahşiliklerini hep Müslüman Türk’ün simasında görmüşler. Onların bu durumunu açıklayan çok güzel bir temsil vardır, Peygamber Efendimizden intikal eden bir olayla simgeler. Düşünülüp ibret alınması için naklediyorum. Hz. Peygamber bir gün arkadaşlar ile bir yerde sohbet ederken, içeri Ebu-Cehil girmiş, Peygamberimize çok kötü sözler söylemiş. Yalancısın, insanları aldatıyorsun, fitnecisin, inancımızı kötülüyorsun,  bize hakaret ediyorsun gibi suçlamalarda bulunmuş ve çıkıp gitmiş. Peygamberimiz tebessüm etmiş. O gittikten hemen sonra Hz. Ebu-Bekir ayağa kalkmış ve Peygamberimizi övücü birçok söz söylemiş. Ona da peygamberimiz tebessüm etmiş. Hz. Ebu-Bekir yerine oturunca, orada bu durumu seyredenler de dayanamamış, Peygamberin her ikisine de hiçbir şey demeyip tebessüm etmesinin anlamını sormuşlar. O da, kendisinin insanlar için bir ayna olduğunu, Ebu-Cehil baktı kendini gördü, Hz. Ebu-Bekir baktı kendini gördü demiş. Çünkü, söyledikleri şeylerin onların kendilerinde olduğunu söylemiş. Dolayısıyla gerçek Müslümanın, kendisi gibi ayni durumu temsil ettiğini vurgulamış. O zaman, Müslüman bu yüceliğini koruyup yansıtmaya devam etmelidir. Frengistan’a yaranmaya veya bir takım tavizlerle onları kazanmaya ve dostluk özelliğini onlarla paylaşmaya asla kalkmamalıdır. Onlarla çeşitli ilişkilerde bulunduğu zaman araya mutlaka mesafe koymalı, islamın vakar ve haysiyetini ifade eder bir tavır sergilemelidir. Ayrıca bu tutumumuzu, tahkir ve hakaret anlamında değil, adalet ve insani hasletler seviyesinde yapmalıyız diye düşünüyorum. Hele şu dinler arası diyalog saçmalığından da uzak durulmalıdır. İslamın ruhunda böyle bir şey yok. İslam da tebliğ var ve davet var. İslamda zorlama olmadığı gibi, İslama kazandırma düşüncesiyle, dini değerleri eğip-bükerek ve hafife alarak, aşağılayıcı bir üslûp da kullanmamak gerekmektedir. Çünkü, islamı kabul ettirmek ve herhangi bir kişiye hidayet vermek Allah’a aittir. Bu Allah’ın işidir, insanların işi değildir.  Ne yazık ki, Müslümanlardan bir çok kişi bu konuda yanlış yapmaktadır. Çok duyuyoruz, ben adama doğruları anlatıyorum, o durmadan reddediyor, kabul etmiyor. Bir daha ne ona, ne de başka birine bu konuda bir şey söylemeyeceğim diyorlar. Bu yanlış bir anlayıştır. Doğrular yeri geldiği zaman ve söylenmesi mutlaka gerekli olduğunda söyleyeceğiz. Ama, kabul ettirmek için direnmeyeceğiz. Hele ki, bunu kendi aramızda birbirimizi kırıcı bir üslûpla tartışmaya asla girmeyeceğiz. Bakara suresi 258’nci ayette “Dinde zorlama yoktur, artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır……” diyor Yüce Allah. O nedenle kimsenin üzerinde tahakküm kurmaya, kimsenin hakkı yoktur.  Bu konuda Allah emrini tutmak ve buna uymak zorundayız. Bu günlerde bir diğer önemli mesele, ekonomide istikrar zorlanıyor. Çünkü, dolar tırmanışını sürdürürken işsizlik artıyor. Dolayısıyla paramız TL’nin değeri düşüyor, dolarla yapılan alış-verişlerde  zamlar devreye giriyor. Birçok ürünümüz dolar üzerinden işlem gördüğü için zamlar artmaya devam edecektir. Bu duruma müdahale de söz konusu olmadığına göre enflasyon tırmanışa geçecek demektir. Dolayısıyla dar gelirli ve yoksulları zor günler bekliyor. Buna bir de seçim ekonomisinin dahil olacağını da düşünün. Daha önce bu konuda okkalı laflar eden Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan’nın da bu hususta sesi çıkmaz oldu. İcranın başı Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu ise, kendisini politikaya tam kaptırdı gidiyor. Allah göstermesin bir ekonomik krize doğru gitmeyelim. Bu arada, Avrupa parlamentosu Ermeni soykırım hikayesini tanıyormuş. Geç bile kaldılar! Bizi bir türlü Avrupa Birliğine almadılar ve bu gidişle almayacaklar da. Aman, Ermeni gardaşlarını kollamaktan da geri kalmasınlar. Çünkü, onlardan beklenen bu. Ecdat ne güzel demiş “Frengistan’ dan-Hıristiyan’dan dost olmaz, ayının kürkünden de post olmaz.” Zaten, Türk’ün-Türk’ten başka gerçek dostu yok ki!.. Esenlikler dileğiyle, hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.