Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ; MANİFESTO GİBİ HUTBE DİNLEDİK

Aziz sohbetdaşlarım, bu hafta yöresiyle ve karşısındaki cematıyla iç-içe bir Cuma Hutbesi dinledik. Gerçi biraz uzundu, ama içinde bulunduğu topluma hitap eden, ve toplumun gerçekten şu dönemde hayati ihtiyacı olan bir hutbeydi. İslâmi esaslar çerçevesinde olması gereken bir aile düzeninin karşılıklı hak ve sorumlulukları, sevgi ve saygıları gayet güzel bir şekilde tasvir edildi. Çok etkileyici ve uyarıcı örnekler verildi, öyle ki Hatip samimi bir kardeşlik havasında ve gerektiği zaman uzlaştırıcı, kaynaştırıcı ve nasihatlerle aklı, kalbi ve duyguları harekete geçirip, kırgınlıkları ve küskünlükleri barıştırıcı bir şefkat ortamına çekti cemaati. Camide öyle çok bir cemaat yoktu, ama olmasını isterdim. Sevindici olan husus, cemaatin çoğu gençti. Gerçekten hutbedeki bu muhtevaya bu gençlerin muhatap olması çok büyük bir nimet. Umarım bunun kıymetini bilirler. Böyle bir bilgilendirmeyi kolay-kolay bulamazlar. Bunu matbu hâle getirip yeni evlenmiş ve evlenmekte olan gençlere vermek lâzım. Çünkü, zamanımızda kendilerince büyük aşklarla evlenen ne çiftler duyduk ve gördük, birkaç ay veya en uzun birkaç yıl içinde boşanıp yuvalarını yıkıp dağıtanları. Hele o hiç olmayacak şeylerden, hani derler ya bir fındık kabuğunu doldurmaz bahaneler uğruna meydana gelen geçimsizlikler ve daha ilerisi cinayet ve intiharlar, böyle bir bilgilenmeye ve öğüte ne kadar ihtiyaç olduğunu insan üzülerek hatırlıyor. İmam Hatip efendi gerçekten iyi çalışmış ve çok güzel bir hutbe hazırlamış. Caminin yerini ve Hatibin adını vermek istemiyorum. Çünkü, elindeki hutbeyi kendisinin hazırladığını matbu olmamasından anladım. Ayetler okudu, hadisler okudu ve yorumlar yaptı hepsi şahaneydi. Elindeki kâğıttan okudukları oldu ve irticalen de konuştukları oldu, hepsi bir tutarlılık içinde konu dışına çıkmadan, cemaatin ilgisini üstüne çekerek ve hutbesini irat ederken, cemaati de gözleriyle takip ederek görevini bir titizlik içinde yaptı. Benim takip ettiğim süreçte izlenimim böyle. Camide küçücük düzenli-tertipli ve tertemizdi. Birlikte gittiğimiz arkadaşlarda Hutbeyi çok beğendiler ve tabi camiyi de sevdiler. Camide namazda önce mevlit okunmuş, biz duasına iştirak ettik. Burada parantez içerisinde bir noktaya işaret etmek istiyorum. Aslında bu bütün geneli ilgilendiren bir hatalar serisidir. Az kitap okuyoruz, Kur’an-ın anlamıyla ilgili de meşguliyetimiz az, bu yakın dönemin din âlimlerinin tefsir ve din adına yazılmış kitaplarını da ya az okuyor veya hiç okumuyoruz. Tabi özellikle de Din Görevlisi kardeşlerim. Onun için, bir takım asırlar öncesinin görüş ve düşüncelerini ihtiva eden İlmihâl ve tefsirlerle Tabakat kitaplarını bir kenara koyalım ve içinde yaşadığımız zamanın âlim ve ulemasına da kulak verelim ve eserlerine göz atalım. Çünkü, geçmişle zamanımızı yaşayamayız.

Evet, o İmam-Hatip kardeşimi tebrik ediyorum.  Gerçi, namazdan sonra ayaküstü kısa bir sohbet ettik ve kendisini bu güzel hizmetinden dolayı kutladık. Bu kardeşimin benim bu değerlendirmemden haberi olur mu olmaz mı bilemem. Çünkü, okuyup araştıran bir toplum değiliz. İlçemizde çıkan mahalli gazeteleri ciddi manada merak edip okuyan Din Görevlisi var mı bilmiyorum. Oysa bu temsil ettikleri görev açısında gerekli ve önemli bir mesele, ayni camianın emekli bir kişisi olarak buna inanıyorum. Neyse, konuya dönelim, Bu Cuma vaazını dinleyemedim konusu neydi ve Vaiz efendi nelerden bahsetti bilmiyorum. İtiraf edeyim, aslında merakta etmiyorum. Vaazlarda, takip edilen usul genellikle bir takım değerlendirmelerin zamanımızla güncellenmesi olmadığı için, bildiğimiz hep o klasik ifadelerin tekrarından ibarettir. Onun için ciddi manada merak edilecek bir özellik arz etmiyor. Oysa vaaz etmek, bir topluma hitap etmek öyle basit bir şey olmasa gerektir. Çünkü,  hitabet bir sanattır, bu sanatı icra edecek olan mutlaka çok iyi bir eğitimden geçmesi gerekir. Dolayısıyla her konuşmanın yerine, ortamına, konusuna ve karşıdaki toplumun durumuna göre, farklı özellikleri olur. Bu özellikler çerçevesinde hatibin hitabı hepsi için farklı üslûbu, hitabeti, tavrı ve hareketi olmalıdır diye düşünüyor ve bu haftalık değerlendirmemizi de burada noktalıyor, aziz sohbetdaşlarıma esenlikler diliyorum.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.