Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN: KUR’AN-I ANLAMA YOLUNDA

Sevgili dostlar, Kur’an söz konusu olunca Türk milleti olarak bizim genelde bir hassasiyetimiz var, o mübarek bir kitaptır abdestsiz dokunamazsınız ve onu olur-olmaz yerde bulunduramazsınız. Yoksa, kutsiyetine haksızlık etmiş olursunuz. Bu nedenle Kur’an bize öbür dünyayı hatırlatır. Dolayısıyla Yasin deyince ölü, Fatiha deyince de aklımıza  mezarlık gelir. Bu nedenle Kur’an bizim için ölülere okuma, hastalara muska yazma ve okuyup sevaba girme kitabımızdır. Evet, buraya kadar kısaca ifade ettiklerimiz, bizim Kur’an-ı anlayamadığımızın ap-açık belgeleri ve hazin itiraflarımızdır. O zaman, hayat kitabımız olan Kur’an-ı gerçek manasıyla iyi ve doğru anlama yoluna girmemiz lazım. Bu nasıl olacak derseniz? Çok kolay, Kur’an-ı, Kur’an-dan okuyup öğreneceğiz. Dilini, Arapçayı bilmiyorsak ki, genelde bilmiyoruz, o zaman Türkçe meallerinden/tercümelerinden okuyup öğreneceğiz. Bu konuda da dönemimiz âlimlerimizin tercümelerini okuyacağız. Mesela, İstanbul Süleymaniye vakfının, Mustafa İslamoğlu’nun ve Bayraktar Bayraklı gibi işinin uzmanı ilim adamlarımızın Kur’an meallerine ulaşacağız. Evet, bu yoldan hareketle Kur’an-dan bazı ayetlerin türkçe anlamlarını vererek bizde Kur’an-ı öğrenmeye merak uyandırmak istiyoruz. Bu yola teşvik etmek için dikkat nazarlarınızı harekete geçirmek ve Kur’an-ın gerçekten okuyup öğrenmemiz gereken çok önemli bir kitabımızmış, ne yazık ki şimdiye kadar bu muhteşem bilgi kaynağımızdan habersiz kalmışız ihtiyacını yüreğinizde hissetmenizi sağlamaya çalışacağız. Ben bunun hazzını ve sevincini gerçekten yaşayan bir kardeşiniz olarak açık yüreklilikle itiraf ediyorum.

Aziz dostlar, Kur’an hepimizin bildiği gibi Allah’ın kelamı sözleridir. Bize bu sözleriyle kendisini tanıtır, isimlerinin Kur’an da geçen “Hesmaül Hüsna” olarak 99’unu biliyoruz. Rabbimiz Ayetlerinde kendisi için üç zamir kullanır. Ene, Nahnü, Hû, Ben, Biz, O. Biz demesinin anlamı tevazu, yücelik ve melekleri görevlendirdiği işlerde kullanıyor. Bazıları bu biz zamirinden fitne çıkarmak istiyor da onun için bu zamirlerin açıklamalarını verdik. Neyse, konumuza devam edelim. Kur’an-ın manası Rabça, kelime anlamı ise Arapçadır. Kur’an-ın indirilişi gece başlamıştır. Bu karanlıklardan aydınlığa çıkmak demektir. Kur’an-ın ilk inen Ayeti Oku! Emriyle başlıyor. Bu okumak, yaratılışa dikkat çekmek içindir. Rabbimiz önceliği de insana veriyor. “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku! Bak seni, yani insanı bir embri-yodan nasıl yaratmış. Oku, bak sana ne ikramlarda bulunmuş. Ki, sana kalem kullanmayı da öğretmiş. İnsana bilmediğini öğretmiş.” Dolayısıyla, Ankebut suresi ayet 20’de yaratılma ve yaratma dünyada nasıl başladı tabiat ayetlerinde bunu görmek ve üzerlerinde düşünmek, araştırma yapmak için Allah emrediyor. Oku derken verilen emir bu, yoksa, ayı gösteren adamın gösterdiği yere bakmayıp da parmağa bakmak gibi, sadece dön-dolaş Kur’na tilavet et, çeşitli makamlarla musikî havasında Kur’an oku demek değildir. Allah, Kur’an ayetleriyle diğer maddi-manevi ayetlere dikkat çekiyor, araştırıp öğrenmeye teşvik ediyor.

Değerli dostlar, her insanın fıtratı, öz yazılımı vahye Kur’an-a dönüktür. Çünkü, İslam dini fıtrat ayarlıdır. Kur’an-ın iniş sebebi insandır. Kur’an-ın muhatabı da insandır. Kur’an-ın ilk emir ve tavsiyeleri ahlâkı ve akıdeyi (inancı) düzeltmektir; iyilik yapmak, yetimi ve yoksulu koruyup kollamaktır. İbadetler ve yasaklar Hicretin son yıllarında başlamıştır. Evet, savaşa izin verilmiştir, emir değil! Kur’an yaşanmışlıklara göre inmiştir. Mücadile suresi, bir kadının hakkını arama suresidir. Kadın hakkında Kur’a ayetlerini çarpıtan ve kadına bir takım haksızlıklar yakıştıranlara bu sure bile yeterlidir. Kur’an-dan bir parçayı, bütününden ayırıp ona müstakil bir anlam vermek yanlıştır. Kur’an her işle alâkalı olarak inmiştir. Dolayısıyla, Kur’an-ı Kerimde isimler üzerinden mesaj verilmez. Mesela, firavun bir kişinin adı değildir. Yani, firavun bir ünvan, lâkap ve sembol olmaktadır. Kur’an-ın nüzul sebebi demekte inen ayetlerin sadece o zamana aittir demek doğru değildir. Çünkü, Kur’an evrenseldir. Burada yeri gelmişken ifade edelim, hidayet insanı maksadına iletmek değil, hidayet insanı maksadına yöneltmektir. Bu aynı zamanda yolun başında olmak demektir. Bu yolda yürümek ise iradeyi gerektirir. Evet, uzun lafın kısası Kur’an bu ümmetin gündemine gelmelidir. Her müslüman kendisini Kur’an-a muhatap bilmelidir. Çünkü, Kur’an kerameti evliyaya değil, insana nispet eder .” Velekad kerremna  beni âdeme” Biz âdemoğlunu mükerrem kıldık.” ifadesi en azından buna delildir. Sanırım şimdilikte bu kadar yeterlidir. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.