Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN: KUTLU DOĞUM HAFTASI KUTLAMASI

Sevgili dostlar, biliyorsunuz her yıl Nebimiz Muhammed Aleyhisselamla ilgili doğumuna yönelik kutlamalar yapıyoruz. Her zamanda o malum etkinliklerle. Yani, mevlitler, ilâhiler, kasideler, Kur’an’dan aşrı şerifler ve Nebimize Salâtü selamlar göndererek. Ve tabi vaazlarda da Nebimizin doğumu esnasında ve öncesinde bir takım olağanüstü hallerden bahsederek. Genelde yapılanlar bunlar. Öyle ki, yılda bu tür kutlamaları iki sefer yapıyoruz. 1- Arabi aylara göre ilki Rebiyülevvel ayının 12. gecesi kutlaması. 2- Milâdi aylardan Nisan ayının 20’sinden sonra bir hafta “Kutlu doğum haftası” adıyla bir hafta içinde düzenlenen etkinliklerle kutluyoruz. Bu etkinliklerinde öyle birbirinden pek farkı olmayan bir ortamda kutlandığını ifade edebiliriz. Dolayısıyla geçen hafta 19 Kasım Pazartesi günü gecesi de yine ayni minval üzere Nebimiz Muhammed Aleyhisselamın doğumunu kutladık. Bu kutlamalar âdetâ bir standart oldu, düşünüyorum da iyi ki Süleyman Çelebi, Nebimizin doğumu üzerine bir Mevlit şiiri yazmış, yoksa Allah’ın son Elçisi Hz. Muhammed Aleyhisselamın doğumunu nasıl kutlardık! Oysa, Nebimiz Hz. Muhammed Aleyhisselamı özel kılan, kutlu yapan, insanlığa en son rol model örnek olarak gönderen Yüce Allah’tır. Ona, Kur’an-ı vahyetti, insanlığa Resul- Elçi nasbetti, Risalet verdi. Alemlere rahmet ve güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderdi. Onun bu özelliklerini öne çıkarıp ona göre bir Kutlu doğum haftası kutlamamız gerekmektedir.

Aziz dostlar, Nebimiz Hz. Muhammed Aleyhisselamın bizim için gerçek doğuşu Hira mağarasındaki Allah’tan aldığı ilk Vahiyle olmuştur. Onun insanlık dünyasına doğuşu Hira’da İkra!-Oku! Mesajının ruhunun ve bedeninin bütün hücreleriyle hissetmesi ve haşyetle ürperip Risalet emrini almasıyla başlamıştır. Rabbimiz tarafından bu güne hazırlanması ona bir ihtisas olmuş, aylardır, akıl ve idrak ufkundan, ruh, vicdan ve tahayyül sızlanmaları, muhayyilesiyle arayışlarını hep diri tutmuş. Gözleri ufuklarda, gönlü insanlık adına hak-hukuk, ahlak ve merhamet sinyalleri almak için maverala kilitlenmiş beklemekte. Mekke’nin üstünde dağın tepesinde arayışını sürdürüyor, ama Mekke’ye kuş bakışıyla seyri temaşa ederek, basit arzu ve heveslerle değil, aklının kenarından, kalbinin ekranından geçenler, onun ruhunun nuru efşanında yer tutamıyor. Çünkü, onun arayışı, bekleyişi kendinden aşkın bir frekansa yönelik, düşünüyor, gecenin karanlığında ay ışığı ve yıldızların yanıp-sönüşleri altında, ama onu teselli etmiyorlar, sanki kendilerine doğru çekiyor, âdetâ Nur dağından daha yükseğine çağırılıyor hissine kapılıyor. Artık, gayb âleminden, şehadet âlemine, kanatarını çırparak gelen Hz. Cebrail, arayışın bittiğini, beklediği haberin geldiğini Hz. Muhammed Aleyhisselama bildiriyor. Bin aydan hayırlı gece Nebimiz Hz. Muhammed’in Kadir Gecesi oluyor ve Risaletle tanışıyor.

Değerli dostlar, Hz. Muhammed bu geceyi hiç unutabilir mi? Bu gece Kadir Gecesi, Hz. Muhammed’e Kur’an’dan ilk ayet iniyor ve Risaletle müjdeleniyor. Bu onun Kadir gecesi! Hiç unutması mümkün mü? Biz ümmetine Ramazan’ın sonunda arayın demiş. Bir başka rivayete göre Ramazan’ın 27. gecesi demiş. Gelin bir düşünelim! Kadir suresinde, Kadir gecesinin Kur’an-ın ilk inmeye başladığı ve bu gecenin de Ramazan da olduğu bildirilecek, ifade edildiği gibi bilinmeyecek! Ha, ne dersiniz? Neyse, yorumunu size bırakıyorum. Çünkü, Kadir Gecesinin gerçekten ne anlama geldiğini ve ne amaç ifade ettiğini iyi ve doğru bilmek gerekir diye düşünüyorum. Konuyu toparlarsak, Mevlit Kandili ve Kutlu Doğum Haftası kutlamalarını iyice bir gözden geçirelim. Hz. Muhammed (A) doğumu esnasındaki olağanüstü rivayetleri bir kenara koyalım ve insanlığın son Nebisi Allah’ın Rasulü Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın ilk vahiy aldığı geceyi düşünelim. O gece bana göre onun Kadir gecesi ve doğumu da o Hira Mağarası’nda ilk vahyi aldığı gecedir. O gece Yüce Allah’ın dünyaya tecelli ettiği gecedir. O gece, dünyaya rahmetin, bereketin, lûtfun, inayetin ve merhamet ve şefkatin indiği KADİR GECESİDİR. Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın insanlığa gönderilen son Elçi olduğu gecedir. Ve insanlığa kutlanması gereken o Elçi’nin Risaletle müjdelendiği gerçek doğum gecesidir. Ne mutlu onu anlayana, ona uyana ve onun izinden gidene. Hoşça ve dostça kalınız. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.