Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN; YENİ YILDA KUR’ANLA YENİLENMEK

Sevgili dostlar, her doğan güneş yeni bir güne doğar ve âdeta hayat yeniden başlar. Her sabah uyanıp gözümüzü açtığımızda yeni doğmuş gibi kendimizi zinde, hafif ve rahat hissetmiyor muyuz? Tabi, hastalar, yaşlılar ve rüyasında kâbus görenler müstesna. Onlar geneli temsil etmediği için, istisnâi olarak değerlendirilirler. Sağlıklı, genç, dinç ve enerjik olan her insan, sabah güneşinin ilk ışıklarıyla gözlerini dünyaya açtığında neler hisseder? Kollarını yana açıp derin bir nefes alıp, yeni bir dünyaya uyanmanın duygu ve düşünceleriyle ilk aklına gelenler ne olur? İşi ve uğraşıyla ilgili tasarladığı plan ve projesinin ilk adımını atmak. Haliyle, elbette her kişinin bu alanda niyeti ve düşünceleri farklıdır. Bu, kişinin işiyle ilgili ilmine, fikrine ve hayat anlayışındaki hedefe ulaşma mücadelelerine bağlıdır. Yaşam anlayışındaki temel sebep ve felsefe önemlidir. Gününü gün mü etmek istiyor, her şeyini bu dünya eksenli mi yapıyor? Yoksa, daha farklı, anlamlı ve amaçlı bir dünya görüşü var da ona göre mi yaşıyor? Evet, kişi her sabahın ilk aydınlığında gözünün ve gönlünün açılımında, aklının ve zihninin yenilenip dinlenmiş parlaklığında niçin yaşadığını, bir sefer daha hayal hanesinde canlandıracaktır. Sonra harekete geçecek ve yaşam mücadelesine girişecektir. Bu mücadeleye “Bismillah” deyip de mi başlayacak, yoksa başka bir kelam edip veya hiç kelamsız mı mücadeleye atılacak kendisinin bileceği bir iştir. Çünkü, her insana Allah serbest irade ve müstakil akıl vermiştir. İster, Allah’a kul olur O’nun adıyla hareket eder ve işine başlar, isterse başka herhangi bir tür seçimine göre bunu yapar bu onun seçimine bağlıdır.

Aziz dostlar, bizler Allah’a kulluğu benimsemiş ve O’na itaati esas almış insanlar olarak her iş ve hareketimize O’nun adını anarak başlıyoruz. Çünkü, Allah’ın adını anmak ve O’na olan kulluk bağlılığımızı, O’na itaat duygusu içinde akleden kalbimize hakim kılmak, bize her şeyin üstünde bir huzur veriyor. Bütün yaratılmışlara karşı kendimizi emniyette, ve huzur içinde özgür hissediyoruz. O Yüce Allah ki bizim hâlikımız, Rabbimiz, Mevlâmız ve her hâlde sonsuz dayanağımız ve güven kaynağımız olup her şeyimizi O’na borçluyuz. Bizi bir kadere göre yaratan, irademizi hidayetimize bağlayan, akleden kalbimizi vahiyle buluşturan, vicdanımızı adaletin miyarı yapan ve bilincimizi sınav zenginliği ile donatan, bütün bunları ruhun kaptan köşküne iskân eden Ahkemül hakimin ve Rabbül âlemin olan Allah-ü Zülcelâle itaat ve teslimiyetten büyük saadet mi var? Birde bize âlemlere rahmet olarak gönderdiği Rasulü ekrem ve nebiyyi muhterem Hz. Muhammed Aleyhisselâmı içimizden seçip rol model yapmış. Daha ne isteyelim ki, işte biz bunun iman ve idrak bilincinde olmanın mutluluğunda yaşıyoruz. Şimdi bu özgürlüğün tadını çıkarmak varken, kula-kulluk yapmak, her hangi bir yaratığa tapmak veya bazılarının yaptığı gibi, her şeyden soyunup çırıl-çıplak kalmak, hiçlik yalnızı olmak, hiç aklın ve mantığın alacağı şey midir? Evet, Allah var her şey var, Allah yok diyen için ne var? Hayatın anlamı mı, amacı mı? Cehennem bile olsa var olma hissi, silinmeyen ebed düşüncesinden yoksunluk mu? Yoksa, müşriklik ve kâfirliğin bile bir değer olduğu dünyada inkâr boşluğuna düşüp bütün bunların zorlamasıyla cinnet ve delilik iptilasına müptelâ olmak mı?

Değerli dostlar, biliyorsunuz yeni bir yıla girdik, kendimizi yenileyelim, bilgimizi, fikrimizi, zikrimizi, düşüncelerimizi ve imanımızı güncelleyelim. Her şeyin hesabının yapıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Yaşamımızın da bir hesabı var, bu hesabı yapan ve bu hesaba göre yaşamı bize veren, bunun hesabını da bizden soracaktır. Çünkü, bu dünyada bize bunu bildirmiştir.  Hayat kitabımız olarak gönderdiği Kur’an-ı Mübin’de bunu Elçisi Hz. Muhammed Aleyhiselama bize tebliğ ettirip yazdırmıştır. Şimdi elimizde o asliyetiyle mevcuttur, bu nedenle ona uymak ve uygulanmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed’i örnek almak görevimizdir. Kur’an-ı, Arapça bilenlerimiz Arapçasından, bilmeyenlerimiz de Türkçe’ye çevirisinden okuyup, öğrenip yaşayacağız. Bu konuda Kur’an-dan saptırmak isteyenler, asırlar öncesinin Kur’an ve İslam anlayışının içtihat ve fetvalarını önümüze koyanların, bunların miadının dolduğunu, yeni anlayış ve yorumların yeni yıla ve yıllara ışık tutacağını ve yeni ufuklara çığır açacağını, bunlara da ciddi ihtiyacımız olduğunu onlara anlatacağız. Dolayısıyla yeni yılımızda Kur’an-ın özüne sadık kalarak kendimizi yenilememiz gerektiğini o eski müteassıp kafalara sokmaya çalışacağız. Çünkü, her şeyin durmadan yenilendiği ve yenilenmekte olduğu bir yaşam sürecinde, doğan ve doğacak olan yeni sorunlara çare ve yeni problemlere çözün ancak böyle bulunacaktır. Bunun bilincine ve idrakine varamayan ve bu mesajı alamayan geriden gelmeye, nal toplamaya ve önden gidenlere piyon olup tabi olmaya devam edeceklerdir. İşte bütün bu nedenlerden ötürü bu yeni yılda her türlü makul, doğal, normal ve gerekli yeniliklere yelken açalım, açılalım ve bundan sonra insanlığın önderleri ve örnekleri biz olalım. Evet, bu duygu, düşünce, ideal ve inançla aziz dostlarım yeni yılınız kutlu, mutlu ve huzurlu geçmesini Yüce Allah’tan diliyorum. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.