Son Dakika

• No Posts Found

HAYATTA SANAL–DOĞAL ÇELİŞKİSİ

MUSTAFA ULUÇAY

Dostlar, hiç gece sessizliğini karanlıkların yoğunlaştığı anlarda dinlediniz mi? Sessizliğin neyini dinliyeceğiz mi diyorsunuz, dinleyiniz efendim, o sessizlik size eğer dinlemesini bilirseniz çok şeyler söyler. Ha tabi birde öyle gerçekten sessiz bir gece bulabilirseniz. Benim böyle bir geceye rastladığım çok nadir olur. Genellikle gecenin o tam koyu karanlığında ve uykuların o müthiş derinliğinde, hayal denizinin sakin yakamozlarının ışıltısında bir balığın öksürmesiyle üperseniz, ufkunuz daralır hafakanlar basar mı? Hiç sanmam, nerde o rahavet, bir arabanın alarmı, alt-üst eder muhayyilenizi. Geceler bu asrın insanını ıssızlık ve sessizlik dinginliğinin koynuna alır mı? Belki, doğayla baş başa kucaklaştığı yalnızlığında ve sanal dünyadan uzaklaştığında. Ama, kendine hakim, sadece duygularıyla mukim ve emniyetli bir iman gücünün lâhutiliğine sığındığında. Gecenin sessizliğinde kendini doğanın içkin hareketsizliğine bırakanın uzaktan gelen bir köpek havlaması veya bir eşek anırması onu rahatsız etmez. Lâkin, mekanik bir  ses bir arabanın kornası, adeta bir gönül tırmalaması yapar. İnsan, kendi eliyle yaptığının müptelası ve kölesi oldu, kalabalıkların içinde yalnız kaldı. Bunun son raundunu oynayan Avrupa, yalnızlık giderici haplar yapıp piyasaya sürüyormuş. Fıtratına ters yaşayanlar, ruhlarının isyanına uyuşmayı deva yapmaya çalışıyorlar. Bu yolun gayri meşru yolcuları uyuşturucu bezirganlarının ticari metaı olmalarından dolayı narkotik pazarı müşterisiz kalmıyor ve tonlarca eroin ve uyuşturucu çeşiti piyasaya sürülüyor. Devletin asayiş ve emniyet kuvvetleri gece-gündüz bunlarla mücadele vermektedir. Uyuşup hayal görenler, uyanık hayal kuranlarla yarışıyorlar. Manevi dünyasını maddi ergümanlarla yönetmeye kalkanlar, kâbuslarla savaşmaktan, zihnen bitkin düşmenin evhamlığıyla fobilerin oyuncağı olur. Kendi rızasıyla, kendisini zarara sokana ve felakete yuvarlanana acınmaz. Böylesi için, bırak sarhoşu yıkıldığı yere kadar gitsin diyorlar. Ama, inanın ben böylelerine acıyorum, gerçekten ciddi bir pişmanlık ve nedamet duymuş olabilir diyorum. Hani bir halk tabiri vardır “düşmez kalkmaz bir Allah’tır. Evet, kendi aklını ve iradesini kendi başın bela etmemeli insan, bunlar onun felaketi için verilmemiştir. Dine inat edip ayak diremenin zaferi olmaz, olsa-olsa insanlığının felaketi olur. Akıl deliliğe ve meczupluğa özenmek için değil, uzak durup korunmak içindir. En çok sevdiğiniz bir kış gününde lapa lapa yağan karın altında yürüyüşe çıkın ve yüksekçe bir yerdende seyredin. İnsana ne kadar hoş gelir, gözünüzün önünde salına salına yere inen kar taneleri aklınızda ve ruhunuzda ne duygular çağrıştır ve gönlünüzde ne hayaller oluşturur, bunu muhayyilenizin gücüne ve özgürlüne göre yaşarsınız. Ama hiç dikkat ettiniz mi bilmem o salına salına ve hepsi ayrı bir desende olan kar taneleri kendisinden önce düşünlere katıldığında, o hoş bir bakışla yere inişini seyrettiğiniz kar tanesi kayboluyor. Aynen ona yakın bir süzülüşle yere inen yağmur damlalarının yerdeki suyun içinde kabolduğu gibi kayboluyor. Yani yerdeki suyla veya kar ise karla bütünleşiyor, ayıdedemezsiniz. O kar tanelerinin muhteşem desen farklılıkları o anda bitiyor. Evet dostlar, bunun anlamı ve amacını hiç düşündünüz mü? Gökyüzünde parçacıklar olarak nasıl oluştuğunu ve yeryüzüne doğru inişe geçişi ve kendisi gibi sayısızca birliktelikle ve farklılıkla bir seremoni oluşturmaları bize birşeyler anlatsa gerektir. Ama, onlara bakan göz, düşünen akıl, duygulanacak olan gönül afaki ve enfüsi bir tefekkür ufkuna sahip olmalı değil mi? Yoksa, geldimse bu dünyaya ne olmuş dünya, gitsemde bir şey eksilmezya avareliği yaşam felsefesinde tükenip gitmek daha mı iyi diyosunuz? Karar sizin!.. Hoşça ve esenlikler içinde kalmanız dileğiyle.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.