Son Dakika

• No Posts Found

“YAZMAK DUYGU VE DÜŞÜNCELERİN FOTOĞRAFINI ÇEKMEKTİR”

Bıldırki: Sözün gerçek fotoğrafı yazıdır. Bu fotoğrafların sayesinde biz ister geçmişte ister geleceğe ait olsun bütün duygu ve düşüncelerimizi sonsuzluğa uzanan zaman tünellerinden geçirerek gelecek kuşaklara geçirebiliriz

Yaşar Çağbayır Bey’in tespitlerine göre 8 bin yıl önce kullanılan bir Türkçe var. Gerçek Türkçe var.  Şöyle bir düşünün İngilizce 8 bin yıl önce neredeydi. Ama nedense o günkü fotoğrafçılarımız, yazarlarımız ortaya çıkmamış. Çıkmadıkları içinde Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmuşuz.

İsmail ERAVCI

Söke Anadolu Lisesi’nde devam eden Yazarlar Okulları  ile Buluşuyor etkinliğinin dünkü konuşmacısı yazar- şair Oyhan Hasan Bıldırki oldu. Oyhan Hasan Bıldırki yazmanın önemi üzerinde dururken kitaplarından pasajlar okumayı da ihmal etmedi. Bıldırki Yaşar Çağbayır’ın tespitlerine göre Türkçe’nin 8 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, yazmanın duygu ve düşüncelerin fotoğrafını çekmek olduğunu söyledi ve öğrencilerden yazmalarını istedi.

“Biz konuştukça bazıları şeker lokum sözler, kendisini dinlemeye bayılıyoruz derler. Fakat konuşma bitince başa döneriz” diyen Yazar Şair Oyhan Hasan Bıldırki “Neyin ne kadar anlaşıldığını denemeye kalksanız dinleyicilerinizden pek çoklarının sizden köşe bucak kaçtıklarını, pusup sustuklarını göreceksiniz. Söz daha çok şiire yatkın. Bu yüzden hemen hepimiz birkaç mısralık da olsa sevdiğimiz şarkı ve özdeyişleri aklımızda tutabiliriz” dedi.

Bıldırki sunumunda “Kendi adıma ben konuşmaktansa yazmayı daha çok seviyorum. Yazmak duygu ve düşüncelerimizin fotoğrafını çekmektir. Bir çoklarınızın söz gelimi el altında tuttuğu 2-3 kitabı yokken sayısı oldukça kabarık olan fotoğraf albümlerimiz vardır. Biriktirdiğiniz bu fotoğraflar bazı şeyleri kanıtlar gibi tutum içindesiniz. Yazıda böyle. Sözün gerçek fotoğrafı yazıdır. Bu fotoğrafların sayesinde biz ister geçmişte ister geleceğe ait olsun bütün duygu ve düşüncelerimizi sonsuzluğa uzanan zaman tünellerinden geçirerek gelecek kuşaklara geçirebiliriz”dedi.

Adı ne olursa olsun herhangi bir şeyi derleyip toparlamadan geleceğe miras olarak bırakabilmenin mümkün olmadığını söyleyen Bıldırki “Sözün tapusu yazı, fotoğrafsız daha doğru bir söyleyişle de yazıya dayanamayan uygarlık saman alevleri gibi gelip geçicidir. Yaşar Çağbayır beyin tespitlerine göre 8 bin yıl önce kullanılan bir Türkçe var. Gerçek Türkçe var. Şöyle bir düşünün İngilizce 8 bin yıl önce neredeydi. Ama nedense o günkü fotoğrafçılarımız, yazarlarımız ortaya çıkmamış. Çıkmadıkları içinde Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmuşuz.

Yazmak kendimizi anlatmaktır. Eğer söze boyun eğdirmek istiyorsanız mutlaka yazın. Yoksa söz uçup gidiyor. Sözü tutmak için yazmak gerekli. Yazmazsak olmaz diyorum. Her şeyi yazın. Yazmak için merak gerekli. Okudukça dünyamızı genişletiriz. Ben Türküm diyorum, onlar ırkçı mısın diyorlar. Türk olmakla ırkçılığın ne alakası var. Basit adam okumayla ilgisini kesen insandır, cahil adam değildir.

Ben okumak ve yazmak yanlısıyım. Biz dünyanın en büyük milletiyiz. Okumadığımız için gerideyiz. Okumak aynaya bakmaktır” dedi.

Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu, ilçemizde kültüre, sanata, edebiyata yoğun bir ilginin olduğunu belirterek “İlçemizde çok sayıda yazar ve şair var. Söke Anadolu Lisesi Müdürlüğümüz tarafından edebiyat sohbetleri adı altında başlatılan ama esasen yazarlar okullarıyla buluşuyor projesinin bir parçası. Bu haftaki bütün yazarların katılıp Yaşar Çağbayır’ın sunum yaptığı toplantıya bende katılmıştım. Her gün bir yazar ya da şair orada öğrencilere sunum yapıyor. Öğrencilerden ciddi bir talep aldığını görüyorum. Çocuklarımızın daha başarılı olabilmeleri için sadece test çözmeleri yetmiyor. Daha çok okumaları, daha çok kelime kullanmaları gerekiyor. Kendilerine yazılı ve görsel ifade etmeleri gerekiyor. Şair ve yazarlarımızla buluştukça öğrencilerimizin de bu konudaki arzularının depreşeceğini ümit ediyorum. Yeni şair ve yazarların çıkacağını ümit ediyoruz. Ben bu programlara katıldıkça tanıştığım gençler ve öğrenciler çok hevesliler, çok arzulular. Bir başka lisemizde bizim ortaokulda uyguladığımız çocuk yazarlar gibi bir faaliyet yürütüldü. Onların derlediği 100’e yakın hikayeyi bir kitap haline getirip halkımızın ilgisine sunacaklar. Çok güzel faaliyetler oluyor” dedi.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.