Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ – ANLAMAYAN VE ANLAYAMAYANLAR

MUSTAFA ULUÇAY

Aziz sohbetdaşlarım, birkaç gün önceden niyet etmiştik bugün Cuma namazına Güllebahçe’ye gitmiye. Bu nedenle, Kaptan şoförümüz saat 12’de telefon etti, arkadaşları alıp geliyorum, saat yarımda oradayım, hazırlan dedi. Bende abdestimi alıp hazırlandım ve kulağım seste beklerken, kapının zili çaldı. Kapıyı açtım Cengiz Hoca, hadi geldik dedi ve hoş-beşten sonra Güllübahçe canibine yola revan olduk. Yenidoğan çıkışından itibaren, dağın dibinden yeşillikleri seyrederek ilerliyoruz. Sağımızda dağın yamacı zeytin ağaçları ile kaplı, bazı alanlarında öbek öbek papatyalar göze çarpıyor, kutu gibi de tek tük bahçe evleri var, çatısına çekilmiş Ay-Yıldızlı Bayrağımız dalgalanıyor. Sol tarafımızda tahliye kanalı içinden su akıyor ve çevresinde yeşillikler, boy atmaya çalışan kenker, ebegümeci ve birçok ot çeşitleri. Bütün bunların seyri temaşasıyla ilerliyoruz ve çam ağaçlarının gölgesi ve kokusuyla Güllübahçe Merkezi Camiinin yanına geldik. Caddenin sağ kenarına arabamızı park edip hemen yanındaki kahveye geçip oturduk ve birer çay içtikten sonra da camiye girdik. Camide 20-25 kişi kadar bir cemaat vardı ve merkezden gelen vaazı dinliyorlardı. Biz de arka tarafta kanepede namaz kılanların yanına yer bulup oturduk. Kanepede oturanlar hepsi tanıdık, akranım da diyebilirim. Hepsiyle selâmlaştım. Çünkü Güllübahçe benim doğduğum yer, çocukluğumun ve gençliğimin çoğu burada geçti. Caminin içini göz gezdirip daha başka tanıdıkları aradım. Bu arada, vaaz eden kardeşimin konuşmalarına da kulak veriyorum. Vaazın konusunu tam kestirememekle beraber hayır yapmak ve yardımlaşmak cümlelerinin ağır bastığını gördüm. Birer-ikişer camiye gelenler de oluyor ve ezan vakti de haliyle yaklaşıyor. Cemaate dikkat ettim gençleri daha çok gördüm, ama sanırım Güllübahçeli değiller, gerçi Güllübahçe’nin gençlerini de tanıyamıyorum, çünkü daha önce ifade ettiğim gibi çok uzun bir zaman oldu Güllübahçe’den ayrılalı. Neyse, vaiz son konuşmalarında hitabetini iyice hayır-hasenat ve yardımlaşma üzerine yoğunlaştırdı. Yukarıdan, Diyanetten gelen bir talimatla namazdan sonra sergi usulü para toplanıp onarılması gereken camiler olup onlara harcanacağını söyledi. Bu dini bir görev, Tevbe suresi 18. Ayette Mescitleri yani camileri kimlerin onarıp tamir edecekleri, bakım ve ihtiyaçlarını giderecekleri açıkça ifade ediliyor. Onun için bu konuda müslümanlar duyarlı olmak zorundadırlar çünkü bu görev onlara düşüyor. Müslüman Türk milleti olarak bu konuda duyarllığımıza diyecek yoktur. Camileri görüyoruz pırıl pırıl . Evet, dış ezan okundu nafile namazımızı kıldık, Müezzinde iç ezanını okudu. Artık görev İmam Hatipte, hutbesine başladı. Camide üç saflık bir cemaat oluştu, yani elli-atmış  kişi dolayında. İmam Hatip Efendi’nin hutbesi bu Cuma enteresandı. Kur’an’dan ve Hadisten bahsetti, ama birilerine sataşarak ve suçlayarak. Mesela, Kur’an-ın okunması ibadettir dedi, Lakin uygulanıp yaşanmasının da ibadet olduğunu söylemedi. Hz. Peygamberin Hadislerini inkar edenlerden bahsetti, onlara fırsat verilmemesini tavsiye etti, sapıklar olduğunu söyledi. Hz. Peygamber adına rivayet edilip tedvin edilen Hadis külliyatı kitaplarının içindeki hadislerin hiçbiri hakkında ileri-geri konuşmanın doğru olmadığını söyledi. Hz. Peygamberin ümmetine iki şey bıraktığını, birisi Kur’an-ı Kerim, diğerininde Sünneti olduğu ve Hadislerin hepsinin sahih olduğunu, kim aksini söylerse haindir dedi ve daha pekçok suçlayıcı seylerden bahsedip Hutbesini sonlandırdı. Dolayısıyla çok ağır cümleler kullandı, ancak bunları ıspatlayıcı hiçbir delil ve kanıttan bahsetmedi. Bunları kimlerin ve nasıl yaptığını ve dinin hangi hükümlerini yıprattığını söylemedi. Yani, nesnetsiz ifadelerle bezenmiş bir hutbe okudu, Hutbeyi ibadet inancıyla dinleyen bir mümin olarak ben ve bazı arkadaşlar bu durumdan rahatsız olduk ve üzüldük. Ne yazık ki, bu cuma intibalarımız da böyle, Allah hakkımızda hayırlısını versin. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız Aziz sohbetdaşlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.