Son Dakika

• No Posts Found

NÜTTEDAN – PEYGAMBERE İMAN DİNİN ŞARTIDIR

Sevgili dostlar, müslümanlar olarak hepimiz biliyoruz ki, bir imtihan dünyasında yaşıyoruz. İnsanı dünyaya Halife yapan Yüce Rabbimiz, ona bir yaşam sistemi verdi ve o sistemle insanı imtihan ediyor. O sistem dindir ve adı İslam’dır, insanlıkla başladı, insanlıkla devam ediyor ve insanlıkla son bulacaktır. Mevlâmız o sistemin yasalarını, insanların içinden seçtiği birine Vahyetti, insanda aldığı o vahyi kendisi gibi insanlara bildirdi. Uygulanmasını da o seçkin kişi başta rol model olarak diğer insanlarla birlikte uygulayıp yaşadılar. Rabbimiz o kişiye Resulüm dedi ona ve kendisine itaat edilmesini emretti. Yani, gerçek manasıyla peygambersiz din olmaz. Ben dini kabul ederim, ama peygamberi kabul etmem veya ben Allah’a inanır, kabul eder, ama Peygambere inanmam ve kabul etmem diyenler bir sapıklık içindedirler. Dinsiz ve peygambersiz Allah inancını doğru ve sağlam bir zemine oturtmak mümkün değil. Şirkten ve küfürden arındırılamaz ve arındıramazsınız. Allah’ı inkar, kâinatı inkâr etmek gibi imkansız olduğu için, herkes Allah’a inanıyor, ama sıfatlarında ve doğru tanınmasında yanılıyor. İşte buda insanı şirke sokuyor, Allah’a eş ve ortaklar koşturuyor. Onun için peygambere ihtiyaç var, Allah’a doğru inanmak ve doğru dini yaşamak için. Çünkü, Yüce Allah kendisini doğru tanıtıcı bilgileri peygambere vahyederek bildirmiş ve bu doğru bilgilerle doğru dini de peygambere vahyetmiştir. İşte bütün bunlardan ötürü peygambersiz olmaz ve Allah’a da doğru bir inanç sağlanamaz. Bu iddialarda bulunanlar da aldanmıştır veya aldatılmışlardır. Aziz dostlar, zamanımızda deis, ateis veya daha başka din karşıtı olduklarını söyleyenler, farklı isimler altında geçmişte de vardı ve gelecekte de olacaklardır. Baş tarafta dediğimiz gibi bir imtihan dünyasında yaşıyoruz. Onun için, bu yanlış ve sapık inançta olmak yeni çıkan bir akım değil. Bunlar hep olmuş, yine olacak ve bu oluşumlar Kıyamete kadar da devam edecektir. Müslümanlarda bunların içinde sınavını sürdürecektir. Şaşmaya, acaip karşılamaya, hayret edip feveran etmeye gerek yok. Haliyle zamana göre bu yanlış inançta olanların, inançlarını savundukları maddi-manevi argümanları farklı olabilir, bunlara dikkat etmek ve yanılıp onlara inanmamak gerekir. Yoksa, dikensiz gül bahçesi olmaz. Ücretsiz ve emeksiz Cennet yok. Yaşadığımız İslâm Dini Sistemi içinde devam eden sınavda birçok sıkıntılar olacak ve bir takım badireler atlatılacak, belki sınav kaybedilecek veya bütün o güçlükler başarıyla aşılarak kazanılacaktır.Yüce Allah Vahyi ilâhisi olan Kur’an-ı Keriminde, iman edenlere “Siz böyle iman ettik demenizle kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz. Sizden öncekilerin başlarına gelenler sizinde bir şekliyle başınıza gelmeyeceğini mi sanırsınız?” diyor. Yani, çeşitli şekillerde, bollukta-darlıkta, savaşta ve barışta imtihan sınav devam edecek, sınavsız hiç bir iş ve olay olmayacaktır. Bunu böyle bilip, böyle inanmak gerek. Değerli dostlar, insan, din, sınav ve sonuçla yükümlü bir yaratıktır. Bunlarıda insan en iyi, en doğru ve en güzel bir şekilde peygamberine gelen Allah kelamından öğrenir. Bu nedenle, Peygamberi kabul etmeyen bunları öğrenemez. Her mü’min imanın beş şartıyla yükümlüdür. O şartlar sırasıyla Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere ve ahiret gününe iman etmekir. Bu noktada önemli bir husus var, Peygamberler Allah’ın elçileri olup, Allah’tan aldıkları ilâhi kelamları insanlara bildirirler. Bu konuda Peygamber her ilâhi kelam (Ayet ve sureler) için mutlaka bir şey söylemiştir inancı ve iddiası ile her ayete bir Hadis eklemek ve Hz. Peygamber de böyle buyurmuştur demek yanlış bir şeydir. Böyle davrananları tenkit edenleri, Peygamberi dışlıyor diye bir saçmalığa düşmemek lâzım. Bak, Hadisleri inkâr ediyor, bu kişi sünnete karşıdır demek büyük bir bühtandır. Bir ikinci husus, Hz. Peygambere dayandırılan hadislerin hiç birini Hz. Peygamber kaydettirmemiştir. Gelen hadislerin hepsi rivayet, nakil, dudaktan kulağa intikal eden tevatürlerdir. Elbette Peygamber konuşmuştur, ama birbuçuk milyon tutarında da konuşmamıştır. Bu Hadislerin içinde uydurma, yanlış olanlar olduğu gibi, Hadislere ravilerin sözlerinin karışmış olması da muhtemeldir. Bu nedenle Hadislerin sıhhati Kur’an-la tescillenmesi gerekmektedir. Bu usule karşı gelenlerin niyet ve düşüncelerinden şüphelenmek doğaldır. Onun için kaş yapayım derken göz çıkarmamağa dikkat etmek lâzım. Bu duygu, düşünce ve inançla, hoşça ve dostça kalınız aziz kadeşlerim.
LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.