Son Dakika

• No Posts Found

cuma sohbeti – AĞAÇLI MAHALLESİNE CUMA ZİYARETİ

Aziz sohbetdaşlarım, bu Cuma namazına da üç arkadaşla İlçemizin hareketli, turistik, güzel ve şirin Mahallesi Ağaçlı’ya gidiyoruz. İlçemiz Söke’nin Kemalpaşa mahallesi SİT alanındaki onarılmış ve gereken ilgiyi görememiş evlerin sokağından geçerek Söke-Kuşadası yoluna çıktık ve az ilerledikten sonra, dört yol (siz buna beş yolda diyebilsiniz) kavşağında Ağaçlı istikametine döndük. Her iki tarafı yeşillikler içinde olan bu yola, Sayın M. Beliğ Azbazdar’ın Söke Belediye Başkanlığı döneminde önemli katkısı olmuştu. Yani yolun bu hâle gelmesinde hizmeti vardır. O dönemi düşünerek Ağaçlı’ya geldik, mahallenin sevilen şahsiyetlerinden olan “Komando Mustafa” ile kaşılaşıp kahveye oturup, çay, hal-hatır ve kısa bir sohbet yaptıktan sonra camiye gittik. Caminin avlusu, çevrenin yeşilliği ile denizin maviliğinin buluştuğu manzarayı ayağının altına getiren bir seyir mekanı. Aşağıya doğru bu şahane tabiat manzarasını Ağaçlı’nın birçok yerinden temaşa edebilisiniz. İşte o seyrangâhı ilâhi’ye hoş bir nazar edip, ruha verdiği inşirah ile camiye girdik. Cami kutu gibi, ufacık ve çok süslü her tarafı çini ile kaplanmış. Neyse, içerde kendimize bir yer bulup oturduk. Merkezden biri vaaz ediyor, sanırım çevre ilçelerden yardım toplamak için gelmiş, vaazı bu durumu andırıyor. Ama, işinin ehli güzel konuşuyor. Bu arada cami de doldu ve cemaatin gençlerden oluşması hoşumuza gitti. Bu güzel ve sevindirici bir durum, çünkü çok yerde bunu göremiyoruz.
Vaaz eden kardeşimizin konuşmasındaki ana tema bana önemli bir noktayı çağrıştırdı. Camilerde yapılan vaaz ve nasihatler, okunan hutbeler hemen hemen hepsi genelde ahirete, öbür dünyaya yönelik diyebiliriz. Yani, odak nokta ahiret. Bu dünya tali bir mesele, esasta yeri pek yok, herşey ahirete yönelik ve birde Cehnnem korkusu destekli oluyor. Mesela, cami ve Kur’an Kursu için para isteniyor, öbür dünyada, ahirette olacak faydasından söz ediliyor ve Cennetle taltif edileceği ifade ediliyor. Hayır hasenat yapanlar bu dünyada sanki faydasını görmüyor, görmeyecek ve yaptığı hayrın sevabı var, ama karşılığı ahirette. Oysa bu yapılan kurum ve kuruluşlar bu dünyaya da hitap ediyor. Sosyal hayatın çeşitli alanlarına katkısı, faydası var ve geleceğe olan önemli yatırımlardır. Çünkü hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerim, ayni zamanda dünya yaşamımızın tümünü kuşatan bir kılavuzdur. Bu nedenle, İmam Hatip lisesine hayır ve yardım yaptığın gibi, Fen Lisesine de ayni duygu ve düşünceyle yardım yapabilisiniz. Dinimiz her ikisine de eşit noktada bakar. Çünkü bu dünyasını mamur edemeyen, öbür dünyasını da mamur edemez. Cennet, ikisinin dengesinde Allah’ın rızasını kazanmaktır. Yüce Allah işlediğimiz her şeyin meticesinin terazi kefelerini eşitlememizi istiyor. İslam âlemi olarak bunun eksikliğini görmekte ve yaşamaktayız. Bu açıdan yapılan vaaz ve hutbeler eksik oluyor görüşündeyim. İmam Hatibin okuduğu hutbeye gelince, yıllardır tekrar edilen klasik ifade ve yorumlarla yapıldığından, zamanın sorun ve problemlerine çare olmuyor. Etkili ve yararlı olması için mutlaka güncelleme yapılması gerekir. Esasında her İl Müftülüğü kendi yöresi çerçevesinde duruma göre hutbeler hazırlamalı ve çevrenin sorunlarına çare, problemlerine çözüm sunmalıdır. Çünkü, bütün ülkenin her yerinde hayat standart olarak devam etmiyor, hutbelerde tek tip olsun, böyle tek düze bir yaşam yoktur. Her mahallin kendine özgü sorunları vardır, ayrıca yöreye göre olağanüstü bazı gelişmelerde olabilir. Mesela, bugün cumada okunan hutbe “Komşuluk” üzerine idi. Güzel ve gerekli bir konu, ama her il, ilçe, mahalle ve köyde ayni ifadeleri içeren bir hutbe okunması doğru olur mu? Örneğin, komşuluk köyde ayrı, şehirde apartmanda ayrı bir özellik içerir. Hatta, bazı şehirlerde, mahalleden-mahalleye ve semtten semte yaşam farklılıkları vardır. Bunu sadece ekonomik açıdan ele alıp değerlendirmeyelim. Komşuluğun ev, apartman, işyeri, tarla, bağ-bahçe yönleri vardır. Yani bu özellikler dikkate alınıpta hutbeler hazırlanmalıdır. Sonra, komşuluk şimdi 1400 sene önceki gibi değil, bir asır öncesinden bu tarafa bile bir çok şey değişti. Onun için, bu değişimlere yönelik güncelleme yapılması gerekiyor diye düşünüyoruz.
Evet, bu düşüncelerle camiden çıktık ve yeni seçilen Ağaçlı Mahallesi Muhtarını tebrik ettik ve çalışmalarında başarılar diledik. Dediler ki, Söke eski Belediye Başkanı Sayın Süleyman Toyran’ın Mahallemiz Ağaçlı’ya çok güzel bir hizmeti var, gelin onuda görün. Gittik, “Kültür Evi” adı altında eski harabe bir okul yerine çok güzel bir bina yaptırmış, içini eskiye ait bir takım eşyalarla bezemiş ve bir müze gibi donatmış. Mesela, eskiden o okulda okumuş öğrencilerin, o zamanki öğrenci kıyafetleriyle çekilmiş resimlerini ve sıraların üzerinde öğrencilere ait kalem, defter, silgi gibi öğrenci malzemelerini bir odada sergilemiş. Diğer odada da Mahalle ve çevreye ait eşyalar ve bilgi veren panolar ve Kadı Kalesi ile deniz arasında olan bir tren yolu ve lokomatifi maketi yapılmış, tarihi bir gerçeği hatırlatmak için. Kapının girişine halen hayatta olan Ağaçlı’nın en yaşlısının resmi konulmuş. Yani mekana, tarihi bir canlandırmayı, tarihi bir şahsiyet temsil ediyor anlamını vermişler, oda güzel olmuş. Bu kültür evinin çevresi de güzel dizayn edilmiş, denize nazır bir konumu var, yazın çayı yudumlarken güzel bir kafa dinlendirme yeri olarak değerlendirilebilir. Ağaçlı mahalleliler haklı olarak Sayın Toyran’a müteşekkirler. Şimdi, Söke yeni Belediye Başkanı’ndan da buraya bir görevli istiyorlar. Korunması ve sağlıklı bir şekilde yaşatılması için. Evet, aziz sohbetdaşlarım bu cuma intiba ve sohbetimizde burada noktalanıyor. Hepinize esenlikler dileğiyle, hoşça kalınızı temenni ediyoruz.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.