Son Dakika

• No Posts Found

NÜKTEDAN – DİNİ HAYAT DÜNYA VE AHİRET ODAKLIDIR

Sevgili dostlar, yaratılışımızın anlam ve amacı hakkında gerektiği gibi bilgi sahibi olmadığımızdan, yaşamımızı değerlendirmekte yanlışlar yapıyoruz. Bu yanlışlarda bize yaşam boyu sıkıntılar veriyor. Bunun sebebi de hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerimi doğru anlayamamak ve doğru idrak edip yorumlayamamaktan kaynaklanmaktadır. Hz. Muhammed Aleyhisselamın bu konudaki rol-modelliğini de doğru tespit edemiyoruz. O zaman kendimize sormalıyız, Kur’an deyince ne anlıyoruz ve din deyince ne anlıyoruz? Kur’an deyince aklımıza ne geliyor, din deyince aklımıza ne geliyor? Çünkü, yaşamımız o anlayışımıza yönelik, aklımıza gelenle ilişkili ve irtibatlıdır. Neticede, yaşamımıza bakacağız, hâl, hareket, davranış, iş, eylem ve ibadetler Kur’an’la veya dinimizle bir uyum içerisinde mi? Yoksa, sadece ibadetlerimizi mi Kur’an’la ilişkilendiriyor, diğerlerinde böyle bir ilişki ve sorumluluk duymuyormuyuz? Kimseyi ve kendimizi kandırmaya kalkmadan hakça ve dürüstçe itiraf edelim ki, ibadetlerimizin dışında yapıp, ettiklerimiz, düşüncemizden en basit davranışımıza kadar yaşamımızı, Kur’an’la yani dinimizle ilişkilendirmiyoruz ve bunlardan sorumlulukta duymuyoruz. Oysa, Kur’an-a veya dinimize göre her hâl ve hareketimizin ne olursa-olsun hepsi Allah’a karşı sorumluluk içerir. Daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim. Mesela, namaz kılıyorsunuz bir yerinde hata yaptınız, örneğin Fatiha’dan sonra bir kısa sure veya bir-iki ayet okuyacaktınız unuttunuz, ne yaparsınız? Namazın sonunda sehiv secdesi. Daha başka türlü hatalarda yaparsanız, onlarında kendine göre bir telâfisi vardır, onları yaparsınız.

Aziz dostlar, evde aile fertlerine, sokakta herhangi bir vatandaşa, dostuna ve komşuna yaptığın hataların da bir telafisi vardır. En başta bir özür dilersiniz, malına, canına, itibar ve şerefine zarar verdiyseniz onuda telafi edersiniz. Bunlarda onların sehiv secdeleridir. Namazda nasıl bir duygu ile Allah’a yanılma secdesi yapıyorsanız, insanlara karşıda yaptığınız yanlışın karşılığı olarak onlarada insanca bir saygı ve tazimde bulunacaksınız. Bunların her ikisi de Allah’ın Kur’an da veya İslam da emridir. Bu tutum ve davranışınızı alış-verişinizden her şeyinize şamil kılmanız, Allah’a sorumluluk anlayışınız olmalıdır. Sosyal hayatınızda hiçbir zaman tek taraflı davranmaya, kendi çıkar ve menfaatlerinizi esas alıp, diğer tarafa gereken değeri ve hakkı vermemezlik yapamazsınız. Çünkü, din size sadece camide veya namaz kılarken lazım değil, her zaman her işte ve her davranışta lazımdır. Bunu, aklınıza, iradenize, kalbinize, vicdanınıza ve bilincinize yerleştirecek, her an yaşamınızı denetlemekte hazır tutacaksınız. Çünkü, din sadece ibadetlere yönelik sorumluluk ve tatbikat unsuru bir görev değil, hayatın bütününü kapsayan bir yaşam biçimidir. İbadetler bu bütünlüğe farklı uygulanış şekilleriyle kötülüğün zarar vermesini önleyen ve iyiliğe yönelten bir sorgulayıcıdır. Mesela, kıldığım namazlar benden hangi kötülüğü uzaklaştırdı ve hangi iyiliği yapmamı gerçekleştirdi diye bakacaksınız

Değerli dostlar, bizlere Kur’an adına, din adına konuşan, vaaz eden, hutbe okuyan ve nasihatler yapanlar, yukarıda ifade etmeye çalıştığım çerçeve içinde bu görevlerini yapmalılar. Konuşmalarına önce bu dünya hayatımızda yaşamımızı ele alıp başlamalılar. İlk etap bu dünya olmalı, kişisel ve sosyal hayatta izlediğimiz yol, doğruları ve yanlışlarıyla ele alınıp konu bu çerçevede muhasebe edilmelidir. Ahiret bundan sonra devreye girmeli ve dünya hayatı hesap gününe yönelik odaklanmalıdır. Din günü diye de ifade edilen o hesap verme günü, sınav sonuçlarının açıklanacağı ve Allah’a kulluk sınıfında başarılı olup-olmadığının belgeleri akla getirilmelidir. Hani Kur’an da kitapları sağdan, soldan ve arkadan verileceği bildirilen Hesap Günü hatırlatılmalıdır. Bundan sonra sevkiyat Cennet veya Cehennem olacağının belgeleri her kişinin bizzat eline verileceğinin bilinmesi olmalıdır. Din adına konuşanların bu noktaya en son değinmesi ve konuşmasını da burada sonlandırması gerekmektedir. Yani, Kur’an’dan konuşan Kur’an-la konuşmalıdır. Yaşadığı bu dünya ile konuşmasına başlamalı, uyarılar yapılmalı, örnekler verilmeli, görevler bildirilmeli, sorumluluklara dikkat çekilmeli ve müjdeler verilerek dünya etabı tamamlandıktan sonra ahirete yönelik sonuçlara geçilmelidir. Yani, sırat köprüsünü Cehennemin üzerine değil dünya yaşamının üzerine kurulduğunu ve üzerinden bu dünyada geçileceğini insanlara anlatılmalıdır. Bir başka konuda buluşmak niyeti ve ümidiyle hoşça ve dostça kalınız. Sevgili, aziz ve değerli kardeşlerim. LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.