Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ: TEMELSİZ TEFERRUATLAR

Aziz sohbetdaşlarım, Cuma namazına mahallemizin camiine gitmeye karar verdim. Evet mahallemiz Çeltikçi, İlçemiz Söke’nin nüfusu en kalabalık mahallesiydi. Ancak bu seçimler dolayısıyla öğrendik ki, Yenicami Mahallesi bizi nüfusta geçmiş. Neyse, konumuz bu değil, mahallemizin üç camii var, biri bir asırı geçkin tarihe sahip, diğer ikisi yeni sayılır, ben o yeni sayılan 30 yıllık mazisi olan Hacı Sivaslı camiine cumaya gittim. Zaten genellikle bana yakın olduğu için tek başıma kaldığımda hep bu camiye gidiyorum. Rahatsızlığımdan dolayı buraya bile şehiriçi dolmuşuyla gitmek zorunda kalıyorum. Bu gün de öyle yaptım, caminin yakınına kadar dolmuşla gittim, elli metrelik bir yoluda yürüdüm. Camiye vardığımda avluda bir vatandaş abdest almaya hazırlanıyordu, ona selam verdim. Cami içine giriş kapısının yanına konulan bir bank’a oturdum, biraz soluklanmak için. Bu arada benim gibi yaşlılar birer birer geliyor ve içeri giriyorlar. Çünkü geç kalınca içeride tabure bulunmayabilir. O nedenle gelen yaşlılar erken camiye giriyorlar. Ben de fazla gecikmeden içeri girmek zorundayım. İçerden kısık bir ses geliyor, merkezden naklen gelen vaizin sesi olsa gerek. Bu arada vakit de ilerliyor, namaza 15 dakika var, bende içeri girdim. Taburelerin çoğunu kaldırmışlar, cemaat mahallinin en sonu duvarın dibine boydan boya oturmalık bir yer yapmışlar. Bende sağ tarafta bir yer bulup oturdum, camide 20 kişi kadar var, çoğu yaşlı. Tabi birer birer gelenlerde oluyor ve ezanla cami doldu.

Oturduktan sonra vaaza kulak verdim, vaaz edenin kim olduğunu bilemedim, sanırım yeni vaiz ve yahut da misafir biri idi. Konuşmasına odaklandım İnfaktan, Zekattan, hayır hasenattan bahsediyor. Ama, her zaman değindiğim gibi bir plan ve program çerçevesinde değil. Tabi, her zaman olduğu gibide ortaya konuşuyor, hani alan alır almayan almaz, ben söyleyeyim de! Mesela, İnfak, Zekat, Hayır, Hasenat, salihat ve Karzı-hasen dedi ve bunlarla ilgili konuştu. Bunların bütününü ihtiva eden İslam Ekonomisidir ve hepsi bir sistemi ifade eder anlamında bir cümle bile kurmadı. Oysa bu o konuştukları İslam Ekonomisinin temel kurallarıdır, hepsinin ayrı ayı bir anlamı ve amacı vardır. Ama o bunlara değinmedi ve düz bir mantıkla geçiştirdi. Toplumda bunların uygulanış şekillerinden söz etmedi. Aslında bunları cemaatıyla toplumla ilişkilendirmek, zamanın şartlarıyla bağ kurup konuyu güncellemesi gerekiyordu. Yapmadı: Hitap ettiği toplumu bu sorumluluklara çekip, herkesin üzerine ne görev düşüyor payını alma bilincinin uyarısını yapmalıydı. Ama, konuşmacı ifade ettiğim gibi o kavramları anlamlarından yoksun sadece yuvarladı. Belli ki, konuşan bu konuda zikrettiğimiz hususlar çerçevesinde bilinçlenmemiş ve dolayısıyla ciddi bir hazırlıkta yapılmamış. Çünkü, o kavramlarla ilgili ayetlerlerden bahsetmedi ve Peygamberimizin de bu konuya yönelik pratik yaşamından örnekler vermedi ve klasik vaaz stilini sürdürdü. İmam Hatip efendi de Hutbesinde ayni minval üzere bir yol izledi. Hutbesinde bir ayet bir hadis okudu, iman nedirle başlayıp, imanın inanmak olduğunu söyledi ve şartlarını saydı. Sonrada imanda senbol isimler olan peygamberlerden kısa-kısa yaşam örnekleri verdi ve hutbenin başlangıcında Arapça okuduğu ayetin mealini verip hutbeyi sonlandırdı. İman nedir, insanda nasıl bir özellik oluşturur, anlamı ve amacı nasıl ve ne şekilde tanımlanır söylemedi. Yani, hutbeyi konusuyla ilgili temellendirmedi, cemaatte ayni vaazı dinlediği gibi hutbeyi dinledi. Ama, son zaman çok enteresan bir şey oldu, İmam Hatip efendi, zaman zaman namaz sonu toplanan paralarla ilgili kısa bir komuşma daha yaptı. Bu konuşmanın son bölümünde caminin ihtiyaçları için para toplanacağını, ödenemeyen ceryan parası meblâğını söylerken cemaatin % 99’u yüzünü imama çevirdi ve pür dikkat dinledi. Bu durumu görünce, güncellemenin nasıl insanların ilgi alanını harekete geçirdiğine tanık oldum. Yani yapılan vaazlarla ve okunan hutbelerle konuyu güncellediğin zaman, yani cemaatin ilgi alanına ciddi manada soktuğun anda yaptığı uyarının veya verdiğin bilginin nasıl etkin olduğu hemen belli oldu. İşte bu nedenle, bu gerçek artık yaşamımıza aktif olarak girmeli, konular temelsiz ve güncelsiz anlatımamalı düşüncesindeyim. İnancıma göre diyorum ki, temelsiz teferruatlar, ortalığa saçılmış hırdavatlar gibidir. Sözümüz, özümüze dokunsun, yaptığımız uyarı kulağımızı çeksin, verdiğimiz bilgi de aklımızı harekete geçirsin. Âletlerin bile akıllısını talep ederken, kendi aklımızı kiraya vermeyelim. Çümkü, o âlete aklı veren de, akıl sahibi birisidir. Evet, bu cuma intibalarımız da böyle, umarım yararlanmaya matuf olur. En derin saygı ve sevgilerimle, hoşça kalınız aziz sohbetdaşlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.